şükela:  tümü | bugün
90 entry daha
  • bu sehir ile ilgili ben ve benim gibi 80lerde cocuk olanlar icin akla ilk gelenler;

    (bkz: san francisco sokaklari)*
    (bkz: karl malden)*
    (bkz: michael douglas)*
    (bkz: yokus)
  • abd'nin batisindaki kaliforniya eyaletinde bir sehir. kozmopolitanligin dibine vurmus bu guzeller guzeli sahil sehri bir sehirden ote kucuk bir dunya gibidir. abd sehirleri icinde istanbul'a olan benzerligi ile dikkat ceker. ayrica gaylerin baskenti olarak da bilinir. baslica komsu sehirleri san jose, stockton ve sacramento'dur. los angeles'a otobusle 7 saat mesafededir. guzelliginin hakkini istediginden olsa gerek cok pahali bir sehirdir.. gibi genel tanimlari verdikten sonra sehri inceleyebiliriz.

    nasil gidilir;

    ben iskence cekerim, ucuz olsun yeter diyorsaniz abd icinde hemen her yerden greyhound otobus firmasiyla gidebilirsiniz. ucuz olsun ama azicik da rahat edeyim diyorsaniz bir alternatifi de shuttle'dir fakat sadece los angeles'tan gitmeye kalkisirsaniz var bu. ayni fiyat, minibus gibi bir arac ama en azindan kimin bindigi belli. tek kotu yani gunde bir kere oglen 12.30 civari sefer olmasidir, bir gununuz yolda gecer. shuttle sizi sehir merkezine kadar goturur.
    cok uzak yerden gidiyorum, otobus olmaz bana derseniz tek alternatifimiz ucak oluyor haliyle. havaalaninda merkeze nasil gelecegiz? taksiye binmek gibi bir akilsizlik tabi ki yapmiyoruz. shuttle ayarlamak da muhtemelen kolaydir ama bunlara hic gerek yok zira sehirici ulasim cok gelismistir. bart denilen yeralti metrosuna biniyorsunuz, 45 dakika icinde istediginiz yere gidiyorsunuz. ordan sonra otobuse binmek vaciptir, cok esyaniz varsa taksiye de binebilirsiniz. bart havaalanindan merkeze, tek sefer 5 dolardir. kopruyu gecmeyen sehirici otobus de 1.25 dolardir. bu sehirde arabaya kesinlikle ihtiyac duymazsiniz.

    nerde kalinir;

    guvenilir, temiz, guleryuzlu, merkezi ve ucuz bir hostelde elbetteki. pacific tradewinds tam da aranilan yerdir. ev gibi huzur doludur. calisanlari hostelde yasar. mutfagi, banyosu, tuvaleti hep tertemizdir. ucretsiz internet erisimi vardir. tam techisatli mutfagi olmasinin yaninda sizin bulasiklarinizi bile yikarlar. su linkten websitelerine ulasilabilir; http://www.sanfranciscohostel.org/ . adresi de soyledir; sacramento st uzerinde, kearny st ve montgomery st arasindadir. lakin tabela namina kapiya astiklari sey haddinden fazla kucuk oldugu icin cadde uzerinde 5 tur atip yine de bulamayip aglamaya baslamak olasidir. gerek yok, hemen umitsizlige kapilmayin. bir kere kendisi sacramento uzerinde kuzeye yururken sag taraftadir, bunu bilelim. beyaz, demirli bir kapisi vardir. azicik dikkatli bakarsaniz duvara goreceksiniz, korkmayin. benim kalma yeri olarak siddetle tavsiyem bu olmasina ragmen diger alternatifleri de veriyorum;
    usa hostels san francisco. bu da downtown bolgesinde bir hostel, abd icinde 2 subesi daha var. biri hollywood'da digeri de las vegas'ta. kalmadigim icin temizlik gibi konulari bilemiyorum ama o da ucuz bir hostel. konum olarak digeri kadar guvenli bir bolge olmayabilir, bunu da downtown'larin hep evsizler tarafindan isgal edildigini gormeme bagliyorum. daha buyuk bir hosteldir, daha cok bilinir.
    bir digeri hostelling international san francisco'dur. hi'lar genelde daha pahali oluyor ama diger hostellere gore daha kaliteli oluyor. genellememek lazimmis zira pacific tradewinds ekibi hi sf'nun cok pis ve yerinin kotu oldugunu vurguladi.
    illa baska yerler de vardir ama soylemeye gerek yok bunlar en olasi yerler, yeterli.

