şükela:  tümü | bugün
  • sanatın tüm alanlarında, etkin bir konuma sahip,toplumun sanat kuramıyla ilgilenen tüm kesimlerine ulaşmayı ve ihtiyaçları karşılamada öncü bir kurum olmayı hedefleyen site.http://www.salakfilozof.com/

    sitenin ve aynı isimle yayınlanacak derginin sanat aktivisti mustafa güney hikayesini şöyle anlatıyor:''salak filozof ismini hayata geçirirken, ilk aklıma gelen soru; ‘bir projenin isimlendirilmesi yapılırken; belirlenmiş olan isim, o projenin hedef kitlesini, misyonunu ve vizyonunu etkiler mi?’ olmuştu.

    herhangi bir projeyi adlandırmak için temelde birkaç yöntem kullanılır.
    birincisi; o projenin alanıyla ilgili uygun isimler vermek.
    ikincisi; daha önce bir anlam ifade etmeyen bir ismi o proje aracılığıyla anlam katmak.
    üçüncüsü; daha önce tek başına ayrı anlamlara sahip iken proje sayesinde bir anlam kazanan isimler yaratmak.

    en çok kullanılan yöntem bana her zaman en basit, en kolaycı, en kestirmeci yöntem olarak gelmiştir. sanki o proje üzerine kafa yorulmamış, emek harcanmamış hissiyatı oluşur. çünkü etrafta herhangi bir projeyle ilgili o projeyi hatırlatan o kadar çok benzer, türdeş isimler dolaşır ki, bu tektipleşme aynı zamanda o projenin amaç ve hedeflerini de sanki gözler önüne serer. bu açıdan içinde ve çevresinde sanatla ilgili bir tanımlandırmaya gitmek, daha önce alınmış ve kullanılan isimlerin aynı olmamasına özen göstererek yeni birşeyler yakalamaya çalışmak kadar hazır lokma olamaz. bu açıdan başkasının ‘emek’i bizim ‘emek’imizden ne kadar farklı olacaktır. işte burada size şu şekilde bir cevap gelir ‘içerik’.

    weble ilgili ilk projemiz sanatkop'tu.
    sanatkop sitesi, türkiye'de sanat alanında neredeyse hiç üretim gösterilmediği zamanlarda internette kendine yer bulmuştu. bunu kimileriniz şu anda bir avantaj olarak görebilir ama bunu o zamanlar avantaj olarak gören birçok sitenin kısa bir zaman içinde ortadan kalktığını defalarca tanık olan biri olarak bu bakış açısını rahatlıkla red edebilirim.
    bundan neredeyse on yıl önce bile birinci yöntemi hemen devre dışı bıraktık ve sanatkop ismini yarattık. seçmiş olduğumuz ismin hiçbir anlamı yoktu. ‘kop’ ismini birçok takipçi kooperatifin kısaltması olarak ‘koop’ gibi okuyordu. fakat var olan haliyle türkiye’de bloglar dahil 1 milyon web sitesi içinde 5 bine girecek kadar ilerleme kaydetmişti. (bu noktada neden kapandı sorusu akla gelebilir. ki bunun cevabı açıktır. webin gelmiş olduğu noktada her sanatçının kendine ait bir web sitesi, hemen hemen herkesin kendini ifade ettiği bloglar oluştu. geçmişte zorlukla birşeyleri anlatmaya, kendini ifade etmeye çalışan sanatçılar için artık bu bir zorluk olmaktan çıktı. bu açıdan bu zorluğun kırılmasında kendince pay sahibi olan sanatkop'un ömrü de bu şekilde tamamlanmış oldu)
    sonuç itibariyle; onun bu noktaya gelmesinde seçmiş olduğumuz ismin hiçbir katkısı olmamıştır.
    doğru kurallar, hedefler belirleyip, doğru misyon ve vizyona sahip olursanız seçmiş olduğunuz ismin hiçbir önemi kalmaz.

    bu noktada şu akla gelebilir. “tamam, alanınla ilgili bir isim seçmedin. o alanı az çok hatırlatan bir isim de seçmedin. fakat bula bula popülist, post modernist bir isim mi buldun.”

    belki şu an herşey net değil. fakat ilerleyen süreçlerde derginin bir yazı kurulu, denetleme kurulu oluşacak. ki bu kurulların her biri kendi alanında üreten insanlardan oluşacak. bu kurullarla birlikte soru işaretinde kalan birçok sorunun cevabını ortak üreteceğiz. bunların hepsi oluştuğunda geriye sadece bana iki şey kalacak. birincisi, derginin çıkması için göstermiş olduğum amelelik. ikincisi isim. bu açıdan bende 20 yıllık bir anısı (geçmişi) olan bir ismi kullanma hakkı ve fikri cazip geldi.

    şu anda zaten halihazırda bir web sitemiz var. aynı eleştiri, aynı yol ve yöntem o zamanda dile gelmişti. şimdi neredeyse 1 yılını doldurmak üzere. web sitemizi ziyaret eden herhangi bir kullanıcı ‘sanat kuramı’yla ilgili kafasında herhangi bir soru işareti kalmadan sitede vakit geçirebilmektedir. gelmiş olduğu nokta da, insanların site ismiyle ilgilenecek ve kaygı duyacak bir durumdan çoktan çıktığını görmekteyiz. dergimizde bu açıdan zaman içinde yaratmış olduğu değerler ile bu soru işaretlerini ortadan kaldıracaktır.''