şükela:  tümü | bugün
90 entry daha
  • her zaman çok beğenir, çok severdim, frida'yla hayranlığım on kat artmıştı, kendisinin de harvey weinstein'in tacize uğrayan kurbanlarından biri olduğunu açıklayan son yazısıyla cesaretine ve kişiliğine olan hayranlığım daha da katlandı. çoğu kişinin, samimiyetle söylüyorum ki, kafasının basmadığı önemli bir noktayı tüm anlatımı içinde çok sade biçimde verebilmeyi başarmış salma hayek: çoğu kadının mevcut dünya düzeninde tacize karşı kendini konumlandırması, yüzyılların sistematik olarak ezilmişliği sonucunda, savaşmak değil en az zararla hayatta kalmaya çalışmak. new york times'da yazısının tamamına şuradan ulaşabilirsiniz: https://www.nytimes.com/…ayek-harvey-weinstein.html

    bu yazıdan aktarmak istediğim yer şurası: kadına yavaş yavaş yayılan ve kimi zaman sert, kimi zaman flörtöz tonda o kadar uzun süre mobbing yapmış ki, okurken daha içimin daraldığı az şey hatırlıyorum, en sonunda frida'nın çekimleri sırasında sinir krizi geçirmesine sebep olana kadar, hatta ondan sonra da devam etmiş mobbing'e, filmin başarısız olması için elinden geleni yaparak, kendi şirketinden çıkacak olsa bile.

    harvey weinstein is my monster too (harvey weinstein benim de canavarım) başlıklı yazısının sonunda şöyle diyor hayek, ki bu kadar güzel ifade edilebilirdi ancak:

    "ı am grateful for everyone who is listening to our experiences. ı hope that adding my voice to the chorus of those who are finally speaking out will shed light on why it is so difficult, and why so many of us have waited so long. men sexually harassed because they could. women are talking today because, in this new era, we finally can."

    uyarlaması şöyle: "deneyimlerimizi dinleyen herkese minnettarım. umarım ki sonunda açıkça konuşmaya başlayan bu kadınlar korosuna benim de sesimi eklemem, bu tür bir açıklamayı yapmanın neden bu kadar zor olduğunu ve neden çoğumuzun bu açıklamaları yapmak için bu kadar zaman beklediğini biraz olsun anlaşılır kılar. erkekler cinsel tacizde bulunabiliyorlardı, çünkü kısaca, bunu yapabiliyorlardı. bugün ise kadınlar bu konuda konuşabiliyorlar, çünkü bu yeni dönemde, nihayet bunu yapabiliyoruz."

    bütün yazının gerilimli tonu içinde, kendini ve haysiyetini korumak, tutkuyla yapmak istediği filmi yapabilmek için bu kadar savaşması çok duygulandırdı beni. ama bunun altında yatan, gözlerimi yaşartan esas neden, kadınların nasıl da sürekli kendilerinden şüphe duydukları ve yaptıkları işlerin iyi olduğunu, kendilerinin değerli olduğunu duymaya, onay almaya ihtiyaç duydukları. bu örüntü öyle yaygın, ve öyle sistematik ki, benliğimizin bir parçası olup sinsice bizlerle yaşıyor. başka bir yerde de yazdığım gibi, frida'da bahsettiği "kırılmamış -yara almamış-kalmak, bizi bir bütün yapmaz" sözüne de istinaden açıp yaralarını gösteriyor salma hayek, ve bu paylaşım da hem onu, hem bizleri iyileştiriyor, kırılmış yara almış olmayı normalleştirip yaralarımızı sarıyor. inatla frida filminin peşinden koşup eserine sahip çıkması, bu kadar zorluğa rağmen de başarılı olması inanılmaz bir hikaye, ve tam da bu sebeple, bu tutkusu, kararlılığı ve direnişi sebebiyle, hayek bu kadar iyi bir sanatçı.
  • şimdi tv'de izlediğim "here comes the boom" filminde kevin james le başrolü paylaşan güzel oyuncu.
7 entry daha