şükela:  tümü | bugün
  • ben sakarim evet..inkar etmiyorum.ben inkar etsem de deliller ortada.sahitler var.
    herneyse olayin kötü yani tabiiki maddi zarar.hem canda hem malda tabiii
    ama insanin refleksleri gelisiyo annadimi..bi bakiyosun bir ninha kadar hizli ,bir fil kadar götüyla dag deviren , bir dahi kadar dalgin ama bir bir mentat(dune) kadar güclü hafizali bi insansin.oluyo valla.15 yil sakarliktan sona insan ööreniyo.ha sakarlik baki mi?...elbette...ama insan bu özelligiyle yasamaya and icer ,ondan faydalanir ise süpper oluyo.yanlis nota calip yeni sarki bulmak ,davul calarken yannislikla tek pedalla cift pedal gibi calmak , 0,1 ml de olsa yannislikla pipetteki kloroformu cekip mutlu bi gün yasamak , parmak ucunu makinaya kaptirip sittim sene cinayetten suclu bulunamamak vs.gibi.ben sakrim evet...noolur?
  • sakar olunmaz, sakar dogulur.
  • 1 haftalık tatil süresince arabanın camına elini sıkıştırıp 3 gün ezik elle inleye inleye dolaşmak,alışveriş yaparken ayağı alışveriş arabasına geçirmek suretiyle bir güzel kanatmak,neredeyse hiç taş olmayan bir denizde bir tane koca kaya bulup sakat ayağı tekrar sakatlamak,muz denen lanet eğlence zımbırtısından düşürülürken kardeşin ayağını burnuna yemek,dolayısıyla gözlerde şimşekler çakması,hem sakar hem şanssız olmanın tam tanımıdır sanırsam
  • şöyle diyaloglara sebebiyet verir;

    -ben gene naaptım sence?
    -kaynar suyu mu döktün? elini mi yaktın? su bidonunu mu devirdin? çerçeve mi kırdın? ...
    -poşet yırtılmış, bütün karıştırıcı çubuklar yere döküldü.
    -o gene iyiymiş.

    bütün mesele "o gene iyiymiş" cevabını alacak kadar sakar olmamak aslında. eheh.
  • sakar olmak düzenli olarak kendini bir romantik komedide oynuyor sanmak ama ortaya hiç yakışıklı/zengin/seksi/esprili vs bir erkeğin çıkmaması seni bu hayattan da çekip kurtarmaması demektir.
    aksine durmadan yara bere içinde eller, kamuflaj desenini andıran allı morlu dizler/bacaklar, durmadan sizden gelen "ahhh" sesi ve bunu takiben "iyiyim ben" sözüdür.
    hatta kafamı mutfak dolabına milyonuncu kez vurmam üzerine ev arkadaşıma yaptığım "sivri yerleri süngerlesek olmaz mı?" teklifim "bence seni süngerlememiz lazım" şeklinde bana geri dönmüştür.

    geçen kış, sadece bir hafta içinde 6 kez düştüm ulan. süngerle de kaplamadınız zaten.
  • en temizinden bir adet sahip olduğum. zamanla alışıyor insan. ben öyle umutsuz bi vakayım ki yeni tanıştığım insanlar bile hızla kabulleniyorlar bu durumumu. örnekleyelim;

    - her zaman bi yerimde mutlaka bir morluk, bi kesik, hiç olmadı bir kızarıklık bulunur.
    - babam yanımda sürekli yara bandı bulunmasını sağlar. üç-dört ayda bir eve gittiğimde üç adet yara bandı verip cüzdanımda eskilerden kalmışsa değiştirmemi ister. haftada bir aynı şeyi telefonla yapar.
    - diyelim ki mutfaktayım, salondakiler bir gümbürtü duyuyorlar. ilk soru ''bi yerine bi şey oldu mu?'' olur. cevap hayırsa kimse yerinden kıpırdamaz.
    - sakarlığım üzerine şakalar komiklikler eksik olmaz. en son eve gittiğimde mutfak tezgahının üzerinde açılmamış bir paket gördüm. bardaklar vardı içinde. sordum, babam hemen atladı, ''bizim bardakları kırma diye ucuzundan aldım bugün, bunları kullan gidene kadar.'' üşenmemiş, gitmiş bardak almış, onları tezgaha koydurmuş, sormamı bekliyor adam. ben de sanıyorum ki özledi de peşimde gezinip duruyor. her şey o bardakların orda ne işi olduğunu soruncaya kadarmış.
    - hep uyarılar alırım. ''bak o bardağı oraya koydun ama çarpıp düşüreceksin şimdi.'', ''önüne bak.'' , ''bırak ben doğrarım onları.'', vs...

    hiç buna gıcık olana rastlamadım yalnız. insanların sakarlığa toleransı kayda değer seviyede. araştırılsın bence.
  • her sakarlık yaptığında ben biraz sakarım da ondan diye açıklama yapmak. (zaten her şey ortada)
  • sakar olan kişi üstüne bir de solaksa sakar solak diye kendisine isim takılır.
  • evet ben de bir sakarım. (bkz: #15431577)

    lakin ki sakarlıkla kalmıyorum ben nasıl oluyorsa oluyor bir de sakarlığımı bulaştırıyorum etrafımdakilere; bir kafede vs. otururken yakınımdan geçen garsonların tepsilerinden bardaklar uçuyor vb.

    (bkz: #18871109)'den sonra hayatımdaki en büyük gizem; bulaşan sakarlık.
  • '' allaaamm ben niye böyleyim '' demenize sebep olur.

    sadece dün yaptıklarım ; bıçak kullanırken serçe parmağı kesmek , ütü ile baş parmağı yakmak, alnımı dolap kapağına çarpmak, yağ şişesini kırmak :/