şükela:  tümü | bugün
  • kuruluşunda 500 tl maliyet gerektiren başlangıç seviyesi ticari oluşumdur.

    53.000 tl ve uzeri gelir elde ettiğinizde %35 gelir vergisi ödenir.

    devlete bosuna "baba" denmiyor.

    hepmi kız tarafı olunur be kardeşim.
  • kurmak istediğinizde türkiye'de müteşebbisliğin neden gelişemediğini görmenizi sağlar. kıçıkırık bir şahıs işletmesi kuracaksın; yok muhtarlığa git, yok notere git, oradan muhasebeciye git, oradan ticaret odasına git, muvafakatname al, onu bastır, bunu onaylat, onun gelmesini bekle, o olmadı bilmemneyi bir daha al, onu ver, vergi memurunu bekle, onay bekle, damga bilmemnesi öde, stopaj, arbitraj, kelaj.

    e-devlet şifresiyle tek tuşta halledilebilecek işlem olması gerekirken devlet resmen "uğraşma bu işlerle, herkes memur olsun" diyor.
  • şahıs firmasının eşanlamlısı değildir, olmamalıdır.

    adı üstünde "şirket"tir; şeriklerle yani ortaklarla oluşur.

    bir oluşumun tek sahibi varsa ona ortak/şerik denmeyeceği gibi o oluşuma da ortaklık/şirket denmez. ona göre...
  • nasıl kurulur, neler yapılır, şurada çok güzel açıklanmış:

    şahıs şirketi
  • küçük çaplı ticaret yapan ortak gerektirmeyen işler için idealdir fakat ticaret hacmi artmaya başlarsa gelir vergisi oranı %35'e kadar çıkar bu durumda sadece vergi için çalışıyor gibi bir durum olur. esnafların bu şirket türünü tutma sebebi herşeyi gidere yazıp ayda 5 fatura kesip nakit ticaret yapmalarındandır, yani gelir düşük olduğu için düşük vergi dilimine girer, muhasebe defteri için 150-200 lira dışında ciddi bir masrafı olmaz.

    şahıs firması kurdunuz işler açıldı, gider gösterecek bir kalem yok o zaman a.ş ya da ltd dönme zamanı gelmiş demektir. sabit vergi oranıyla en azından ne ödeyeceğinizi bilirsiniz. bu tür şirketleri kapatmak daha sorunlu olması sebebiyle önünü net göremeyen kişiler şahıs firmasıyla işe girip sonrasında yol haritasını çizmelidir.
  • mart ayında kurduğum şirket türüdür. aslında şahıs şirketi diye bir kavram yok. kişi kendi kazandığı serbest meslek/ücret gelirlerini beyan etmesi gerekiyor ise, gidiyor kendi adına vergi mükellefi oluyor, yani şahıs şirketi yerine şahıs mükellefiyeti demek daha doğru olur gibi duruyor. kurulum sürecini, vergileri ve vergi indirimlerini bildiğim kadarıyla aktarmaya çalışacağım. lütfen yazdığım şeyleri mutlak doğru olarak kabul etmeyin içerisinde yanlış şeyler de olabilir. şu ana kadar yaşadığım tecrübeleri aktaracağım. doğru usülü muhasebeciniz size söyleyecektir.

    öncelikle şunu belirtmeliyim ki sgk'lı olarak bir şirkette çalışırken de kendi mükellefiyetinizi açtırabilirsiniz bunun önünde engel yok, ayrıca mevcut işinizden ayrılıp kendim mükellef olayım gibi bir düşüncedeyseniz öncelikle parayı başka bir şirket üzerinden alabiliyor musunuz bunu araştırın derim, çünkü az da olsa şahıs mükellefiyetinde her ay belirli sorumluluklarınız olacak(bağkur ödemesi, muhasebeci ücreti, her ay sabit beyanname giderleri, gider göstermek için toplanan fişler vb). eğer sizin adınıza fatura kesebilecek bir şirketi olan güvendiğiniz arkadaşınız/aile ferdiniz varsa hiç mükellefiyet açtırmayın derim, onlar sizin adınıza gelir elde edeceğiniz yere fatura düzenlesin ve size ücreti versinler. şirket türleri ltd veya aş ise durum daha iyi oluyor çünkü artan gelirleri için ekstra vergi ödemiyorlar, fakat dediğim gibi kesinlikle güvendiğiniz biri olmalı yoksa paraya çökebilirler ve o gelirde sizin hiç bir hakkınız olmaz. eğer siz bu işi kendim yapacağım derseniz o zaman kendiniz vergi dairesine açılış için başvurmanız gerekiyor(merak etmeyin her şey online ortamda bitiyor ve 1-2 günde vergi levhasını alıp fatura düzenleyebiliyor durumda oluyorsunuz).