    nerelere gidilsin;

    caddeler:
    financial area butun is merkezlerinin toplandigi yerdir. upuzun binalar, hemen hemen butun bankalarin subeleri, nispeten pahali restoranlar burda bulunur. gorulecek pek bir seyi yoktur ama cok bir merkezde oldugu icin istemeseniz de o caddelerde yuruyeceksiniz. china town'u butun dunyadaki china town'lar arasinda en buyugu ve en eskisidir. bu bolgede ucuz ve cok leziz sushi yenebilir. alisveris etmelik cok dukkan vardir, gozunuz donebilir birbirinden ilginc cin mallarini gorunce ama cok heveslenmeyin genelde pahalidir. ayrica cok celiskili fiyatlara sahiptir bu bolge. ayni mali birbirinden bir blok otede duran iki magazada biri digerinin yarisi fiyatina bulabilirsiniz. o yuzden tavsiyem magaza boyle "ben tekim, cok ozelim, benden baska yok buralarda" diye bagirmadigi surece bir seyi cok begendiyseniz diger magazalara da bakip ondan sonra almanizdir. zira cok klasik cin mallarinin cok ucuza bulunabildigi kocaman bir magaza mevcuttur, orayi yagmalabilirsiniz. north beach taraflarinda little italy denen yer bulunur. burda birbirinden harika restoranlarda tahmin edilecegi uzere italyan yemekleri yemek vaciptir, farzdir hatta sevaptir. fiyatlar normallerin ustunde gelebilir ama denemekte fayda var cok guzel pidemsi bir seyleri var bunlarin. cafe-bar tarzi yerler de bolca bulunur. canli muzik, karaoke, club... yine bu bolgede dunyaca unlu lombard street vardir. neden unluymus peki burasi dersek, dunyanin en kivrimli caddesi olur kendisi. boyle kimil kimil, kivrim kivrim. arabalar 5km/h ile ancak inebiliyorlar. siz de yanlardaki merdivenlerden kacla inip cikarsaniz artik.. tamam, caddeyi gorduk, basimiz goge erdi, pardon fotograf cektirecegiz onunde ondan sonra basimiz goge erecek. bir sonraki durak fishermans wharf. tekne turlarinin, iskelelerin vs bulundugu bolge. cok leziz balik yemek mumkun. bizim ortakoy kumpircileri gibi yan yana duran deniz mahsulleri restoranimsilar var, illa ki denensin artik ne seviyorsaniz denize dair derim. pier 43 ve pier 39 guzeldir boyle magazalar, oyun yerleri, cafeler bulunur. pier 39'dan deniz aslanlari izlenebilir. boyle kucucuk koy gibi bir yere doldurmuslar deniz aslanlarini, turist yeri olmus. dunyaca unlu bir baska cadde haight assbury. gerci buna cadde demek olmaz, ikisinin kesisimi iste. neden unlu; zamaninin cicek cocuklari burayi mesken tutmus ve hippi bolgesi ilan edilmis. simdilerde o hippi ruhundan eser kalmadigi yonunde gorusler cok artmis, katilirim zira burasi da bir turist bolgesi halinde. magazalarda fiyatlar ucmus durumda. bir tane 2. el magaza var, ilgililerine, kiyafet satiyorlar, kadin-erkek. oldukca buyuk, e fiyatlar da super. haight cok uzun bir cadde olmasina ragmen asil gidip gorulesi yer dedigim kesisimdir. burdan hemen castro'ya atliyoruz. yakinlar zaten, yurunebilir. castro gay bolgesidir. cok asiri bir atraksiyon yok gibi gorunse de olay cadde uzerinde konuslanmis dukkanlarda, magazalarda biter. her sey gay icin vardir. masaj salonlarindan film kiralama dukkanlarina kadar.. kadin kismisinin bu bolgeye cok yakisikli erkekler varmis, gidip gorelim demesi bir seyler elde edebilmek adina fazlasiyla gereksiz kacacaktir. o yuzden efendi efendi gidilsin, caddede yurunsun, kimsenin huzuru kacirilmadan geri donulsun. bir sonraki durak mission district. burda ne gibi bir atraksiyon var ben cozemedim, 2. el, en ucuz, herbir seyi bulabilmek haricinde. cadde uzeri magazalar, nispeten guvensiz bir bolge, 3lu 5li gruplar halinde gezen latin bebeler.. ama ucuz cidden!

