şükela:  tümü | bugün
  • ilerlemeli (2d) dark souls.

    ilk etapta ps4 olmak üzere tüm platformlara 2016'da çıkacak.

    aha bu da videosu: https://www.youtube.com/watch?v=u_054dujzce
  • steam'de çıkmış ve indirimde olan 2d dark souls oyunu denebilir kendisine.
  • acayip beğendiğim muhteşem bir oyun olmuş. atmosfer, zorluk, silah seçenekleri, upgradeler, bosslar müthiş. bu kadar az bilinmesi üzücü.
  • dark souls mekanikleri ve temasının 2d'ye başarılı bir şekilde uyarlanmasıyla oluşan güzel oyundur.

    müzikler, efektler, harita mekanikleri, yaratıklar, bosslar, silahlar, büyüler ve hatta covenantlar çok güzel işlenmiş. co-op oynaması da çok zevkli diye gördüm videolardan.

    derhal staff + black widow'lu hybrid mage builde koşmam gerektiğini anladım.

    ne yazık ki çevremde değil bu oyunu alan, adını sanını duyan neredeyse yok.
  • oyun derinliği ve karmaşası fazlasıyla yeterli. souls oyunu yokluğu olan bir dönemde çok iyi geldi. sadece hoşuma gitmeyen iki noktası var.

    oyunda kısayol açtıkça ve bölüm atladıktan sonra geçmiş bölümün haritasını göstermesi gerekiyor. dark souls'ta da harita yok ama orda bıraz ilerledikten sonra arkana bakıp manzaranın keyfini çıkarabiliyorsun. ve oyun 3d olduğu için satıcıların yerini vs. daha rahat hafızaya alabiliyorsun. ama bu oyunda bölümler kendi içinde heryer birbirine benzediği için 6 harita önceki yere gittiginde satıcıları bulmak zor oluyor. açtığın kısayolları görünce ancak hatırlıyorsun, geleceğin yere uzun yoldan gelmiş oluyorsun zaten. 2d oyunda bu hissiyatı verebilecek tek şey en azından geçmişe dönük haritalar.

    diğer nokta da silah çeşitliliği. özellik olarak yeterli ama hareket seti olarak yetersiz. ben dagger kullandım oyun boyu. beş sınıf var, bu gayet güzel ama sadece daggerın çeşitleri arasında özellikleri değişiyor. başka sınıf silaha geçmediğin sürece yeni silah hıssıyatı yok.

    bu iki konu dışında, rahatlıkla ("ng+" dahil) 60 saati aşan güzel bir deneyim sizi bekliyor.
  • "souls-like" türü oyunlar arasında (büyük stüdyoların geliştirdiği/dağıttığı oyunlar dahil ve ni oh hariç olmak kaydıyla) en beğendiğimdir.

    bu oyunun souls serisine benzetilmesinin sebebi zor olması değil. zira oyun aslında o kadar zor da değil. yalnızca verdiği "his". dark souls veya bloodborne oynayanlar bilirler. bu oyunların yarattığı bir hissiyat vardır. merak, rahatlama, devam etme isteği, acı ve hepsinden önemlisi eğlencedir bu hissiyat çoğu zaman. işte salt and sanctuary de gerçekten böyle bir oyun.

    neredeyse hiç sana yardımcı olmayan ve her şeyi kendi kendine, deneme yanılma yöntemiyle öğrenmeni isteyen oyun tasarımı: oynanıştan tutun itemların etkilerine, skill ve level sistemine, hangi tür düşmanın hangi ataklara ve taktiklere karşı zayıf, hangilerine karşı güçlü olduğuna kadar her şey sizi bir souls oyunu gibi öğrenmeye itecek.

    dolaylı anlatılan bir hikaye: hikayeye kim olduğunuzu bile bilmeden başlıyorsunuz. bir dakika içinde size bir görev veriliyor. bu görevi neden yaptığınızı öğrenmeden bir sahilde buluyorsunuz kendinizi. bunun ardından olay örgüsüne, bosslara, mekanlara ve bulunduğunuz yerin tarihine ilişkin bir şeyler öğrenmek istiyorsanız; bunu bilmecelerle konuşan karakterlerle sohbet ederek veya item ya da skill descriptionlarını okuyarak yapmak zorundasınız. tıpkı souls gibi.

    karmakarışık harita tasarımı: bu kötü bir şey değil. harita gizli itemlarla, gizli geçitlerle ve gizli (opsiyonel) bosslarla dolu ve bunların hepsini keşfetmek size kalmış durumda.her köşeyi didik didik aramak isteyeceksiniz ve bir gizli geçit bulduğunuzda, bir anda kendinizi nasıl haritanın bambaşka bir yerinde bulduğunuza hayret edeceksiniz.

    düşman tasarımı: hacım 90 küsür farklı tip düşman var ve hepsi tamamen kendine has. bosslar da buna dahil. daha ne diyeyim.

    salt and sanctuary souls serisinden aşina olduğumuz bu pek çok şeyi, oyun mantığının özüne dokunmadan 2d platformerlara has mekaniklerle birleştirmeyi başaran, size yalnızca new game ile (bi de bunun ng+'ı var) 20 saate yakın oyun zevki veren steamde vereceğiniz 30 lirayı sonuna kadar hak edecek bir oyun. oynayın, oynattırın. böyle başarılı indie stüdyoları da destekleyin.