şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: saliva)
  • salvia türleri, yani halk arasında adaçayı olarak bilinen bu türler, lamiaceae familyasına (ballıbabagiller) ait, dünya üzerinde oldukça fazla türe sahip bitkilerdir.
    adını latincede "iyi gelen, iyileştirici" anlamında kullanılan "salvare" den almaktadır. çeşitli ülkelerin halk tıplarında çok eskiden beri, çok farklı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. ayrıca bu bitki üzerinde oldukça fazla araştırma yapılmış ve bilimsel yayınlar, kitaplar çıkmıştır.
  • "cool" olmak için kullanılabilecek bi şey değildir. 10x 20x 40x 80x versiyonları vardır ve etkisindeyken 5-10 dakika arası halüsinatif etkilere maruz bırakabilir, o sırada bulunduğunuz ortamı, yanınızdaki insanları, kısacası gerçekliği unutabilirsiniz hatta bunun sonucu olarak bad trip de yaşayabilirsiniz. dikkatli olmak lazım
  • köpek bok yemekten vaz geçmez derler ya bende bir şeytana uyup epey bir süredir içinde bulunduğum karmaşıklığı aşabilmek için bir yolculuğa çıkmaya karar verdim. sunni mutluluklar dünyasına. tabii ki bel ağrılarımı bastırmak için içtiğim ilaçla birleşince beni kainatın en ucuna fırlatan bu "salvia" [bakınız şaman otu] normalde kullanıcılarına 10, 15 dakikalık yolculuk yada "trip" sunarken bana ışık hızında bi yarım saat hizmet etti. maşallah maşallah. önce kendimi şöyle bir kaç kulaç yukardan süzdüm. pek de fena sayılmazmışım canım. ama biraz daha yukarılara çıkınca gördüğüm; kendilerini jiletleyebilen, birisini bıçaklayabilen, sevdiklerinin yüzüne kezzap atabilen hatta onları öldürebilen pek değerli silah arkadaşlarım; bütün dünya acaba delirmiş mi diye kendime sormama neden oldu. buradaki ufak bi ayrıntı; cevabını bilmediğini bildiğim birisine soru sormamdı. sağ olsun keretayla bu aralar aramız çok iyi, terslemedi beni. ama bütün dünya aynı anda delirmiş olamaz bu işte kesin bi terslik vardı. öyleyse deli olan bendim. peki ya burası hastaların askercilik oynatan özel bi tımarhaneyse. yada burdan tam çıkarken yaa beepçim biz söylemeyi unuttuk sana t.c de askerlik iki kere yapılıyomuş şimdi söylemek aklımıza geldi deseler. şaşmam yani. neyse canım saçma sapan şeylerle çok değerli yolculuk süremizi doldurmamalıyız diyip biraz daha yükseldim. ve malum güzel ama yalnız ülkemizi gördüm. eskiden anlamazdım ecnebiler neden bizden bu kadar nefret ediyor diye. orta çağdaki savaşlar da bu kadar abartılmaz ki canım derdim. şimdiyse hafif burkuk bir tebessümle hak veriyorum gavurlara. ayrıyetten ekonomik kriz, iş bulabilecek miyim, nereye yerleşeyim gibi sorulara da takılmadan yolculuğa devam ettim. dünya gerçekten uzaydan çok güzel görünüyor. yaratan hakkaten çok şık bi tercih yapmış. güneş sistemi, merkür, uranüs vs... büyüklükleri ve aralarındaki mesafe.. beynim ne saçma sapan bilgilerle doluymuş.
    kaptanın seyir defteri. yıl a08-2096. çok özel bir görev için gittiğim beeptinepolis'den ucuza kapattığım zop-xleri beeptinegard da iki katına zokalıyıp kazandığım parayı orc soykırımını gerçekleştirmek için para toplayan gandalf'a göndereceğim.
    aman force'um. plazma jeneratörlerimde ansızın bir arıza çıktı. tamir etmem lazım. üzerindeki "bakımsız akü bakım talimatı" [ki bu gerçektir fotoğrafını çektim] anlaşılmayacak kadar askerce yazılmış ve yedek jeneratörler devreye girmeyecek kadar çok kaprisli. eğer bu arızayı gideremezsem anladığım kadarıyla kainatın sonuna kadar gitmem gerekecek. neden mi? çünkü uzay gemilerinin deniz gemileri gibi suyun içinde yön değiştirmesini sağlayacak dönüş tertibatı yok. ters yöndeki süper şarjır v tipi iyon motorlarının açılıp kapanması ile yön değiştirebiliyor. ki bu sistemin kontrolü olan plazma jeneratörlerim devre dışı. yani zıçtıh. neyse canım.. ne gerek var s.o.s sinyali göndermeye. bi daha ne zaman kainatın sonuna gitme fırsatı yakalayacağım ki. hem bu vesileyle kainatı da özümsemiş olurum. gerçi özümsenmiş kainatın kime ne faydası olur onu bilemem ama "enjoy your trip". dimi yani. aaaa şu yıldız bulutu aynı koyuna benziyor.. aaa bak buda şimendifere... eki eki eki... aaaaaa !!! şu yıldız da hiç tanımadığım birisine benziyor. evet evet aynen o. acaba ne yapıyordur ki.. aaa dünyaaaaa. diyip bi anda dünyaya ışınlandım. geri geldiğimde beni bekleyen şey tam bir kabusdu. yarım saat boyunca her şeyi teker teker hatırladım. askerdim, söğütteydim. beraber yaşamak istediğim insanlarda uzakta. yaşadığım tüm felaketler, hayal kırıklıkları, tanık olduğum tüm embesillikler bi anda saldırdı beynime. vıııyy. ama geçti. şu an o yıldızın bu güne kadar "amma da abartıyolar canım" dediğim duygunun "hiç bir tarif yanına bile yaklaşamıyormuş" hissine dönüşmesinin şokunu huzurlu bi uyuşukluğun eşliğinde, keyifsiz keyfinin en çok da karmaşasının tadını çıkarıyorum.
  • (bkz: #32225204)
  • youtube'dan izlediğim kadarıyla şu an için nefes yolu ile alınan en tehlikeli uyuşturucu. 3 dk'lık kafa için yapmayın etmeyin güzel kardeşlerim.
  • vapiano'da yenebilecek nefis bir makarna. adacayi, kurutulmus domates, beyaz peynir ve zeytinyagindan olusan bir sosla yapiliyor. biraz da kirmizi minik aci biberlerden attin mi tadindan yenmez. hastasiyim.
  • meskalini araştırırken bu bitki ile karşılaştım. hayat ne tuhaf, böyle güzel otlar ve kafalar filan.