şükela:  tümü | bugün soru sor
  • saü tıp fakültesi başlığının şu ana kadar açılmaması üniversite tercihlerimi yaparken beni şaşırtmıştı. koca tıp fakültesi kimse mi bir şey yazmaz diye. aradan yıllar geçti çaylaklıktan yazarlığa geçtim; baktım hâlâ boş, iş başa düştü. sakarya tıp:

    1- nispeten yeni bir fakülte: ilk öğrencilerini 2008-2009 yılında alıyor ve ilk 3 sene eğitimlerini kocaeli'de gerçekleştiriyorlar. morfoloji binası tamamlandıktan sonra öğrenciler asıl binaya geçiyor. bina ana kampüsten ayrı. korucuk'a kurulmuş. sakarya üniversitesinin ana kampüsü serdivanda, göle bakan, bol yeşillikli ve çimenli, kampüs camîsi çok geniş ve güzel olan, bünyesinde eski ve yeni iki kütüphane bulunduran (dipnot: buranın asıl ve daimi müdavimleri tıpçı ve hukukçulardır) gerçekten tam bir üniversite kampüsü. korucuk binasını ise bu kadar methedemesem de gayet sevdiğim bir yerdir, ormanlık bir arazinin içine kurulmuştur. yeşilliklerin içindedir. zaman zaman ineği olur. camdan içeri bakar o da ders dinler. özellikle kışın kar yağınca çok güzel bir manzarası olur. geçen sene bir basket sahası yaptılar. çevresinde 5-6 adet çardak ve banklar bulunmakta. okulun ilk 3 senesinde en aktif olarak oynacağınız spor ise ilginiz de varsa, masa tenisi. ilk 3 dönem sınıfları tek bir koridordadır ve aynı kattaki masa tenisi masası kapabilmek ve ders aralarında oynayabilmek için çiftinle beraber sıra beklemek zorundasındır. ayrıca dönemler arası sosyalleşebilmenin de güzel bir yolu.

    2- kontenjanlar: ilk mezunları 16 kişiyken, ösym'nin de takdiriyle sayı giderek artmaya başladı.
    2014-2015 yılında sınıf mevcudu: 75
    2015-2016 yılında 110
    2016-2017 yılında 130 olmuştur.

    diğer fakültelere kıyasla mevcudun az olması okulda senin birey olduğunu daha çok hissettiriyor. hocalarla iletişime geçmen daha kolay, hocalarının sana verdiği değer daha fazla vsvs. 400 kişilik sınıf içinde kaybolup gitmiyorsun. ayrıca yukarıda dediğim gibi 3 dönemde aynı koridorda olduğu için birbirini tanıma olayı ve dönemler arası yardımlaşma normalin üstünde.

    3- bürokrasi: herhangi bir etkinlik düzenlemek istediğiniz zaman ya da okulda şöyle şöyle olmalı diye talep ettiğiniz bir şey olduğu zaman iddia ediyorum sonuca en rahat ulaşılan tıp fakültesi bu olmalı. bu da dekan hocamız ramazan akdemir sayesindedir. öğrencilerle arası her zaman güzel olan, öğrencilerini her dâim koruyan biridir kendisi. maden deresine bir doğa gezisi yapmıştık okulca. şehir dışından getirdiğim 3 arkadaş da vardı benimle birlikte. 80 kişilik gezi grubu içerisinde arkadaşımı işaret edip kim olduğunu sormuştu. fakülteden olmadığını 7 metre öteden kestirdi, orada saygım daha da arttı.

