şükela:  tümü | bugün
  • kafasından zeka fışkıran, muhtemelen istanbul'da üniversiteyi yeni kazanmış bir öğrencinin tespiti.boğaz köprüsünü de satın almazsın sen bu zekayla.
  • yöntemini birkaç cümleyle sizlere iletmek istediğim dolandırıcı. maksat tuzağa düşen olmasın çünkü inandırıcı konuşup destekli sallıyordu.

    affedersiniz diyip beni çevirdi. yol falan soracak diye döndüm haliyle. böylece yaklaşık 10 dakikalık esaretim başladı. "ben havaalanında çalışıyorum. bize prim olarak parfüm veriyorlar. benzin problemim var, üstümde para yok. bunları satıp benzin almak istiyorum. inanır mısın çok komik fiyatlara satıyorum. zaten prim olduğu için bana bedava geliyor." tarzında yardıra yardıra konuşuyor. ve ağzı öyle laf yapıyor ki 2 saniyede 3 cümle falan kuruyordu. o arada poşetinden 2-3 tane parfümü çıkarıp gösterdi, hatta koluma falan sıktı. parfümlerin üzerinde duty free 39,99€ falan yazıyor. jelatinli melatinli, orijinal gibi görünmesi için her şey güzel ayarlanmış. üzerimde çok para olmadığını, bunları alamayacağımı söyledim. ne kadar olduğunu sordu üstümde daha fazlası olmasına rağmen yalandan 20 tl dedim. 2 saniye kadar sustu, düşündü. "tamam" dedi "acil ihtiyacım var, 20 tl ver senin olsun." zaten önyargılıydım ve bu noktada şüphe oluşmaya başladı, bahanelerle gitmeye çalıştım fakat daha da yapıştı. yanında bir de kadın parfümü de veririm dedi. şüphelerim iyice arttı. fakat bu süreçte sürekli konuşuyor, asla sakin kafayla düşünmenize fırsat vermiyor. baştan başlayıp benzin problemi, thy'de çalışıyorum vs. anlatıyor. adamın bu kadar yapışmasından iyice işkillenince almamaya karar vermiştim ki o anda cüzdanını çıkarıp "bak thy'de çalışıyorum, yalan söylemiyorum" diyip üzeri thy logolu, kendi resminin de olduğu bir kart gösterdi. işte o anda yalanını anladım çünkü thy kartlarının neye benzediğini biliyordum. çok kararlı bir şekilde almayacağımı söyleyip uzaklaştım.

    hikayede yakaladığım açıklar beni kandırılmaktan kurtardı:

    1- thy çalışanlarına prim verecekse eğer bunu para olarak verir; parfüm, deodorant, cüzdan gibi eşya olarak değil.
    2- thy kimliği diye gösterdiği kartın üzerinde beyaz fonda kocaman thy logosu, kartın ortasında fotoğraf vardı. thy id kartlarının dizaynı böyle değil. ayrıca hiçbir thy çalışanının o kartı cüzdanında taşıyacağını sanmıyorum.
    3- ağzı çok laf yapıyor. sürekli ben satıcı değilim diye belirtmesine rağmen pazarlamacı edasında olduğunu sezebiliyorsunuz.
    4- çok fazla konuştuğu için arada tutarsızlıklar yakalamanız mümkün. önce arkadaşım arabada bekliyor derken 1 dakika sonra sevgilim arabada bekliyor gibi ufak yalanlar vs.
    5- çok ısrarcı olması acil paraya sıkıştığını değil, dilencilik yaptığını hissettiriyor.
    6- iki adım ötede atm'ler olmasına rağmen para çekmek yerine elindekileri satmaya çalışıyor. (ayrıca parfümleri hep yanında mı taşıyor?)

    özetle 5 liralık sahte parfümleri duty free'den alınma orijinal parfüm diyerek 20-30-50 lira gibi fiyatlara (neyi gözden çıkardıysanız artık) satmaya çalışanlar var. yeni türemişler sanırım. dikkatli olmanızda fayda var.

    edit: oha lan bir iyilik yapalım dedik ne ergenliğimiz kalmış ne mağara adamlığımız! hayır sanki bizim milletimiz değil telefonla kandırılıp tüm parasını çekip çöp konteynırlarının yanına bırakan? ama benim hatam, ekşi'deki küllyutmaz yazarların böyle şeylere ihtiyacı yoktur onu unutmuşum. neyse en azından okurlara bir faydamız olsun. 1 kişiyi bile uyandırabildiysem ne mutlu bana.

    ha bu arada gelen mesajlara göre, kısa zaman önce bu numaraya inanıp alanlar da olmuş. o yüzden iyi ki yazmışım bu entry'yi.

    ekstra not: almadım parfümü. valla lan :)
  • ben de bu olayı forum istanbul decathlon çıkışında yaşadım.

    aynen anlatıldığı gibi. benimki arabaya binecekken önümü kesti elim kolum dolu yeğene paten falan fıstık aldık iki büklüm haldeyim kapıyı açmaya uğraşıyorum. havaalanı kartını falan gösteriyor bana ben sormadan. dedim canım benim bende o kartın aslı var al sana kart.

