şükela:  tümü | bugün
  • çiğnenen sakız bir süre sonra anlamını kaybeder. önce elime alıp oynarım, dişlerim kamaşıncaya kadar bir müddet daha çiğnerim. atmayı akıl etmediğim için de her seferinde yutarım. söylenenlere göre yuttuğum sakızlar bağırsaklarda hala bekliyormuş.
  • şekeri giden sakızın hiç farkında olmadan boğazınızdan aşağıya doğru kayması (bkz: alışkanlık)*
  • okulda hoca derse girdiğinde veya önemli toplantılarda hapi yutmak durumunda kalmamak adına çiğnediğiniz sakızı çaktırmadan mideye indirmek. ayrıca, gece yatarken sakızınızı ağzınızdan çıkarmazsanız, uyandığınızda yatağa veya saçınıza yapışmamışsa, sakınızı yutmuşsunuzdur demektir.
  • bazen damaga yapistirilan sakizin farkinda olmadan bogazdan asagiya dogru kaymasi sonucu gerceklesen olay..
  • dedemin eskiden "bak yutarsan o sakız pipine yapışır işiyemessin" şeklindeki sıkı$larından dolayı, uzun süre boyunca yapmaktan oldukça korkmu$ olduğum eylem.
  • ürkütücü birşey..çiğnerken (cak cık cak cık)* bir bakarsınız yok..sonra sanki boğazınızda bişey kalmış hissine kapılınca "of ya yine yutmuşum" diye bir öfkeli nida atarsınız kendinizce sonra aşağı yukarı bir süre saptamaya çalışırsınız bu kez kaçıncı dakika da becerdim diye..etraftakilerin sizden sakın saklamalarına neden olur doğal olarak
  • cignenen sakizin arada yutaga dogru gitmesiyle sakizi yutma istegi olusmasidir.sakiz eger buyukse bu daha cok olur.birde eger sakiz cignenirken birseyler yenmisse sakiz sakizliktan cikar.bu daha cok yutma istegi uyandirir.
  • milan teknik direktörü ancelottinin yedikleri üçüncü golden sonra yaptığıdır.

    (bkz: 25 mayis 2005 milan liverpool cl finali)
  • ünlü bir sakız üreticisinin istanbuldaki fabrikasında gıda mühendisi olarak çalışan bir arkadaşımın ne olursa olsun sakın yapmayın dediği eylem.