    park ve bahceler:
    golden gate park kocaman olmakla birlikte icinde de pek cok eglence barindirir. kucuk kucuk bir suru bahce, yemyesil, tertemiz.. cok vaktiniz varsa butun bir gun gecirilebilir ama vakit darligi varsa en cok gidilsin denilen yerlerden birisi japanese tea garden'dir. girisi 4 dolar, kucucuk bir bahce, icerde ne aradiginiza gore aldiginiz keyif de degisir. iceri girmisken caylardan birini icip de deneyin bari. bu bahcenin hemen yaninda deyoung museum diye bir muze var. ilgililerine; http://www.deyoungmuseum.org/ adresini de veririm. neyse sonuc olarak bu park icinde aktivite cok. bir de haight st'e giderken buena vista park var. kopek falan gezdirmeye gidiyor insanlar buraya ya da merdiven cikalim spor olsun, dogaya da karisalim diyorlar. kafa dinlemelik, yatip uyumalik.. golden gate park'in batisinda ocean beach var. cok ahim sahim diyemem, nerde akdeniz sahilleri nerde ocean beach.. ama iste bir fark var; adam okyanus. suyu hep cok soguk oldugundan burda insanlar yuzmek haricinde her turlu isi yapiyorlar. gerci bizdeki gibi kumda futbol oynayalim durumu yok, onun yerine amerikan futbolu oynuyorlar, frizbi olsun yok efendim ucurtma ucurmak olsun oyle bir takim eglencelikler. tabi kosmak, atlamak, ziplamak gibi bas aktiviteleri es gecmiyoruz. ayagim okyanusa degmedi demeyeyim diyenlere.. upuzun kocaman sahil, sen de kos..

    manzaraliklar:
    iki cok sahane yer soylemek istiyorum manzara gormek isteyenlere. hatta istemeyenlere de.. simdi bu sehir cidden cok guzel, o yuzden onu boyle dagdan tepeden, karsidan falan gormek insanin boyle icini isitiveriyor. tepeden gorelim, hem gunduz halini hem gece halini gorelim, nasil mi; twin peaks denen yere daha gunes batmadan ama batmaya yakin gibi gidelim. o gunesi orda bir batiralim, rengine, durusuna, gidisine hayran olalim.. fotograf cekelim, sehri izleyelim, huzunlenelim ama gulup eglenelim de gunes batinca sehrin isiklari yansin, bir de gece gorelim, ne guzel parliyor diyelim, gozumuz kamassin, gitmek istemeyelim ama alemlere akmak vakti gelmis olsun, seni cok sevdim twin peaks diyerek ayrilalim ordan. tamam, ilk gorev tamamlandi. simdi bir de karsidan gorelim sehri. treasure island bay bridge'in ortasinda, oakland-san francisco arasinda, san francisco ya bagli, zamaninda denizcilerin kendine mesken ettigi, tatil koyu kivaminda, sessiz mi sessiz, bir o kadar da guvenli, huzur dolu bir yer. buraya otobus gidiyor, o yuzden ulasim sorunu yok. tabi ben twin peaks'e gidilsin diye anlattim ama tepeye cikan bir otobus olmadigini soylemedim, neden, gitmezsiniz diye.. buraya azimle tirmanan insanlar var, o zor is, ya otobusle dibine gider sonra taksi tutarsiniz ya otostop sansinizi denersiniz ya da arabali bir arkadas edinirsiniz, o sizi goturur.

    sanat yok mu:
    var, olmaz olur mu. sehrin kendisi "ben san'at'im" diye bagiriyor zaten. yok ben muzede gormek istiyorum sanat neymis diyorsaniz, museum of modern art'a (bkz: moma sf) goz atabilirsiniz. 5 katli oldukca buyuk bir muze. sanirim carsambalari kapali, diger gunler normal isleyiste. ogrenci indirimi var. ilk 2 kati sabit sergiler, ust katlar degisiyor. bir de asian art museum var. simdi bu sehirde cok asyali oldugu icin bu muze de ilginc olabilir, bilmiyorum.