    kendi mükellefiyetinizi açmaya karar verdiğinizde yapmanız gereken ilk iş bir ofis bulmak olacak. şahıs şirketlerinde kendi üzerinize bir eviniz varsa bu ev adresini ofis olarak gösterebilirsiniz, ya da bir yerde kiracı olarak yaşıyorsanız o evi de ev sahibinin izni ile ofis olarak gösterebilirsiniz(burada ev sahibinin bu koşulu kira sözleşmesinde belirtmesi gerekiyor). buradaki tek fark eğer kirada oturduğunuz evi ofis olarak göstermek isterseniz, devlet sizden kiranızın %25'ini stopaj olarak isteyecektir. eğer ikisini de ofis olarak göstermek istemezseniz herhangi bir yerden sanal ofis tutup burayı da ofis olarak gösterebilirsiniz(devlet şahıs mükellefi, ltd, aş vb her türlü şirket için adresi zorunlu tutuyor). sanal ofisin bir güzel yanı ise buradaki kiradan herhangi bir stopaj ödemeyecek olmanız (sanal ofis tutarken anlaştığınız aylık ücret belirli bir tutarın üzerinde olmak zorunda, sanırım aylık 200 tl'den az olamıyor bu kısmı ben de tam bilmiyorum kendiniz araştırın lütfen). ofisinizi tuttuktan sonra mükellefiyet açılışı için 10 gününüz var, 10 günden sonra açılış yaparsanız ceza ödeyebilirsiniz, yani mükellef olma kararı verip ofisi tuttuktan sonra bir muhasebeci aracılığı(ya da kendiniz de olabilir) ile kısa bir süre içinde işlemleri tamamlamak zorundasınız. ofis kiraladıktan sonra interaktif vergi dairesinden işe başlama bildirimi vermeniz gerekiyor. bu esnada kendiniz için bir kullanıcı adı ve şifre belirliyorsunuz. kullanıcı adı ve şifreyi belirledikten sonra muhasebeciniz sizin adınıza gerekli işlemleri yapacaktır(ben tüm açılışları muhasebeciye yaptırdım ondan açılış sürecine hakim değilim). muhasebeciniz açılışı yaptıktan sonra size vergi levhanızı iletecek ve siz de e-arşiv portalından fatura düzenlemeye başlayabileceksiniz. buradaki dikkat edilmesi gereken sonraki adım ise yoklama süreci. açılışı yaptıktan sonra vergi dairesi sizin ofisinize gelip faal durumunuzu sorgulayacak(gelmeden önceki gün sms geliyor telefona). yoklama günü tüm gün ofiste bulunmanız gerekiyor, çünkü yoklama memurları o gün kafasına göre bir saatte gelebiliyorlar. memur geldikten sonra size sorduğu sorulara cevap vermeniz gerekiyor(merak etmeyin 5dk bile sürmüyor, eğer bir sıkıntılı durum yoksa). bu aşamada memur hangi işle uğraşıyorsunuz vb gibi sorular sorup şirket meslek kodu doğrulaması da yapıyor. yoklama tamamlandıktan sonra size bir e-yoklama fişi veriyor ve hayırlı olsun artık siz de bir gelir vergisi mükellefisiniz.

