şükela:  tümü | bugün
  • az önce bitirdiğim yekta kopan'ın son öykü kitabı. önceki tüm öykü kitaplarını okumuş biri olarak bu kitabının insana yumruk attığını söyleyebilirim. ümitvarlığın azaldığı karanlığın bastığı öyküleri daha yoğundu bu kitapta. öykülerden birinin de adı olan herkes kadar mutsuz belki de yarattığı hissin özet cümlesi olabilir.
    kitabın kapağı da öykülerle oldukça uyumlu ve 'bulutlar açmadı mavi gök orda mı'* dedirtti.
  • en çok factotum hoşuma gitti. öyle içe sıça çekip gitmek istedigim icindir belki.
  • piyasada pek rağbet görmemiş yekta kopan kitabı.
    daha evvelki eserlerinin çoğunu okumuş ve çevreme okutmuş biri olarak bu kitabı boykot ediyorum.
    gerek can yayınları'nın adeta zorlama videolar çektirerek gözümüzdeki yekta kopan imajını bozması, onu bir propagandacıya dönüştürmesi, gerekse matbuu medyada gözümüze sokulması nedediyle protesto uyguluyorum.

    yekta kopan da umarım futbol takımı gibi sahiplendiği can yayınları ekibi ve yazarlarını bir kenara itip, kendi projelerine vakit ayırabilir.

    son olarak, yekta baba,

    önceki kitaplarını üç liraya, beş liraya d&r'da almayanı dövercesine satıyorlar reis, hak ettiğin bu mu senin?

    bence değil.
  • çok uzun sürede bitirebildiğim yekta kopan kitabı. yekta kopan'dan ilk defa "bir de baktım yoksun" kitabını okumuştum. o kitaptan sonra okuduğum yekta kopan kitaplarından haz alamadım. bu kitap da aynı şekilde. yekta kopanın entelektüel birikimine, okurluğuna filan bir diyeceğimiz yok elbette ama olmamış bu kitap. üzgünüm.
  • ben bu adamın kitabını okurken çok sevdiğim bir yemeği yiyormuş gibi keyif alıyorum, sözcükler o kadar güzel bir şekilde harmanlanıyor, cümleler öyle güzel akıp gidiyor ki, öyle güzel betimlemeleri var ki, ne anlattığından bağımsız olarak "oha ne güzel cümle" falan derken buluyorum kendimi. aile çay bahçesini okurken de böyle keyif almıştım, ama o kitaptaki hikayeden de keyif almıştım. bu kitaptaki hikayelere yakın hissedemedim kendimi, yine de okuması keyifli.