şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: şlak)
  • izel'in yeni klibini çektiği şarkısının adı. "şak diye keserim canımı sıkarsan, hiç çekemem hiç bıkarsam" gibi asabi sözleri var.

    (bkz: iyiyim güzelim canımı sıkma perdeleri indiririm)
  • hayatımda izlediğim en rezil renkleri barındıran bir klibe sahip, fecaatlik yarışında klibinden geri kalmamış şarkının adı..
  • izel'in, düzenlemesi acid looplarıyla yapılmış olan vasatın altındaki şarkısı. insan iki keman çaldıramaz mı yahu..
  • "im nin alu, bir turk sarkicisinin elinde en fazla ne kadar maymun edilebilir?" sorusuna izel'in verdigi yanit. ozellikle nakarattaki o uzun ve girtlak nagmesi isteyen bolumde izel'in o kadar cirmalamasina ragmen muzikalite adina hic bir iz birakamamasi cok aci olmus. ayrica, bal gibi de yetersiz ve beceriksizce yorumlanmis bir sarkinin albume konmasindaki israri da anlayabilmis degilim. ama biraz dusununce cok da garip gelmiyor; muzik piyasasindaki bir numarali sirketin yapimcisi (bkz: ercan saatci) muzikten "bayhan gurhan cok guzel sarki soyluyor" diyecek kadar anliyorsa, yine bu piyasanin siradan isimlerinden biri olan izel'in performansina neden sasirayim ki?
  • şak aynı zamanda dörde bölmek anlamına da gelir. soğanı şak etmek gibi kullanılır mesela. ya da anne koş pipimi şak ediyolar! şeklinde kullanılır. pipimi dörde bölüyolar anlamına gelir.
  • şak çatlak yarık olarak da adlandırıldığı gibi

    eski çook eski devirlerde aşk kelimesinin ilk hali en yalın hali olarak da bilinir.

    şiirlerde ancak dile getirilen
    aşk ve ya şak dediklerim
    kasvetim nedendir bilmem kasvetim
  • bıçakla kesilmiş (şak edilmiş) nesnelerin her kesildikten sonra oluşan parçaları. genellikle birbirlerine eşit olurlar.

    (bkz: şak etmek)
  • kalçayı oluşturan 2 parça için kullanıldığına şahit olduğum sözcük. 2 şakın toplamı göt oluyor haliyle.