    şahıs mükellefiyetinde gelir oranı arttıkça ödenen vergi de artar. bu duruma dikkat etmeniz gerekir, yoksa durduk yere gelirinizin %50 sini kaybediyor durumda olabilirsiniz. eğer geliriniz çok artarsa artık ltd veya aş'ye dönme zamanı gelmiş demektir. başka bir önemli konu ise devletin 29 yaş altı için sağladığı genç girişimci desteği. bu desteğe başvurmak için 2 koşul var. birincisi ilk kez şahıs vergi mükellefi olmak(adi ortaklıklarda da bundan yararlanabiliyorsunuz sanırım ama bunu bir muhasebeciye danışın), ikincisi ise 29 yaş altı olmak. bu iki koşulu sağlıyorsanız devlet sizden ilk sene bağ-kur ödemesi almıyor(aylık 900 tl gibi bir şey sanırım). ayrıca her yıl 75000 tl'ye kadar gelir vergisinden muaf oluyorsunuz. eğer yararlanabiliyorsanız kesinlikle başvurmanızı tavsiye ediyorum, fakat başvurular yoklamadan sonra yapılabiliyor buna da dikkat edin(yoklamalar şu anda 1 ay sonra yapılıyor covidden dolayı). vergilerde başka bir avantaj ise yurtdışına yapılan mühendislik yazılım tasarım vb(başka işler de bu vergi indiriminden yararlanabiliyor) gibi işlerde %50 vergi indirimi olması, fakat bu indirimin de koşulları var. birincisi yaptığınız iş mühendislik yazılım tasarım vb işi olmalı, ikincisi fatura düzenlediğiniz şirket yurtdışında faaliyet gösteriyor olmalı, üçüncüsü sizin yaptığınız meslek kolunun(vergi levhasındaki meslek kodunun) yazılım tasarım vb olması, dördüncüsü bu yaptığınız iş sonucu paranın döviz olarak hesabınıza gelmesi ve son olarak yaptığınız işten yurtdışında yararlanılıyor olması gerekiyor. mesela şöyle bir örnek verebiliriz, diyelim yurtdışından yazılım işi için teklif aldınız, orada yapılan iş doğrudan türkiye'de kullanılıyor ise bu vergi istisnası ne yazık ki uygulanmıyor. öte yandan anlaştığınız şirket sizin hizmetlerinizi kendi adına kullanıyor ve doğrudan türkiye'ye bir yazılım hizmeti/uygulaması/sistemi sağlamıyor ve sizin ücretinizi döviz cinsinden yatırıyor ise bu indirimden yararlanabiliyorsunuz(buradaki başka bir konu ise anlaştığınız şirketin sizin için gelir vergisi ve sosyal güvenliği kendi ülkesinde ödüyor mu sorusu. eğer çalıştığınız şirket bu vergileri sizin adınıza kendi ülkesinde ödüyorsa sizin burada bir gelir vergisi ödemenize gerek kalmıyor. bunun adı çifte vergilendirme, fakat gene de fatura düzenliyor musunuz bunu bilmiyorum bunu da muhasebecinize sormanız lazım). bu indirimin başka bir güzel yanı ise kestiğiniz faturada katma değer vergisi olmuyor. kdv'yi biraz açıklayayım. herhangi bir iş yaptığınız zaman devlet sizden bu iş için belirli bir miktarını kdv adı altında tahsil eder. normalde(kdv'siz de anlaşabilirsiniz ama her yaptığınız işin kdv'sini mutlaka her ay beyan edip ödemek zorundasınız) bu kdv ödemesini hizmeti/ürünü sattığınız yer öder. genelde iş yaparken x tl + kdv olarak anlaşırsınız, parayı size yollarlarken kdv eklenmiş olarak yollarlar, siz de kestiğiniz faturaları her ay beyan edip kdv'sini vergi olarak ödersiniz. bu indirim kapsamında kestiğiniz faturada kdv olmayacağı için sizin her ay kdv ödemenize gerek kalmayacak(gene de beyanname ücreti veriliyor diye biliyorum bunu da muhasebecinize sorabilirsiniz).

    yapılan iş ve tahsil edilen gelirler bakımından cezaya maruz kalmamak için belli başlı konulara dikkat etmeniz gerekiyor. örneğin ben bir süre gelir elde edeyim, sürekli olduğu garanti olduktan sonra mükellefiyet açtırırım derseniz burada bir sorun oluyor. devlet/vergi memurları beyan edilmeyen ve açıklanamayan herhangi bir gelirden dolayı size ceza yazabilir. bu gibi konularda gelir elde etmeye ne zaman başlayacaksınız ve maliyeye bildirimleri ne zaman yapacağınıza dikkat etmeniz gerekiyor. bana sorarsanız şahıs mükellefi olmak biraz can sıkıcı bir süreç olabilir, aslında genel olarak türkiye'de şirketleşme vb konuları biraz sıkıntılı süreçler. herhangi bir usülsüzlükten ötürü çok büyük cezalarla karşılaşılabiliyor o yüzden bu gibi işleri yapmadan çok dikkat etmek gerekiyor. en iyisi siz gelir vergisinin 0 olduğu bir ülke bulun, parayı o ülkeye alın ve en sonunda varlık barışı ile türkiye'ye getirin. 0 verginin tadını çıkarın.*ytd
  • uygulamada, hukukun h'sinen haberdar olmayan insanlar tarafından gerçek kişi tacir yerine kullanılan hukuki bir terim. kullanmayın rica edeceğim, anlaşılmıyor.

    şahıs şirketleri kollektif ve komandit olmak üzere ikiye ayrılırlar. şirket borçlarından ötürü sorumluluk sınırsızdır ve tüm ortakları eşit derecede yükümlülük altına alır. tüzel kişiliği haizdir, ancak kurumlar vergisine mükellef değildir.

    türk ticaret kanunu'nun 124. maddesinde belirtilmişlerdir:

    (1) ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.

    (2) bu kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır.
  • eskiden adi komandit diye bilinen yeni bakkal tükkanları.
  • sirketlerin ortaklarin sorumluluklari acisinda ayrildigi iki basliktan bir tanesidir. digeri icin;
    (bkz: sermaye sirketleri)