şükela:  tümü | bugün
  • geçenlerde rehber'i özledim hatta bununla ilgili bi paylaşımda bulundum. birkaç gün sonra rehber'den haber geldi hem de yeni şarkıyla.

    sonra bunun üstüne, bi arkadaşımla dandadadan'ı konuştuk, "ehehee hadi bunlar da dönsün." diye, çat dandadadan'dan haber geldi.**

    bu sabah işe gelirken "bir şekilde bu aşkı içimde halledemiyorum" yazan bir duvarla karşılaştım. o dakikadan beri de sakin dinliyorum. bakın buraya yazıyorum; olur da onur özdemir, onurr sevdasından vazgeçer de hadi tekrar sakin olmasını da geçtim, onur özdemir şarkıları yaparsa bayram diye kutlarım o günü.
    "aç tı la le ler beyaaaaaaaaz" diye bağırırım sokaklarda.

    çok özledim :(

    -

    ermişlik editi: (bkz: #101745914) tşk.
  • tek bir albüm çıkartıp, kısa süre sonra dağıldığı için youtube'da çok fazla canlı performans kaydı olmayan gruptur. var olanları toplamaya çalıştım, hem şu sıralar şaşkın olan sakin dinleyicilerine moral olması bakımından, hem de onur'un almanya'da dönerci dükkanı açan abilere dönüşmediği zamanları göstermesi açısından önemli olabilir.

    yuxexes (2008)

    1.kor bir ay
    2.bizim değil
    3.sentetik sezar

    türkçe sözlü hafif komik (2009)

    1.bu defa
    2.edepsiz komedya
    3.ikarus başarsa

    uyanık bar (2009)

    1.edepsiz komedya
    2.bir ses

    disko kralı (2009)

    1.laleler beyaz
    2.edepsiz komedya

    disko kralı (2009)

    1.denek hayatım&ikarus başarsa

    ikilem (2009)

    1.edepsiz komedya
    2.laleler beyaz

    yuxexes (2010)

    1.bir ses
    2.ikarus başarsa
    3.kırmızı oda

    garaj (2010)

    1.eksik şarkı

    cumartesi pazar (2010)

    1.ilk yara
    2.laleler beyaz

    mor ve ötesi için yaptığım çalışma tık
    duman grubu için yaptığım çalışma tık
    123 grubu için yaptığım çalışma tık
    pilli bebek grubu için yaptığım çalışma tık
  • 'sakince' gelip, 'sakince' şarkılar söyleyip, 'sakince' dağılan grup.. sanırsın sessiz bir protestoydular ve polis bile onlara müdahale etmeye yanaşmadı.

    oysa düşündüğümüzden çok daha yüksek sesle söylediler şarkılarını. sözlerinde koca bir evreni, dünya halini, memleket meselelerini bazen çok yalın, bazen bolca simgeyle dillendirdiler.
    bu adamların yazdığı sözlerin derinliğine, yoğunluğuna bakınca, safi arabesk, duygu katili zakkum, model gibi zırlak rezalet grupların ne kadar zorlama, yapmacık ve kalitesiz olduğunu anlıyor insan.

    örneğin bir romanın filmine, tam da romanın ruhunu yakalayan yalın, gösterişsiz ve aynı ölçüde muhteşem bir şarkıyı ancak bu adamlar yapabilirdi. hamur işleri

    veyahut pamukova'daki hızlı tren faciasında yaşamını yitirenlerin anısına saygıyla böyle bir şarkıyı yine bu adamlar yapabilirdi. denek hayatım

    ve dağılmalarına rağmen bu ülkenin güneydoğusunda olup bitenlere kör sağır kalan vicdanlara böyle bir küfrü ancak bu adamlar savururdu.kurtlu kuyu

    topu topu bir albüm, çıkmamış yarım yamalak başka bir albüm. bütün hikayeleri bu adamların. ama bu ülkede onlarca albüm yapıp sürekli aynı boktan şeyleri, aynı ölçü, aynı söz aynı ağlaklıkla söylemekten utanmayan, dahası hiçbir şey söylemeyen onlarcasından çok daha fazla saygıyı hak ediyorlar gözümde.

