şükela:  tümü | bugün
  • sakiz hanim konakta oturur kahve demler, mahur bey de yanlış hatırlamazsam ud ya da kanun çalar.. bunlar birbirlerini sever.
  • mahur bey kanun, sakız hanım da kemençe çalıyormuş*
  • çocukluğumun geçtiği o eski mahallede
    ası boyalı ahşap eski bir evde otururlardı
    sakız hanımla mahur bey
    bembeyaz tenli bembeyaz saçlıydı sakız hanım
    zaten onun için sakız hanım derdik kendisine
    pamuk gibi elleriyle kemençe çalardı
    eşi mahur bey önce biraz nazlanır
    sonra oda kanunuyla eşlik ederdi sakız hanım'a
    beraber meşk ederlerdi
    yaz akşamlarında açılırdı perdeler
    yorgun ellerinden
    dökülürdü nağmeler
    2 yıl kadar oluyor önce kanun sustu o eski evde
    bir kaç ay sonra da kemençe
    ve ası boyalı ahşap evin perdeleri
    bir daha açılmamak üzere kapandı
    evin satılacağı söylentileri başlayınca gittim
    içeri girdiğimde eski bir koltuğun üstünde
    boynu bükük bir kanun
    ve kanunun göğsüne yaslanmış mahsun kemençeyi gördüm
    bizi rahatsız etmeyin der gibiydiler
    kıyamadım
    uzaklaştım
    mahur bey susunca kapandı perdeler
    sakız hanımla bitti o hüzünlü nağmeler
  • winampte sıra bu şarkıye gelince, sakiz hanim a olan özlem pek bi artar.yaşlılık günlerinin bu şekilde geçmesi dilenir
  • barış mançonun çoğu yerini şiir okur gibi seslendirdiği, insanı müthiş hüzünlendiren güzel şarkısının ismi.
  • insanın yüreğine bir karamsarlık çöker,yaşlılık düşlenir,hüzünlenilir.
    sakız hanım ile mahur bey'in boş koltukları hatırlanıp kederlenilir.
    böyledir işte..
  • baris manco'ya saygi albümünde sezen aksu'nun söyledigi, bugunlerde nereden bulsam da dinlesem diye dusundugum sarki.
  • huzur ve saadet aşılayan nefis şarkı. insan kendi yaşlılığının da böyle olmasını ister; sonunda biri* önce gitse de, kavuşacakları yerde de sonsuza dek mutlu mesut yaşayacaklarını bilmenin huzuruyla.

    barış manço yıllarca yüreğimize nakşetmiştir bu şarkıyı, sonrasında sezen aksu da başarılı bir yorum sergilemiştir. gerçi sezen şarkının konuşma kısımlarında ağzının içinde kocaman olan dili ile cümleleri kurmakta güçlük çeker ama şarkı kısımlarında kendini aşar ve yorumu ile şarkıya damgasını vurur.

    insan o perdeler hiç kapanmasın, boynu bükük kemençe his susmasın ister.
  • rahmetli barış manço'dan hikaye tadında dinlenebilen şarkıdır. sanki, ıspanağımı yemişim, biraz televizyon izleyip yatağıma girmişim de barış abi bana bu hikayeyi anlatıyor..

    ayrıca nedense bana namık kemal'i okuyor hissi verir bu şarkıyı dinlemek. garip bir hüzne sokar ruhumu, anlayamadığım, anlamlandıramadığım bir ruha..
  • sezen aksunun o kadar güzel sözler yazmasına, vurucu güftelere sahip olmasına rağmen böyle bir şiiri duygusuz, zoraki okuması ilginçtir.
    ama adeta ben söz yazarım ama sadece şarkı okurum demektedir. o vasat okumadan sonra insanın ciğerini söken, her duygusunu hissederek söylediği bölüm dehşettir.
    "yaz akşamlarında..."
    "mahur bey susunca..."

    ben ses sanatçısıyım demektedir adeta.