1. ne kadar yazabiliyorsa (yazdırılabiliyorsa) o kadar yazarlardan star gazetesi yazarı...

    11 mart 2007 pazar günkü tuncayı gözümüz gibi korumalıyız başlıklı yazısı, daha önce olan danıştay saldırısında hedefgösteren gazeteci zihniyetiyle yazılmış gibi...

    şu kısma dikkat:

    bir 'secret' dostla 'deep' sohbetimiz oldu. dedi ki; 'türkiye'yi kaosa sürükleyecek yeni teşebbüsler olabilir.' 'kimler üzerinden' diye soruya başlarken sözümü kesti: 'böyle bir eylemin hedeflerinden biri iktidar partisi olabilir, ama en az onun kadar önemli olan, bazı eski defterler de kapatılmak istenebilir...'

    herhalde bu secret dostla yapılan deep muhabbette bu eylemin kimin şahsına yapılacağı ve kim tarafından yapılacağıda kendisine açıklanmıştır, onuda yazsaydıda gazeteciliğinden şüphe etmeseydik...

    ve yazının sonunuda şöyle noktalıyor:

    bu ifadelerin önü, arkası da var. ürkütücü iddialardı. haliyle koru'nun bu yazısı geldi aklıma. izniyle, tavsiye cümlesini şu şekilde uyarlamak istiyorum: 'ben devletin yerinde olsam tuncay özkan'ı gözüm gibi korurdum.'

    buradan herkesi uyarıyorum

    diye bitiriyor yazısını...

    şimdi ne yapmak istediğini anlayamadığımız bu yazar açıkça bir tehditte mi bulunuyor, hedef mi gösteriyor yada çok insancıl olarak uyarıda mı bulunuyor...

    umarım sıradan ve olanak dışı bir zihinsel kurgudur...
  2. bazıları "secret" dostlarıyla "deep" sohbetler ederken "tehlikenin farkında mısınız" uyarısını görünce "ay çığırtkanlık yapıyorlar" diyen maymunlar nasıl hala kendilerine gelmiyorlar, anlamak mümkün değil. yoksa bu farkında olmamak değil de 'ihanet' mi?
  3. söz konusu yazısından sonra hangi "secret" dostla ne tip "deep" sohbetler yaptığının, o sohbetlerde başka hangi aydın ve gazetecilerin katlinin mevzu bahis olduğunun hesabını adalet karşısında vermesi gereken insan. tabii soran olursa!
  4. akp muhaliflerine muhalefet eden yazar...
  5. - onu kim öldürdü?
    - ergenekon çetesi

    - bunu kim yaptı?
    - asker destekli ergenekon

    - saldırılar ne zaman arttı?
    - 2002 den sonra (akp 2002 seçimleri kazandı ya, hükümeti yıkma adına bu saldırıların kaos ortamının yaratıldığına dair gönderme yapılıyor)

    - ergenekon un başı kim
    - asker

    - bu işte en iyi kim çalışıyor?
    - herşeyi emniyet çözdü vs... ne mit ne asker. emniyet olmasa bu iş olmazdı. zaten başbakana devamlı bilgi akışı sağlanıyor (burada kafamda bir ampul yanıyor. mit, asker bu kadar boklanırken, fettullah kıskacına alınmış emniyetin devamlı yüceltilmesi garip)

    herşeyin sorumlusu, asker, mit, laikçiler, atatürkçüler vs. akp, emniyet hep temiz. tabi bu arada kendisinin fettullah destekli bir medya grubunda çalışıyor olması da, tamamen tesadüf. olaylara bu şekilde objektif ve tarafsız bakmasında destek aldığı grubun çok büyük etkisi var.

    ayrıca akp hükümetine yapılan eleştirileri nedense üzerine alınıp, her seferinde cevap verme gereği duyuyor.
  6. röportajının tamamını okuyanda "ulan biraz yavaş gel" intibası bırakıyor -ki soruları soran da sonlara doğru çıldırmış sanırsam. açıklamalarının, emniyet istihbaratıyla diğer istihbaratlar arasındaki eski çekişmelerle ilgili hiçbir fikri olmayanlarda şok etkisi bırakacağı kesin ama ne diyoruz, sorgulamadan kabullenmemek gerek.

