şükela:  tümü | bugün
  • yakın zamanda bir arkadaşımın karşılaştığı trajikomik olay.
    * yıl boyunca özel bir kolejde on muhasebe personeli olarak çalıştı. işsizliğin vermiş olduğu çaresizlikle de çalışma saatlerinin bir bayan icin gunumuz kosullariyla iyimser olmasiyla, asgari ucret * iken * ile * çalışma koşuluyla (sigorta yok) anlaşıp ise başladı.

    patronu ilerleyen zamanlarda maaşının artacağını söylemesiyle bir umut çalışmaya başladı. yil başına * ay kala maaşı * tl yapildi asgari ucret * oldu.
    bununla birlikte * olan çalışma saati `:08:00-16:30olmuş hafta sonu olarak cumartesi:16:00` pazar tatil olarak değişmiş.

    neyse bu koşullarda * yil boyunca direndi. son zamanlarda yoğun bir şekilde * uygulanması sonucu dayanamayıp istifa etti.

    çalıştığı iş yerinde kat görevlileri, güvenlik görevlisi gibi işçilerde aynı durumdan muzdarip fakat işsizlik ve geçimin zor olduğu su dönemlerde malesef çalışmaya devam ediyorlar.

    bir avukat ile görüşme sağlandı. başladığı is gününden çıkış zamanına kadar elinde her türlü resmi belge olmasına rağmen sigortalı birinin şahitlik etmemesi durumunda bir sonuca ulaşamayacağı cevabı verilmiş.

    belgeler;

    öğrencilerin taksit ödemeleri alınırken velilere verilen isim soyisim ve imzalı faturalar.
    kuruma onlarca kendi adına gelen kargo faturaları.
    yine kurumun facebook sayfasında doğum günü kutlanmış hocalar ile çekilmiş fotoğraflar.
    kurumun tanıtım videosunda mağdurun 5 sn boyunca kendi masasında görüntüsü.
    muhasebe defterinde aldığı ödemeler.
    ve yine sigortasız çalışan bir personelin şahitliği

    evet sahitligin bu tür davalarda gerekliliğinin bilgisi ve bilincindeyim. fakat boyle bir durumda mağduriyet nasil kanıtlanacak. ben bu kisinin bu kurumda 1 yil boyunca sigortasiz ve asgari ucretin altinda calistigini hic bir hukuki bilgisi olmayan en saf adama bile bu belgeler ile kanitlayabilirim.
    mahkemenin illa * etmesi zorunlulugu niye. bu belgelerin bir cogu resmi evrak niteliginde mahkeme bu belegere neden ve nasil inanmiyor.
    günümüzde (bkz: soz uçar yazı kalır) ifadesi bile hakikaten anlamını yitirmiş durumda.
    sigortalı çalışanlar kurumun kurucuları bu durumda 'ya ben dava açacam senin iş yerine bana şahit olurmusun' mu dicek. kaldı ki günümüzde kim kime bu konuda şahitlik edebilir. şahit oldu diyelim kurum patronu onu hala barindirir mi o iş yerinde.
    uzun lafın kısası 1 yıl boyunca emeği ve hakkı sömürüldü. fahiş avukat ücretlerinden dolayı büroların önünden bile geçilemiyor.

    ve bu sadece arkadaşımın yaşadığı bir olay değil, bulunduğum şehirde her 2 esnaftan biri bu koşullarda işçi çalıştırıyor. sözde sigortasız işçi çalıştırmanın yaptırımları çok agir. dava kabul görülmüyor bir milyon olsa ne yazar.