şükela:  tümü | bugün
  • bi kus turu
  • serçe gibi küçük, bazı bahar sabahları beni uyandırmayı alışkanlık edinmiş, ince sesli bir kuş..
    (bkz: iskitler)
  • saka olarak muhte$em otu$uyle unlu serceye benzer bir ku$ turu. makbulu olan iki adet saka ku$unu iki ayri kafeste besleyip ayri odalara koymaktir. bu sayede birbirleri arasinda ileti$im kurmak icin cirpinacak saka ku$lari size unutulmaz anlar ya$atacaktir.
  • bu kuşun portekizcesi garrinchadır.
    (bkz: garrincha)
  • "saka; savas karsiti bir kustur." sloganlı bir topluluk.
  • sabahın ilk ışıklarına uyandı galiba. ilk cik cikleri bir başkaldırı, bir boyun eğme gibiydi. cicicik cik cik, baş yukarıya. cicicik cik cik, şimdi aşağıya... telaşlı bir sevinç içindeydi kafesinde. hiç de kafeste yaşayan bir kuş gibi değildi. ve ne de asla dün akşamki kafasını kanadının altına gömen kuştu bu... bana düşen, ona günaydın demekti ki; dedim de... cicicik cik cik dedi. benim dünyamda olan bitenlenlerle ilgilenemeyecek kadar keyifle yeni bir güne uyanmış, sevincin telaşı yüreğinde pır pır eden bir kuştu o. dünyası içinde yaşadığı kafesten çok daha geniş olmalıydı.

    onun telaşına ben de kapıldım. ya gözümü açmam, ya da kafamı sokacak bir kanataltı bulmam lazımdı. acilen! telaşla uykuya mı dalsam yoksa kendimi sokaklara, arayışlara mı atsam bilemedim. sevincinin telaşından yorgun düşüp, kafasını kanadının altına koymadan sormalıydım sakaya: "ben bu kafayı ne yapmalıyım?".

    sordum. kendi dünyasının içinde cıvıldayarak; "gözünü çıkar gitsin" dedi. kafamı kendi koltuğumun altına gömmeye karar verdim. cicicik cik cik diye cıvıldıyordu saka hala, ben kendimle bir barış anlaşması imzalama yolunda bütün silahlarıma veda ederken. iyi geceler şaka...
  • attıkları komik sloganlar yüzünden agf mensupları tarafından hırpalandıkları söylenen gereksiz topluluk..
  • belki başka illerde de olabilir ama benim bilgim dahilinde olan yerde, memleketimde (bkz: osmaniye), sadece yazları görev yapan, belediye adına çalışan, normalde bahçelere hakkaniyetli bir şekilde su dağıtmak ve oralara su salmakla (bkz: salmak) görevli kişi. tabii bu yalnızca tarifi. benim gördüğüm iş olarak yaptıkları tek şey sadece su başında oturup kaçakları engellemek olan, aradığın zaman su başında bile bulamadığın, nadiren suyla kendi başlarına uğraşan kişiler. ama yazın suya ihtiyacın olduğunda ellerine düşersi o ayrı. (bkz: kopruyu gecene kadar ayiya dayi demek). ama kışın hiçbirini tanımam o kadar.
  • daha güzel ötsün diye* gözü kör edilen kuş... [not: yazar burada cümlenin öznesinden utandığından edilgen fiil kullanmıştır.]
  • latincesi carduelis carduelis. kafeste beslenir fakat uretimi cok zordur. evcil olarak nitelendirilmemelidir. sesi biraz metalik gibidir ama ho$tur.