    "uyandırılan bu çeteler neden akp"yi yıkacak askeri bir darbenin ortamını sağlayamadılar peki?

    - emniyet istihbarat'ın bu süreçte çok organize çalışmasına bağlıyorum bunu ben. eğer emniyet olmasaydı, türkiye'de bir çok şey çok farklı gelişebilirdi. son dokuz yılda 35 bin kişi organize suç örgütleriyle yapılan operasyonların sonucunda çete faaliyetinden gözaltına alındı. bunlar fuhuş işinden organ ticaretine her işi yapıyorlar. çünkü ergenekon"un faaliyetlerini yürütebilmek için ciddi bir finansmana ihtiyacı var."

    "hizbullah ergenekon'un parçası mıdır?

    - evet. kesinlikle. o kullanıyor hizbullah'ı."

    "kim eğitti bu çocukları?

    - ergenekon…. bazen eğitenler emekli askerler çıkıyor. "

    "malatya katliamını ergenekon mu yaptı?

    - tabii… kesinlikle…"

    "cumhuriyet gazetesi"nin bombalanması, danıştay saldırısı, rahip santoro cinayeti, hrant dink suikastı, malatya misyoner katliamı, 2006"daki diyarbakır bombalaması, dağlıca saldırısından sonra bursa"daki kürt vatandaşların işyerlerine yönelik hadiseler…

    hepsi ergenekon'un işi mi?

    - evet… hepsi ergenekon'un operasyonudur."

    "genelkurmay başkanı org. büyükanıt 2008'de emekli oluyor. yerine kara kuvvetleri komutanı orgeneral ilker başbuğ geliyor. darbenin alt yapısını ve ortamını hazırlayıp, acaba onun döneminde böyle bir senaryoyu realize edebilir miyiz diye 2009'u düşünüyorlar. 30 ağustos 2008"den sonraki beş altı aylık bir hazırlık devresinden sonra 2009"da bir darbe planlıyorlar. ama onların uzun vadeli hedefi 2023'tür. 2023 yapılanması var bunların.

    2023 mü? ne anlamalıyım bundan?

    - cumhuriyet'in 100"üncü yıl dönümünde, bütün düşmanlardan ve hainlerden arınmış bir türkiye hedefi bu."

    ---

    yukarda belirtilenlerle aynı ülkede ve aşağı yukarı aynı vakitlerde:

    "emniyet yasin hayal'e neden dokunmuyor?"
    http://www.ntvmsnbc.com/news/436172.asp
  7. skyturk canlı yayınına bağlanıp, adını vermeden, ama, eksiksiz olarak tarif edip, tuncay özkan'ın da soruşturmaya "eklemlenmesi" gerektiğini söylemekte beis görmemiş gazeteci(?).

    buna karşılık tuncay özkan soruyor: "daha iddianamesi yayınlanmamış soruşturmanın gizli belgeleri şamil tayyar'da ne arıyor? soruşturmanın savcısı kendisinden neden şikayetçi olmuyor? soruşturmanın gizli belgeleriyle kitap yazan şamil tayyar'ın ergenekon'la ilişkisi ne?"
  8. "ergenekon'un önünü kesmek için kapatma davasını erkene aldılar" diye bir iddiada bulunarak zaman gazetesine manşet olmuş ergenekonfobik. ergenekonhobik te olabilir, bilmiyorum, gülüyorum sadece.

    ekleme: ben de seni seviyorum tayyarsevergil, kötülemeler feda olsun canımın içi.

şamil tayyar hakkında bilgi verin