    4- eğitim: keşif için binaya adım atar morgun kapısını açmaya çalışmışş biri olarak ilk kadavralardan bahsedeyim. anatomide kullandığımız 3 tane kadavra var şu an. ilk göz ağrımız joshua tabii ki, yeri ayrıdır. birinci sınıfta başlayan anotomi dersleriyle diseksiyon (canlının içini incelemek için parçalara ayırma) yapma imkanınız var, az biraz girişkenlik gerektirir yine de, kezban hoca ile aranızı iyi tutun. *

    çoğu fakültede olduğu gibi burada da komite/kurul sistemi var. her 1.5-2 aylık periotta görmüş olduğunuz dersler üzerinden sınav olursunuz. teorik ve pratik sınavlar diye ayrılır. histoloji, biyofizik, anatomi, biyokimya derslerinin lab dersleri olur. bazısının pratik puanı 0.8 etkiler, bazısı 7-8. teorik sınav ise 100 soruluk bilgisayardan yapılan bir sınavdır. ilk sınavlarda şıkları elerken bilgisayar ekranını çizme gafletine düşmeyen çok az sayıda kişi vardır.

    hocaları tartışılır, iyisi de vardır kötüsü de. nereye gitsen aynı tabloyla karşılaşırsın zaten. eğitim dili türkçe. ama ilk senede boş vakit çok kalır ingilizceyi o dönemde az az halletmeye başlamak gerektiğini düşünüyorum. ondan sonra bol bol pubmedde vakit geçirmeye başlasınlar. eskiden doktorlar pubmedi asistanlık zamanlarında öğrenirlerdi, şimdi imkan varken 1. sınıftan akademik camiaya adım atılmalı derim. bir de kurul dersleri motamot ezberlenmek yerine mekanizma anlamaya çalışarak geçirilmeli.

    5- şehir: dışarıdan gelecekler için önyargılar olabiliyor sakarya ile alakalı fakat gezdikçe farklı yerlerini, benimsiyorsun şehri. sakaryada lisans bitirip çark caddesi ve serdivan hariç yer bilmeyen kişi de biraz kendinde arasın suçu. thiiis is sıkarya !!
    görülesi yerler: poyrazlar, sülüklü göl, maden deresi, deprem müzesi, beytuş kafede triple burger...
    istanbul harem otogara uzaklığı ~ 1.5 saat yaklaşık. 2014te otobüs firmaları içinde en uygun fiyat biçen sev otobüs firması ile 16 liradan gidip gelirken şimdi internet fiyatı 24 olmuştur. fiyat farkı ile kahve markası da değişti, o iyi tarafı...

    ekstra sorular varsa seve seve cevaplarım.
  • lokasyon olarak biraz dağ başında, orman içinde bulunur yani kampüs hayaliniz varsa aman diyeyim kampüs fotoğraflarına aldanmayın ama yeşillik doğa seviyorsanız gayet güzel ormanın içinde kötü de koksa ufak bir yürüyüş yolu olan ineklerle beraber otlayabileceğiniz sessiz sedasız bir yerde. yer öyle olunca en azından ilk üç sene teorik eğitim alırken evde kaldığınızda kiranız çok ucuza geliyor. hocalar öyle böyle iyileri olduğu gibi kötüleri de var tabiki. dersler zor. okulun en kötü yanlarından biri işleyişi. genelde kimse kimseden haberdar olmaz. sene başında var denilen sınav sene sonunda önce yüzdesi azaltılıp sonra kaldırılmışlığı falan var yani ne olacağı hiç belli olmuyor ki bu saydıklarım birden çok kez oldu ve hiçbir zaman öğrencinin işini kolaylaştırır cinste olmadı. öğrenci işlerinden bütün okullar şikayetçidir gerçi ama yukarıda saydığım işleyiş sorunlarından dolayı öğrenci işleri de sıkıntılıdır. herkes başka bir şey söyler kimse ayrıntılı bir şey bilmez 21. yüzyılda faksla belge yollamaya çalıştığımızı bilirim. sakarya genel olarak tutucu ve daha sessiz sakin bir yer gelecekseniz bunu bilerek gelin sonra burda tıkılır kalırsınız biz neden eğlenemiyoruz diye ağlarsınız* ama sakarya gezip görebileceğiniz doğal güzellikleri olan bir şehir o yönden hakkını yememek lazım.