    baska nereye gidilecek:
    alcatraz island'a pier 33'den tur var. gece turlari biraz daha pahali ama yola gunduz cikip gece dondugunuz icin yine 2 rengi karistirmis oluyorsunuz. bir de olani biteni anlatan insan var tepenizde, iyi yani. vapur, gemi, tekne, motor neyse iste o goturdukleri alet, onunla 25 dk kadar yakin mesafe sehre. her yerden gorunuyor zaten sehirde. ilginc bir yer, hapishane falan..oyle.
    union square cok merkezi bir yerde. en guzel yeni yil zamani oluyor diyorlar, kocaman bir cam agaci, isil isil.. bir meydan, etrafi magazalarla cevrili, sokak muzisyenleri eksik olmayan her daim islek kalabalik bir yer. ogle tatilinde is amcalariyla dolar, arada tek tuk kadina rastlamak da mumkundur.
    iki cable car hatti vardir. powell-hyde ve powell-mason. illaki bir kere binilsindir, tek yon 5 dolardir. powell-hyde hatti yuksek hat oldugundan daha guzel manzara gorulebilir.
    golden gate bridge hakikaten de cok buyuk bir koprudur. direkleri hemen hemen sehrin her yerinden gorulebilir. uzerinde yuruyup sehri seyretmek oldukca yerinde bir hareket olacaktir.

    bar-club isi:
    simdi bu sehirde bir gay club'a gitmeden donulmemesi gerekir. o insanlarin nasil eglendigini, ne sekilde parti yaptigini gormek, ufku genisletmek lazimdir. zira hayatiniz boyunca boyle bir gosteriye baska yerde sahit olamayabilirsiniz. castro bolgesinde cok iyi club'ler mevcuttur ama orasi uzak, ben daha merkezde isterim derseniz oralarda da mevcut. en buyuk ve bilindik club'larindan biri ruby skye'dir. bu adamlara internet sitesi uzerinden uye olup sovlara, partilere davetiye kazanmak, yaninizda bir de +1 goturmek mumkundur. icinin mimarisi cok guzel, cok siktir. aslinda genel olarak barlar, klupler namina konusmak gerekirse, nerede olursaniz olun inanilmaz bir rahatlik hissedersiniz. kimse yadirgamaz, acaip acaip uzayli gormus edasiyla bakmaz, rahatsiz etmez, goz hapsine almaz. o yuzden tek basina da cikacak olsan korkma, cik, bir seycik olmaz.

    cok uzun oldu ben hala ne yaziyorum bilmiyorum. biraksan bi 10 sayfa daha anlatirim ben bu sehri. istanbul'dan sonra insanin sevebilecegini hissettigi bir baska sehir daha cikmasi karsisina heyecan yaratiyor, ne diyeyim. havasi dengesiz olmasina ragmen mis gibi, tertemiz kokuyor. yollar dag-tepeden gecilmese de, inip cikmasi adami oldurse de, zengin sehri dense de, insanin kendini kaptirmasi, surda yasasam bir kac sene demesi isten bile degil.. oyle guzel bir yer iste..

    bir de son olarak; (bkz: the cheesecake factory) demek istiyorum.

    haydi kullanma kilavuzunuz hayirli ugurlu olsun, kazasiz belasiz, bol eglenceli geziler dilerim...
  • istanbulu o derecede andiran bi sehirdir ki istanbulun baslica simgelerini kendisinde bir degisini icerir .

    alcatraz - kiz kulesi (ikisinin de hapishane gorevi gormuslugu vardir, ikiside adadir ,artik turistliktir. birinde azili mahkumlar zamaninda kalmistir digerinde prenses )

    coit tower - galata kulesi ( ikisininde cok guzel manzarasi vardir sehir ayaklarinin altindadir , mimari olarak benzerdir )

    the bay bridge,golden state - bogaz koprusu , galata koprusu

    twin peaks - camlica tepesi

    angel island - buyuk ada ( 4 tarafi denizle cevrilidir ,yanindaki adalarla istanbuldaki adalar gorunumu olusturular. )

    turk street - tarla basi ( ikisinde de zenci vardir , esrar satilir .)

    fishermans wharf - eminonu ( ikisinde de yeterince balik, balik kokusu, birde kalabalik vardir , biri un yapmistir digeri hala eminonumuzdur. )

    sonuc olarak bunlari eslestirebilmisimdir belki hayal gucum yuksektir belki gercekten benziyodur kim bilir belkide istanbulu ozlemisimdir .