    çıkar bakayım parfümü dedim, telefondan barkod okuma uygulamasını açtım okuttum barkodu, hani orjinaldi lan parfüm dedim. git zenciler gibi 20 liraya sat ama çakma olduğunu söyleyerek sat böyle şerefsizlikle para kazanmaya çalışma dedim, beyaz renault symbol şirket arabasına binip sktr oldu gitti.
  • bir kaç ay önce benzinlikte tam bagaja doğru gömülmüşüm, arkamdan bir pardon lafı geldi, irkildim resmen. neyse baktım arabanın içinden bir tip, "bir şey soracaktım da ben gümrükte çalışıyorum, bize prim olarak parfüm...." demeye kalmadan adama "oo bu işler hala devam ediyor mu ya?" dedim. adam resmen gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi kaldı. neyse sonra toparlandıktan sonra "hangi işler abi" dedi, dedim "bu numaralar 20 yıldır var, hala işe yarıyor mu". ve adam bana "evet abi yolumuzu buluyoruz işte" diyerek gülüp gitti. velhasıl tanım olarak, çok eski ve hala işe yarayan bir numarayı yapan kişi.
  • hâlâ bu numaralara kanan yazar varsa nickindeki e harflerini a ile değiştirsin.

    anlamayip mesaj atan arkadaşlar için link aşağıda.

    (bkz: #70644738) @sozluk
  • tam tamına ibretlik bir dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak hikayesi.

    havalanında otopark'a 15 tl vermemek için dışarda yol kenarında beklerken 200 tl çarpılmayla sonuçlanan olay.

    bende ne zaman böyle küçük hesapların peşine düşsem hep misliyle çıkıyor.
  • bana da bir tanesi dadanmıştı amk. izmir aydın otoyolu üzerindeki dinlenme tesislerinde, bagajdan 6 tane parfüm, üç tane saat çıkardı. parfüm başına 100 kağıt istedi, saat başına da 350 gayme dedi. ölücü pazarlığıyla 50 liraya hepsini aldım. sağda solda çok az tanıdığım tiplere doğum günü hediyesi diye kaktırdım. her türlü kardayım..
  • bunun bir üst leveli sokakta yolunuzu çevirip;
    - abi memleketten geldik, inşaatta çalışıyoruz müteahhit bugün para verecekti getirmedi, ekmek paramız yok artık gönlünden ne koparsa, karnımızı doyuracak kadar para versen falan diyenleri var.
    pazardan geliyordum, poşetleri açtım domates salatalık, canın ne kadar, ne istiyorsa al. tenezzül edip almadı haspam, arkadaşları falan varmış en azından bi sıcak çorba içelermiş. adama da baksan benim iki mislim, taşı sıksa suyunu çıkarır.
    sanırım bu yeni bir dolandırılıcılık stili. birkaç kez denk geldim, çoğunlukla mazeretleri değişiyor amaç hep aynı.
  • yaptıkları hırsızlıktır.

    özgüveni, düşük, hayır demekten korkan, satıcının nazik heyecanı ve enerjisinin altından, reddersem kızgınlık gelir mi diye endişelenen, aşırı empatisi ile aşırı korkaklığı birbirine karışmış genellikle zayıf karakterli genç hanımları ve benzer karakter özelliğindeki diğer cins ve yaştan insanları yakalıyorlar. kritik eşik olan bir dakikalık konuşma süresine ulaşınca artık ısrar makamına geliyorlar ve alıcı aslında istememesine rağmen can sıkıcı durumdan kurtulmak için almak zorunda kalıyor yüzündeki sahte gülümseme ile. bu sembolik şiddettir ve o zayıf kişiler için gaspa uğramaktan farkı yok durumun.

    bir tanesine şahit oldum ankarada, kızı yakalamış ancak aklına yatmayan kız son anda cehennem azapları içinde hayır demeyi 5 defa tekrarlamayı başarınca kıza trip/fırça atıp gitti.

hesabın var mı? giriş yap