şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sait camlica, hakkinda http://www.saitcamlica.com/ adresinden kendisi, yazdiklari, ve programlari hakkinda daha ayrintili bilgi edinilebilecek bir egitimci yazardir. arastirmaci gazeteci gibi. ama degil aslinda.

    neler biliyoruz kendisi hakkinda?
    efendim ilk bakista veli egitimleri, ogretmen egitimleri, ogrenci egitimleri veriyormus onu ogrendik.
    bir de en bir $ıkindan ozlu sozu var, hemen kapi kenarina asmis "cocuklarimizin ayaklarina batan dikenler, ya bizim ektiklerimizdendir, ya da bicmediklerimizden". aslinda ben bu sozden baslar sait bey'in kisisel analizini yapardim ama, simdi cok usendim.

    siteye, ebeveyn avucundaki bebik ayagi tabanina tiklayarak girdikten sonra, kendisi hakkinda biraz daha bilgi edinmek (maksat halka hizmet, uktelere bereket) icin bakinmaya basliyoruz. ozlu soz duskunlugunu farkli konularla ilgili deyis ve vecizelere ayirdigi koselerinden hemen anliyoruz. alintilar, dunyadan atasozleri ve vecizeler, guzel sozler, hazir & akillica cevaplar, tarihten ibretli sahneler, siirler, aileye, ogretmen ve ogrenciye, aska, dostluga ve daha nicesine dair hikayeler. ey sevgili sozluk okurlari, anlatamam, yasamaniz lazim bence. ana sayfaya girince bu holde de hemen bir ozlu soz daha karsiliyor bizi:
    "elmas nasil yontulmadan kusursuz olmaz ise; insan da aci cekmeden olgunlasmaz"

    ve bu derinlige kalbim dayanamazken, oracikta simsekler cakaraktan bir anda anlayiveriyorum ey okur: cocugun yoluna diken sermeli ana-baba ki, aci ceksin olgunlassin.

    ve soyleyecek tek kelime daha bulamadan, basim one egik, mikrofonu uzatiyorum...
  • ''dua ederken, ağlarken veya hayal ederken, gözlerimizi kapamamızın sebebi: en güzel şeylerin gözle değil, kalple hissedilmesindendir.''
  • bugün videoları youtube'un her köşesinde karşıma çıkan kişi.
  • dinlediğim bir konferansında "saygı edinilen bir şeydir" gibi bir cümle sarf etmiş kişi. halbuki yıllarca bize; saygının insan ilişkilerinde bir zorunluluk olduğu, sevgi de ise böyle bir mecburiyetin olmadığı anlatıldı.

    mesela; doğan cüceloğlu kitaplarında şöyle der: "herhangi bir insanı sevmek zorunda değilsinizdir. kimse sizi birini sevmediğiniz için suçlayamaz. ancak karşımızdaki kişi sadece "insan" olduğu için onun varoluşuna saygı duymak zorundayız."

    ben bu konuda cüceloğlu ve onun gibi düşünenlerin tarafındayım. sait çamlıca saygıyı değil de saygınlığı, toplum içinde itibar sahibi olmayı, makamı-mevkiyi kast ediyorsa ona diyecek lafım yok. evet, o bir şekilde edinilebilir.

    bir de ufak not paylaşayım; insanların bir davranışına bakıp kişiliği hakkında genelleme yapmamak gerekir. yaptığı herhangi bir olumlu ya da olumsuz davranış, o kişiyle ilgili kişilik analizi yapmanız için yeterli değildir. biliyorum; ancak bazı davranışlar ip ucu niteliğindedir, ilk intiba da önemlidir vs. her neyse; konferans başladı. açılış konuşması falan yapıldı. bu eğitimci-yazar arkadaş sahneye davet edildi. sunumuna başladı. sunum yaptığı kürsü sahnenin ortasına yakın bir yerde. sahnenin ortasında ise bir masa, masanın üstünde bir notebook var. bir görevli de sahnenin uzak köşesinde fotoğraf çekmekte. -görevi sadece fotoğraf çekmek, başka bir sorumluluğu yok, yanlış anlaşılmasın- çamlıca sunumuna başladı, sonra birden görevliye dönerek "hocam bakar mısınız?" dedikten sonra eliyle işaret ederek "şu kumandayı uzatır mısınız?" diye sahnenin ortasındaki masadaki sunum kumandasını getirmesini istedi. çoğu kimse "eee, ne var ki bunda?" diyebilir. ancak, masa kendisine sadece bir-iki adım ötede, diğer görevli ise masaya çok daha uzak bir yerde ve fotoğraf çekmekle meşgul. çamlıca sunumuna da yeni başlamış. kısacası iki adım atıp uzanabileceği kumandayı, beyefendi kendisine hizmet etmek gibi bir görevi olmayan birini kullanarak ayağına getirtiyor. sonra da "saygı-iletişim" üzerine ahkam kesiyor. dediğim gibi çoğu kimse için sıradan olabilir bu anlattığım, ancak ben kendisinden negatif enerji aldım.