    çok güzel bir albüm yaptınız, çok güzel şarkılar yaptınız. eğer bir gün öyle ya da böyle her şeyi bir tarafa bırakıp yeniden toplanalım ''sakince'' meselemize devam edelim derseniz biz buralardayız. gözlerinizden öperiz.
  • "tek albümle iyi bi yere geldik, iyisi mi devamını getirmeyip efsane olalım lan?" gibi kuntiz bir içten pazarlık varsa bu dağılma olayında sakin makin anlamam dalarım olm.

    bakın baylar, efsane filan olmayacaksınız, yalnızca neden dağıldığı anlaşılamayan kral rock grupları mezarlığını boylayacaksınız. 30 sene sonra it gibi pişman olacaksınız. ve solo olarak asla "sakin"i geçemeyeceksiniz. yapmayın. etmeyin. harbiden ayıp oluyor be hacı. üzdünüz lan beni. üzdünüz! daha ne diim.
  • yalçın çakırın programına çıkıp, nolur geri dönün diye bağırıp, çığırmak istediğim.
  • 1 yılı doldurduk be hocam, hazır teoman da gitmişken,hem ikarus başarır,yok eğer olmazsa biz sizi soranlara yine "her yanım" deriz,ama büyük ağlarız..
  • an itibariyle dağıldıkları haberinin kesinleşmesiyle sabah çayımın içinden lezzetini almış gruptur. ilk dinlediğim anda bu ülkeden olmadığını anlamıştım, yoktu pek fazla kendini kulak kepçesinden geçirebilen grup türkiye'de. zamanla görmüştük bunu. literatürünü, çizgilerini, sınırlarını bilmediğimiz zamanlarda fütursuzca, bilinçsizce 2 dakika içinde yapılmış 3 dakikalık parçalara dans ederken yerleşmeye başlamıştı, o yavaş yavaş evrilen beynimize bu. ismail yk'yı, tarkan'ı, sair pop sanatçılarını eleştiremiyorduk, mevcut müziksel paradigmada fazlasını duyamasak da, dışarıda bir yerlerde fazlasının olduğu hissine haizdik her daim. bu bilinci beynimizin bir köşesinde bilinçsizce yaşattık uzun süre. zaman geçtikçe müzik zevkimiz sınır ötesine taşındı. bir gün görmeyi beklediğimiz gruplar bir bir önümüzde görünmeye başladı. gruplar arttıkça, seçmek zorunda kaldık aralarından. en sevdiğimiz grupları eledik bir bir shift-delete'e kurban ederek.

    last.fm'le tanıştık bu dönemlere yakın bir zamanda. recommended artist diye bir bölümü vardı bu sitenin. "x'i sevmişsin, y'yi de seversin" minvalinde söylemlerle, müzik zevkimizi o raydan, bu raya çekiyordu o bölüm. o dönemlerde türkçe grupların hepsini "turkish" olarak tag'leme vebası last.fm'in türkçe kanadını kasıp kavuruyordu. insanlar türk grupları birbirinden ayıramıyordu, sanırım. en alakasız iki grup dahi birbirinin related artist'i olarak görünebiliyordu. sakin'le tanışıklığım, bu "turkish" band furyasının içinde oldu. albümlerini bulmam pek de zor olmadı, google'ın o her köşeye uzanmış kolları sayesinde. bu dönemlerde, indie, post-rock ikilisi üzerine yoğunlaşmıştım, janr olarak bir kapsam vermem gerekirse. sakin o sound'uyla iki eliyle sardı beni. post-rock, post-punk, indie, alternatif ne ararsam vardı sanki içinde. bir kutuydu sanki, elimi her attığımda beni eğlendirecek bir şeyler buluyordu. trende, otobüste, sobası yanmayan, kalorifersiz bir evde, ısıtma sistemi açılmamış bir yurtta her daim ısıtabildi sakin, o içten müziğiyle. o andan itibaren, aşağı yukarı her zaman yanımda oldu sakin. ta ki şu güne kadar.
  • "dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar."

    bütün sakin sakinlerini, canını sevdiğimin edip'ine ait olan bu metin üzerinde çalışmaya, üşenmeden düşünmeye davet ediyorum. bizim büyük çaresizliğimiz'i izleyip, eve gelip, hamur işleri'ni defalarca dinledikten sonra yine aynı şeyi düşündüm: dağılarak iyi bok yediniz oğlum. hakkımı helal etmiyorum size. çok ciddiyim. buradan son bir söz de sakin sakinlerinin ailesine, arkadaşlarına, dostlarına, konularına, komşularına, sevdiceklerine ve bilimum tanıyanlarına,

    bu herifler yeniden biraraya gelene kadar onlara tavır alın, arkanızı dönün, çirkin yüzünüzü gösterin, altlarından sandalyelerini çekin, tişörtlerinden içeriye buz atın filan... çok ciddiyim. sanırım bugün çok ciddiyim.
  • bunların aklına dağılma fikrini sokan kimse onun ben ta amına koyayım.
    birleşin be abiler, çok iyiydiniz.
  • çok şahane grup ismi.. benden önce kullananlar olması kötü..

    özsakin? hmm..