şükela:  tümü | bugün soru sor
  • hamile olma durumunda da denilebiliniyor. süryanilerin siklikla kullandigi bu terimi anlamak zaman zaman zorluk çikartabiliyor.
    sanirim, biraz üstü kapali, indirect bir yakla$imla hitap edilen ki$iyi utandirmamak da var i$im içinde.

    - günaydin
    - günaydin yoksa sen sakliyor musun?
    - neyi sakliyor muyum?
    - çocuguuuu
    - yok hanfendi, ben neden sizin çocugunuzu saklayayim.
    - benimkini degil, kendininkini.
    - benim yok ki.
    - yani hamile misin?
    - estagrullllaa.....
  • bir insanin yapabilecegi en buyuk (veya salak?) hareketlerden biridir. tarihe, birakin tarihi kendi gecmi$inize baktiginizda kotu anilarin, kotu anlarin mutlaka bir yerlerinde katalizor olarak cikacaktir kar$iniza..

    $irketler, mali problemlerin cali$anlardan/yonetimden/cevreden saklanmasi yuzunden daha cabuk, daha kesin, daha geri donu$suz batarlar. evliliklerde, ili$kilerde, ho$a gitmeyen hadiselerin, problem adaylarinin "aman uzulmesin $imdi, kirmiyim" naif iyi niyetiyle, veya salak/paranoyak gozukmemek icin saklanmasi zaten kavga/gerginlik diye nitelendirdigimiz hadiselerin cogunun tek nedenidir.

    demek ki neymi$.. saklamamak lazimmi$..
  • ölen birisinin ardından hem nezaket hem vefa ile söylenen, kişinin bedenen yokoluşuna bir çeşit ruhi meydan okuyuşu da barındıran; ölmek kelimesi yerine geçerek kuıllanılan yerel tabir. (bkz: biz onu sakladık)
  • insanin icini kemiren,
    her an tetikte olunmasi gereken bir durum....
  • iliskilerin bitisinin baslangicidir bu eylem.

    ***

    once ufacik birseydir sakladiginiz/gizlediginiz. "aman, herseyi bilmese de olur" gibi tehlikeli bi bahanesi vardir bunun, ve bu bahane akliniza geldigi anda o geri donusu olmayan yola -tukenme yoluna- girmis olursunuz. gozunuzun takildigi bi kiz, dun tanisip bugun sinemaya gittiginiz bi cocuk, eski sevgilinin "yeniden sevgili olalim" mesaji, isimsiz gelen bir cicek gibi basit -soylense de bisey kaybettirmeyecek- seylerdir bu minik "giz" adaylari. soylense birsey kaybettirmeyecegini bilirsiniz, ama korkarsiniz (evet, aslinda korkudur herseyin baslangici ama saklamak olarak aldik artik, ne yapalim). belki gelebilecek tepkiden, belki hayatinizin her karesini ona veriyor olmaktan, belki heyecansiz kalmaktan, belki de hic alakasiz bir sebepten. gerekcesi ne olursa olsun, temeldeki duygu budur: korku.

    sonra yalan girer devreye. gizlenilen seyin ortaya cikmamasi icin soylenir bi tane, ve yine ufacik. zamanla -sevgiliden- yalana iliskin sorular gelir elbette. cevaplarinizla birlikte celiskiler, celiskilerle birlikte yeni sorular. girmissinizdir artik o donguye, cikisi olmayan -hep ayni yaricapi dolandiginiz- cembere. korktukca daha cok yalan soylersiniz, yalan soyledikce daha cok icine alir o bataklik sizi. dibe dogru, en dibe; artik hicbir yalanin sizi bir saniyeligine bile gun isigina, oksijene cikaramayacagi derinlige.

    burada devreye girer iste yeni asama: aldatmak. siginacaginiz baska biridir o kisi; her kimse artik, belki dun tanistiginiz biri, belki de eskiden beri cevrenizde olan biri. sizi o batakliktan cikaracagini sanirsiniz. andaki sevgilinizin artik en basa donmeyecegini bildiginiz icindir bu yeni baslangic arayisi. gizlediginiz yalanlarin icine cekersiniz potansiyel sevgili adayini. saklamanin ve yalanin tamamlayamadigi heyecaninizin bas aktoru yaparsiniz o'nu -tabi yine bi dolu yalanla bezediginiz- kendi dunyanizda. uzerinizdeki yeni ciplaklik arttikca yaklasirsiniz eskinin bitisine. artik batmissinizdir, ama siz yeni bir denizde cirilciplak yuzmeye basladiginizi sanirsiniz.

    ***

    dongu cok basittir yani: (korku) -> saklamak -> yalan -> aldatmak. cok karamsar, di mi.

    aslinda cozum de cok basittir: (korkmamak) saklamamak. ne kadar da iyimser, di mi.

    ***

    hayat basit (ama karmasik gibi duran) sorunlara basit cozumler sunuyor, gormesini bilmek lazim.
  • bir ana sığanı hayatının bütününe yaymak istemek. çok yakını biriktirmekle gözlemlendiğinde yığınlar oluşuyor altından kalkamadığınız.
  • bilineni göz önünden sakınmak.

    "erguvanları sakladığı gibi tüm bir senenin sadece birkaç hafta için… öyle saklıyorum kendimi.
    meşelerin sincapları sakladığı gibi değil… erguvanların sakladığı gibi sadece bir zaman için çiçeklerini.. öyle saklıyorum, gizliyorum kendimi…"
  • saklamak, yasaklamaktır aslında. tükenmesine tahammül edemeyeceğiniz kadar değerli ya da paylaşamayacağınız kadar özel olduğu için sakladığınız her şey başkalarına olduğu kadar size de yasaklanmıştır ve ne yazik ki hiç bir zaman tadına varıl(a)mayacaktır.
  • bazen herkes için içiniz kan ağlarken bile yüzünüzde yapmacık bir gülümsemeyle hiçbir şey olmamış gibi davranabilmeye çalışmak. maskenizi takıp acınızı, üzüntünüzü saklarsınız.