şükela:  tümü | bugün
  • ramazan bayramında, tıpkı kamu personeli gibi 9 günlük tatil yapan bir birimdir.
  • (bkz: ekmen servis)
  • led tv'min sağ ve sol üstlerindeki led ışıkların sönmesi sebebiyle başvurduğum ve kısa süre içerisinde ekranı tamamen değiştiren teknik servistir. iyidir, hoştur, sıkıntı çıkarmamıştır.
  • sıfır aldığım buzdolabını 2 senedir tamir edemeyen, 10 günde bir bozulan ve beni defalarca zarara uğratan teknik servistir. hayal kırıklığıdır, mağdur edendir
  • salı günü öğlen saatlerinde verdiğim telefonumu istanbul' dan parça da getirtmelerine rağmen perşembe öğlen saatlerinde teslim eden servis. hızları takdire şayan.

    ancak telefonu aldığımın altıncı ayında bozulan kulaklığı tamir etmek için telefonu da berbarinde istemeleri anlamsızlığına bir son vermelerini istiyorum. yaklaşık bir senedir bu nedenle kulaklığı veremedim. (telefon arızalanıp servise verdiğimde kulaklık yanımda yoktu.)
  • 1. ankara'da bulut teknik adlı yer (incesu civarı) bunlardan birisidir. arıza için verdiğim dizüstünü, arkasında 0 (yazı ile "sıfır") vida ile geri vermiştir. 1 ay sonra farkettim, aynı yere 2 ay sonra yolum düştü; bu 3 ay içinde dizüstü bilgisayarlara servis vermeyi bırakmışlar. vidaları hiç yokmuş. bakalım bir daha ne zaman yolum düşecek o tarafa. 1 vida, 2 vida, 3 vida takmayı unutursun / kaybedersin anlarım da, arkadaş hepsi mi unutulur?

    2. bundan bir tane de necatibey'de var. başka bir dizüstünü verdim buraya. 1 hafta sonra "cihazınız hazır" diye mesaj geldi. kokmasın diye dolaba konulan yemeklerin üstüne çekilen ince şeffaf bir şeyle sarmışlar en açılmaz şekilde... "al bir dene, bakalım olmuş mu" falan hiç demiyorlar. neyse ki ben akıl ettim "dur bakalım, yapılmış mı arızası" diye zorla açtırdım kapladıkları naylon şeyi. tısss. aynı arıza devam ediyor; dersin hiç ellememişler! yarım saat daha bekledim yeni dosya açmaları için.

    işte böyle yerler bu servisler. belki --markadan bağımsız-- bütün teknik servisler böyledir, bilemedim.
  • vur derseniz öldüren bir servis. yer hollanda bu arada türkiye'ninkini bilemem. laptopu'u 1,5 sene önce almıştım ve ekranı açarken menteşesinde çatlak oluşuyor ve çatır çutur sesler çıkarıp yarılıyordu. okuldan gelirken çantamın içinde bıraktığım oluyordu ve çantada desteği yamuk olduğu için menteşenin kayarak açıldığını düşünüyorum. her neyse, baktım 2 sene garantisi var koştum aldığım yere. aradan 2 hafta geçti, gidip laptop'un kapağını açıp kapattım oldu mu diye. ardından evde devam incelerim diye alıp eve geldim. evde laptop'u bir açtım ekranda dil seçeneği gözüktü, beynimden vurulmuşa döndüm. oğlum menteşeyi değiştireceksiniz sadece yanına format mı attınız amk. içinde kişisel dosyalar ve matlab, rhino, office 2013 gibi bilimum programlar vardı lan. allahtan yedeklemiştim ne olur ne olmaz diye. tam küfür edecekken içeri babam girdi ve odanın lambasını yaktı. babama anlatırken durumu lambanın açılmasıyla gözüm webcam'ın üzerindeki folyoya takıldı. harbiden kapak mı değiştirdiler diye baktım, evet yepisyeni kapak duruyordu karşımda çiziksiz. biraz daha baktım klavye yenilenmiş, touchpad yenilenmiş, hatta batarya kısmı hariç 1-2 yerinde yamulma olan komple çerçevesi yenilenmiş. ağlamak üzereydim.

    sonra gözüm duvar kağıdında takıldı, o aynıydı. nasıl olur bu, format atılmış, tüm norton, evernote, chaton gibi sikko programlar tekrar yüklenilmiş ve duvar kağıdı yerinde duruyor. "ulan bunlar tamir ederken bilgisayarın amına koyup beni kandırmak için dışını yenileyip, arka planı da internetten bulup yüklemiş olmasınlar" diye sonradan taktırdığım 4gb ram yerinde mi diye baktım. yerindeydi. yetmedi açıp windows experience index hesaplattırdım, önceden 3,9 olan skor şimdi 5,9 olmuş. kafayı yemek üzereydim. neler oldu bilgisayarıma bilemiyordum.

    sonra salladım. bir menteşe yüzünden adamlar bir laptopu yenilemedikleri kalmış benim ettiğim derde bak. kısacası, memnun kalmak bir yana, garanti kapsamında bir kuruş almadan tamire verdiğin ürünü modifiye ediyorlar. teşekkürler samsung.
  • bana kalırsa ülkedeki en karaktersiz kişileri çalıştıran tamir yeri.

    koltukta uzanırken elden kayıp halıya düşen telefon kapanır. du bi şarja takayım belki düzelir diye saçma sapan bir fikirle şarja takılır telefon. yeşil ekran gelir. ahanda sıçtık bakışı atılır telefona. taksiti bitse yine iyidir ama o taksit...

    alındığı yere götürülür telefon ve oradan da en yakın tamir merkezi ankara da olduğu için kargolanır telefon. iki gün sonra telefon geri gelir. yanında bir not: "ekran iletim birimleri(soket) bağlantıları* hasar görmüş, kullanıcı (hatası) kaynaklı, ekran değişmesi gerekiyor" - "512 lira"

    yer mi bunu anadolu çocuğu? hemen eski teknosa çalışanı bir arkadaşı buldum. rica minnet bir tanıdığa gösterdi telefonu arkadaş ve hoppaala..

    telefonun tekrar çalışması toplamda 10 dk almış. o da civataları sökme/takma süresi. çocuk kapağı açıyor, o soket denilen zımbırtıları eliyle bastırıyor ve telefon tekrar çalışır hale geliyor.

    bu tamiri yapan kişi de bir samsung yetkili servisi. beş kuruş para almıyor. dükkanın önünde iki dal sigaraya fit oluyor.

    rezalet olarak başlığı bile açılabilirmiş aslında. gözünüz kapalı kesinlikle güvenmeyin samsung servisine. iki farklı yere gönderin.