şükela:  tümü | bugün
26 entry daha
  • ozur dilemis. ama burada hala savunanlari var. cidden turk yazilim camiasinin buyuk kismi onceden de yazdigim gibi circlejerking ustunden yuruyor bir daha gormus olduk bunu.
  • yasadigi sikinti durumu yakindan takip ettim.

    sureci turkiye standartlarinin uzerinde iyi bir sekilde yuruttu. amerikada bir sirkette boyle bir skandal oldugunda, ozur dileme suresi ile hisse senetlerinin gelecekteki degeri arasinda ters oranti olduguna dair bir yazi okumustum.

    bu tur sureclerde kisa sure sessiz kalip tepki hizli yayiliyorsa hemen ozur dileme ve sucu tamamen kabul etme yoluna gidilir. genelde yonetici pozisyonundan ayrilir(atdag sirketin ortagi oldugundan oyle bir durum olmaz)

    kaynak soranlar harvard business review kitapkarina goz atabilir
  • dört ay önce kendisinin varlığından haberdar değildim.
    uzun bir zamandır pyistanbul etkinlikleri düzenlemiş, türkiye'de bir çok istanbul dışı etkinliğe katılmış community tarafından tanınan sevilen bir kişi olmuş, yetmemiş prisync labs ile ilgi çekici bir formatla herkese ulaşmaya çalışmış, herkese bilgisayar mühendisliğinin eğlenceli bir şekilde kasıntı olmadan yapılacağını göstermiş.

    cebinden ve zamanından belki ailesinin ya da partnerinin zamanından çalarak bu etkinlikleri düzenlemiş, tabi komunitenin önünde giderken gençlik yıllarında katıldığı komünitelere vefa borcu olarak katlanan biri olarak tanıdım.

    ancak birileri bir yandan python komünitelerinde popi olmasını, diğer yandan prisync labs
    kanalını, ayrıca ortağı olduğu girişimin dünya çapında bir yere gelmesini ve 1.1 milyon dolarlık yatırım almasını çekememiş olmalı.

    bunlar bir yana dyson lyn şarlatanının ipliğini pazara çıkardı. bununla sadece prisync olarak değil yüksek bilgisayar mühendisi sıfatı ve ismiyle yer aldı. gazetecilikten nasibini almamış bazı yayınların ismini vermeden bir uzman olarak bahsetmesi ise kabul edilebilir değildi(sen dyson'ın yalanının ortaya çıktığını söylerken ismini vererek onun reklamını yapmaya devam ediyorsun. böyleleri isminin lekelenmesini hiç mi hiç umursamaz.) ama ülkemin mühendisini ise bir uzman diye haber yapıyorsun)

    ayrıca son günlerde prisync labs doğumgününü kutladı. sadece 20 kişi kabul edildi ama 100 kişi denilse yine dolardı. 80 kişide kalmazdı. bence bu meetup da yeni bir komünite olmaya aday. bundan sonra her hafta yapılacak denilse her hafta pyistanbul kadar kişi gider eminim.

    yani bütün bunların arkasında çekememezlik olduğuna eminim.

    sonuç olarak fikri sınai hakların ihlalinin cezai boyutu boyutu var ancak bunlar kamu davası olarak açılsa bile devlet şikayet olmadan harekete geçtiği istisnadır. daha çok işin tazminat yönü ağır basar. yani iki kişi arasındaki meselelerdir. işin linç boyutuna gelmesi, pyistanbul topluluğunun kendisini dışlaması(muhtemelen topluluğun kararı değil kendi isteği ile böyle bir açıklama yapıldı) olayın vehametinin ötesine geçmiş durumda. pyistanbul'a bu kararı aldıranın kendisi olduğunu düşünürsek bütün gayretiyle her bir toplantısında emeği olan kişi olarak komünitenin zarar görmemesini ve kişilerden bağımsız olmasını istediği açık.

    söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler
  • bir tane yerden bitme adam öyle bir gaza geldi ki, twitter da linç etmeye kalktı.

    adamı destekleyen kadar, "evet haklı olabilirsin ama üslubun yanlış" diyen de çıktı. gel gör ki öylesine gözlerini kapamış ki, yok "ama dan öncesi sayılmazmış", yok bilmem ne.

    bu işi bu olaydan bağımsız söylüyorum. bir hırsızlık olduğunu düşünelim. gerçek bir hırsızlık. ne yapıyoruz bu durumda? yargı yönlendirmesi yapıyoruz değil mi? bütün mahalle toplaşıp "puu allah belanı versin senin" diye şeytan taşlama yapmıyoruz.

    yapılacak şey belli. eleştirini yaparsın, gerekirse youtube a şikayet edersin. telif sahibi kimse ona da bildirirsin.

    burada bunu yazınca kraldan çok kralcı biz oluyoruz. halbuki sen samet'in bir yanlışını söylerken biz de sana senin başka bir yanlışını söylüyoruz.

    burayı saniye saniye takip ettiğini düşünüyorum. çünkü adam saplantılı. birazdan okur, twitter da da paylaşır:)

    son söz olarak tekrardan "yerden bitme" demek istiyorum. üç günlük, üç kuruşluk adamları pohpohlarsan havalanır, uçar sonra da gelir kafana sıçar.

    tanıma gelince:
    yukarıda bahsettiğim olayın baş rolü.

    samet'i bu olayla beraber tanıdım. olayı da an be an takip ettim.
    samet kesinlikle hatalı. zaten kendisi de geç de olsa kabul etti hatasını.

    benim kendisine kızdığım nokta, şu salak adamlara arkasına yaslanarak "bak nasıl da özür dilettim" dedirtmesidir.

    "siz kimsiniz yerden bitmeler? yargı siz misiniz, beni yargılıyorsunuz? beni en fazla eleştirebilirsiniz ama yargılama hakkı sizin değildir" diyememiştir.

    her neyse, kendi bileceği iştir.
3 entry daha