    unutmadan, ikiside ozgurluklerin sehridir .
  • gecirdigim 6 ay zarfinda omrum boyunca goremiyecegim kadar escinseli gordugum sehirdir. ancak halk onlara oldukca hos gorulu yaklasir. sehrin meshur sis olayi haftanin 3-4 gunu sabah saatlerinde sehrin pier kisminda yani golden gate'in oldugu bolgede gorulur. asil sis bahar aylarinda daly city'de olur. sokaklarda gercek manada zombi gormus gibi olursunuz, zira evsizler olayin bokunu cikartmislardir. metrekareye 6-7 tane homeless duser. amerikanin, hatta california'nin bile en zengin bolgesidir. borsa, liman, silikon vadisi buranin ekonomisini besler. kuzeyde kalan napa'ya sarap tatma turlari duzenlenir, sarabi cok meshurdur. geceleyin bay bridge'den sehre girirkenki siluet amerikan ruyasinin anlamini insana gosterir. san francisco'nun degeri amerikanin diger sehirlerine gidince daha cok anlasilir. orasi anlatmakla tarif edilmez zaten. insallah herkes gorme firsatina kavusur en az bir kez. istanbul'dan sonra dunyanin en guzel sehridir. ruyadir, ozlettirir.
  • (bkz: sevgiliyi ozlemek)

    kimileri abd'nin en avrupai sehri der san francisco icin.. ne baz alinarak soylenir bu bilmem, benim havasini soludugum bes sene sonucunda diyebilecegim abd'nin en kozmopolit sehirlerinden biri oldugu san francisco'nun. bu acidan belki de en amerikali sehri abd'nin. san francisco ne bir istanbul, ne bir paris'tir; oyle cok albenisi yoktur ilk bakista, bircok amerikan kentinde de bulunabilecek gokdelenli silueti disinda. san francisco'nun tadini valencia'da latinolarla dans ederken, cin mahallesinde ucubik marketlerden alisveris yaparken alirsiniz; castro'daki halloween gecidinde ezilme tehlikesine karsin kostum esinizi buldugunuzda fotograf cektirme telasesine girdiginizde, ino sushi'de o'toro ile toro'nun farkini kesfettiginizde, house of nanking'de hayatinizin en lezzetli cin yemegini yediginizde.. her daim after party bulabildiginizde, gec saatlerde mideniz kazindiginda taqueria cancun'dan dilli tacos yemeye firsat bulabildiginizde.. bu sehrin ozelligi her telden caliyor olmasi, o yuzden herkes tutunabilecek bir yerini buluyor bu sehrin, kendisine o yuzden hayran birakiyor belki de.. ve ardindan gelen bir paris bile ozlemini dindiremiyor..

    bir dip not: san francisco, gay sozcugunu bugunku anlamiyla litariture kazandirmis sehirdir ayrica. gay, 50'li sinema yapimlarinin pek cogunda da gozlemlenebilecegi uzere, mutlu, tasasiz anlamina gelen bir kelimeydi bundan yillar oncesinde. ta ki san francisco'lu escinseller birbirlerini teshir etmeden (eskiden san francisco bu derece "gay friendly" degildi muhtemel) tesbit edebilmeleri icin bu kod adi kullanmaya baslayana kadar. gay bar, gay neigborhood derken gay ismi bu kavrama yapisip kalir..
  • bu şehirdeki sisin insanları buraya aşık etmek için yapay olarak hazırlandığından kuşkulanıyorum, zaten ayılıp bayılınacak kadar güzel bir şehir, insanın dibi düşüyor, bir de ordan bir sis iniyor manzaraya, ben vuruldum, hareket edemiyorum size ayak bağı oluyorum beni bırakın siz gidin diye kendini yere atanlar falan oluyor.

    bir de akla lalena'yı getirir.
    "san francisco'ya giderken olmasa da.."
  • amerika'da çok güzel bir italyan şehri. sahil şeridinde ve iskelesinde tamamen italyan restoranları hakim. bir de ghirardelli çikolataları var ki, aman tanrım. avrupa şehirlerine en benzeyen amerikan şehridir herhalde.
  • amerika'daki cogu yerden kalite olarak kat kat ustun olan , gidip gorulmesi gereken sehir.
863 entry daha

hesabın var mı? giriş yap