    velhasıl-ı kelam; eğitimci olmak kolay değil, söylenen sözleri ise davranışa dönüştürmek zor. bu da böyle bir anımdı paylaşmak istedim. herkese kabızsız ishalsiz günler dilerim.
  • youtube'da insan ve okumak konulu gayet güzel konuşmaları bulunan yazar ve öğretmen.

    http://www.youtube.com/watch?v=2rkqkhtacw0
    http://www.youtube.com/watch?v=38wts5ab9y8
  • eğitimci olmasına üzüldüğüm canlı...
  • akp'nin şirazesini kaydırdıklarından. samimi samimiyetsizlik akıyor paçalarından.
  • 2005 yılında öss'ye hazırlanırken imaj dershanesinde rehberlik hocamızdı kendisi. maalesef o da sistemin kölesi olup yalamaya başlamış. üzüldüm kendisi adına çok yazık...
  • paralel trollerin hakaretine maruz kalan yazar. siktirin gidin aynaya bakın.
  • paralel muhabbetine katılıp nemalanan kişidir kendileri. akp çevresi malum paralel muhabbeti yaparken o ne yapacaktı? kendini akp kulislerinde sivriltme çabasında olan bu kişi de birşey bildiğinden değil aslını bilmediği herşeyi paralele bağlayarak göz önünde olmaya çalıştı ve halen çalışıyor.

    doğrusunu isterseniz akp cenahı kendilerine aslı olsun olmasın söylenen herşeye inanma eğiliminde. bu sözüm ona yazar kişisi de paralel muhabbetine akp severlerin hassasiyeti olduğunu bildiği için bunu yapıyor. ortada bir paralel yapı vardıysa bunun en büyük suçlusu kendilerine hatıra parası bastıran akp'dir.

    12 yıllık bir birliktelikleri var paralelle ama bir gün aralarında alıp veremedikleri neyse araları bozuluyor ve paralel muhabbeti başlıyor. ki cb de ne istedilerse verdiklerini açıklamamış mıydı? cinayet mi oldu, bomba mı patladı, devlet bilgileri mi sızdı, aman boşver at paralele nasıl olsa sorgulamayan ve kendilerinin herşeyi bildiğini sanan bir kitle var ortada. hani onu bunu paralele atıyorlar ya, devletin ve neticede hükümetin toplumsal infial oluşturan bu olaylardaki yetersizliklerini sorgulamıyorlar. adamlar düşünmüyor ki! bu kişi de bu ortamdan nemalanmaya çalışan kendilerini erişilmez makamda gören kişilerden sadece birisidir.

    kendisiyle daha önce çalışmış bir kişi olarak da söylüyorum, hiç öyle kendisinin lanse ettiği gibi bilge bir kişilik değildir. onun bildikleri ancak kendisini kurtaracak kadardır. paralel dediği çevrelerde de hükümetle paralelin arası bozulmadan önce seminerler verip onların da ekmeğini yemişiliği de çoktur. sözüm ona eğitimci kişiliği ile ön plana çıkmak yerine daha çok kargaşa çıkarmak ve ona buna sataşmak onu bri noktaya getirdi. yoksa birikimi vesaire değil. anlattığı ve konuştuğu şeyler öyle bilinmeyen çok kıymetli şeyler değil.

    ancak eğitim sisteminin malum durumu bunun gibi kendini eğitimci/yazar diye tanıtan kimselerin sayısını her geçen gün daha da arttırıyor. elin amerika'sında bizimki kadar çok eğitimci/yazar vesaire yoktur herhalde. sait çamlıca da bunlardan herhangi birisidir en fazla.