şükela:  tümü | bugün
  • watanabe abimizin güzel kurgulu animesi, 26 bölüm olmasına rağmen hiçbir eksiği yok denilebilir. tüm zamanların en büyük samurai olan musashi den bile dem vuruluyor. jin,mugen ve fuu nun sunflower kokulu samurai nin izinden gidişini anlatıyor anime. işin enteresanı sunflower denilen bu çiçeğin kokulu olmamasıdır.

    başlangıçta biraz sıkıcı gibi gelse de ilerledikçe sizi saran sarmalayan bir anime bu, insanın mugen olup altı demirli terlik giyesi, jin-kun gibi kimono ile dolaşası geliyor. fuu nun güzelliğini ise anlatmaya gerek yok ancak en eglendigim bölüm aşırı yemek yediklerinde fuu nun şişman a dönüşmesi ve mugen "yorrraaaaa" biçiminde bağırarak dövüşmesidir. bu bagırtı biz anime severlerde "hoerrroooo zabimaru" etkisi oluşturmaktadır.

    26ncı bölüm bitince konu biraz havada kalıyor gibi görünse de aslında tam bitmesi gerektiği gibi bitiyor denilebilir.
  • kendisiyle cok gec tanistim. lakin dijiturk coskusuyla s'nek tvde gordugum ve direk torrentten indirip yandaslarima sevdirdigim anime. hastasiyiz.
  • ilk bölümden itibaren saran, son derece eğlenceli, izlediğim en iyi animelerden biri.
  • çizim ve müziğinin yanı sıra yönetmenin performansı ile de göz dolduran anime.*
  • nedendir bilinmez gayet güzel giderken *21nci bölümünde animasyon ve çizimlerde tam anlamıyla sıçan anime. aslında 22de kötü duruyor ama orda konseptle uyuşuvermiş en azından.
  • her ne kadar daha önce hakkında türlü kişilerden "eski japonyada hiphoplu çizgifilm... peeeh" yorumları duymuş olsam da, bizzat izledim ve kararımı verdim ki; muhteşem bir animedir. zevk renk tabii ki tartışılır ama "bunu seven bunu da sevdi" örneği açısından ve watanabe'den dolayı sanırım yine şahsen ben cowboy bebop'u ne kadar sevdiysem bunu da o kadar sevdim.

    özellikle belirtmek lazım, gerçek tadını almak için mkv'lerini çekiniz. öncelikle akıcı animasyon, detay vs. açısından, ayrıca da ingilizce altyazı ve orjinal japonca seslendirmesi tavsiyemdir, mugen'in ve jin'in karizması bozulmasın. ingilizce dublajı çok yapay ve mekanik olmuş, kötü ilk intiba yaratabilir; kesinlikle uzak durulmalı.

    ayrıca her bölümün sonundaki shiki no uta parçasına da özellikle değinmek lazım. zira bu şarkısına olan beğenim sonrasında araştırıp öğrendiğim üzere normalde gayet rnb ve jpop'çu olduğunu farkettiğim minmi hanım söylüyormuş ve diğer hiç bir şarkısının da bununla alakası yok ne yazık ki. amma velhasıl vokalde öyle güzel bir iniş çıkış var ki bu şarkıda ve sözler de o kadar güzel ki, etkilendim, duygusallaştım, her bölüm bitişinde "mata yo gaakareba owakare.." diye girdiğinde muhallebi gibi oluyor benim gibi pis metalci gazlı bünye bile.. işte o derecedir.
  • cowboy bebop'la benzerlikleri yadsinamayacak duzeyde olsa da, bu benzerliklerin zerre rahatsizlik yaratmadigi, buyuk zevkle izlenen anime.

    yine eglenceli ama acikli, acimasiz ama duygusal, her turlu karsit hissi verebilen bir seri yapmis shinichiro watanabe. seri guzel cizimler, sevilen** hatta kendine hayran birakan* karakterler, bu sefer buyuleyici olmasa da ilginc ve degisik olmayi becerebildigi icin basarili buldugum muzikleri ile tam anlamiyla dort dortluk. eglence unsuru acisindan ise izledigim watanabe serileri icinde*** en ust duzeyde olan seri bu. ciddi anlamda cok bolumde kahkahalarla guldugum yerler oldu. grafitici japonlar, absurd beyzbol bolumu, arkada agziyla muzik yapan bir yanciya sahip adamin oldugu bolum, mugen'in hashas tarlalarini atese verdigi bolum (cowboy bebop'ta da magic muhroomlarla ilgili bir bolum vardi hatirlarsaniz, watanabe hafiften takiliyor diye dusunuyorum bu olaylara) izlenip izlenip gulunesi parcalar. ote yandan jin'in basindan gecen ask macerasi, mugen'in gecmisini ogrendigimiz bolum ve serinin sonunu olusturan kombine 3lu ise tam tersi sekilde huzun dolu bolumler.

    bu leziz seriyi tam olarak anlatacak yazim gucune sahip biri degilim. o yuzden kendiniz izleyip gormelisiniz. bu seri bir cowboy bebop degil tabi ki ama o tarza yakin, size cok iyi zaman gecirtecek 26 bolum var onunuzde, sakin atlamayin.
  • izlediğim animeler arasında gerçekten önemli bir yere sahip olan aşmış seridir. genel olarak bakıldığında, edo dönemi'nin mükemmel tasvir edilmiş olması ve sengoku jidai sonrası japonya'ya hafiften hiphop sosu ilave edilerek aşmış bir atmosfer yaratılması gerçekten süperdir.

    ayrıca pek çok animenin aksine, adam gibi bir son kotarılabilmiş ve böylece ilk bölümden son bölüme kadar keyif alınabilecek bir anime ortaya çıkarılmıştır. izlenilmeli ve izletilmelidir.
  • edo döneminin kültür özellikleriyle hiphop ın çok güzel harmanlandığı anime
  • eşi benzeri olmayan çizim tekniği, karakterlerin kişilikleri-dramları, dialogların işlenişi ve tarihsel dokulama. mugen, jin ve fuu'... ne denilebilir ki dört dörtlük bir yol hikayesi. animelerde sıkça rastladığımız yalnızlık kavramının paylaşıma ve dostluğa dönüşmesini görürüz, iç acıtan dramların içinde tarihsel dönemin ve coğrafyanın dramına da şahit oluruz. elbette sadece dram değil, bu mükemmel üçlünün vurdum duymazlığı, serseriliği çoğu bölümde katılarak gülmenizi sağlayacak. özellike çulsuz olmaları ve doymak bilmez iştahları ayrı bir olay. edo döneminin geçiş sürecinde dış dünya ile bağlantı çok iyi işlenmiş, klasik japon halk müziği ile modern müziklerin harmanlanması ilginç bir atmosfer yaratıyor.
    özellikle 8. bölümde ki *big!* nagamichi ve kankilerinin jin üzerine dialoğuna diyecek söz bulamıyorum. toxicworld'un harika çevirisi ile ...

    --- spoiler ---
    fuu - bu yüzdenmi samuraylara rastgele saldırıyorsun ?
    nagamichi- herkese değil! onun edoda nadir bulunan bir gözlük taktığını biliyorum. ve onun ismi...
    vokal - *jin!*
    fuu - huh!?
    nagamichi- evet, jin.
    vokal - *jivi jinnn!*
    fuu - ahh evet evet, umarım onu bulursun...*
    vokal - *jivi jivi jiiinn!*
    fuu - oo, çok geç olmuş artık eve gitmeliyim
    nagamichi- tamam! yarın yine burada bekleyeceğim!
    fuu - *fiti fiti**
    --- spoiler ---