şükela:  tümü | bugün
  • ankara da guzel iskender ve islama kofte yiyebileceginiz bir mekan. http://www.saniskender.net/
  • duvarlarında eski ankara fotoğrafları olan, sevimli de bir baş garsonu olan, bence ankaradaki uludağ iskenderden daha başarılı iskender yapan bir yer...
  • açık ara ankara'daki en iyi iskenderi yapmaktadır. buna rağmen bir türlü, uludağ, hd iskender gibi yerlerin popülaritesine ulaşamamasını hayretle karşılamaktayım.
  • üzülerek söylüyorum ki, hd iskender gibi mikrodalga işine onlar da girmiş.
  • nasıl bir yağ kullanıyorlarsa artık, o kızgın yağ etlerin ve pidelerin üzerinde gezdirildikten sonra metamorfoz geçiriyor iskender. tatsız tuzsuz bir şeyken bir efsane oluyor. eskiden çikolata bağımlılığım vardı, o bitti şimdi beyti'ye, iskender'e falan sarıyorum. bir çikolata bağımlısı için milka, lindt, cadburry falan neyse bu adamlar da iskender meraklısı için o, bir deneyin.
    en kısa zamanda yine uğramak gerek.
  • kötü iskenderci. yağı baskın, mikrodalgadan çıkmış bir yemek getiriyorlar ki ağızda kalan tek tat yağ ve midedeki rahatsızlıktan gelen ne olursa.

    gurme olsam 10 üzerinden 1,5 verirdim ki 0,5 neden gelir, henüz bilemiyorum, vicdan olmalı.
  • ankarada yenebilecek en kötü künefeyi yapan mekan. peynir olarak bildiğiniz kaşar peynir kullanıyorlar galiba, hem de o kadar şerbetin, kaymağın, fıstığın içinden ayırt edilebilecek kadar mayhoş ve keskin bir tadı olan bir peynir.
    kati suretle sipariş ettiği künefe'yi yarım bırakmayan ben, bir lokma aldıktan sonra gerisini yiyemedim.
  • iskenderi gerçekten kötü yapmayı başaran, başarısız mekan. üstelik bir de kazıkçı.

    en son gittiğimde *siparişleri alırken kola istedik ve masamıza şişe kolalar geldi. yemekler gelince -ki yaklaşık 1 saat sonra geldi- bir arkadaşımız daha kola istedi. "kutu değil şişe kola ver" diye arkaya seslendi garsonumuz. "madem kutu da vardı niye şişe getirdiniz" diye sorduğumda kutuyu yalnızca talep eden müşterilerine getirdiklerini söyledi garson. nerden bilebiliriz ki diye üsteledim ama elbette sonuç vermedi. boşver diyerek yemeğe başladık ama yemekler soğuktu. mikrodalgaya atmaya bile üşenmişler yani, etler buz gibi. daha yutarken insanın ağzında yağ donuyor. yemek bittiğinde soğuk olduğunu söyledik, çünkü öncesinde garsonu yakalayamamıştık. soğuk yemek şikayetine garsonun cevabı "içeriye iletirim" oldu. hesabı istedik, şişe kolanın 3.5 tl olduğunu gördük. merak edip kutuyu kaça sattıklarını sordum, "aynı fiyata" dedi garson. "açık açık kazıklıyorsunuz yani bizi" dedim, "yok efendim estağfirullah" falan zırvaları... biz söylenmeye devam edince kasadan biraz daha yetkili biri geldi ve bize bu uygulamanın (kola siparişi verenlere otomatik olarak şişe gelmesinin ve eğer talep edilirse kutu kolaya çevirilmesinin) üst yönetimin aldığı bir karar olduğunu anlatmaya başladı. şikayetimizi üst yönetime ileteceklerini vs söyledi.

    250 ml'lik ürünle 330 ml'lik ürünü aynı fiyata satarsa bir mekan, üstelik bunu da menü vs dağıtmayarak, siparişi alırken de müşterinin tercihini sormayarak kafasına göre yapıyorsa başlarım ben oranın üst yönetimine. bir soru sormak bu kadar mı zor? sıkışınca hemen "üst yönetim" demek işin kolayı tabi. yemeğin başarısızlığının üstüne bir de bu zihniyetten tiksindim resmen. bir daha tövbe olsun, memlekette başka iskenderci mi kalmadı sanki.
  • cocacola nın verdiği eşantiyon 330ml lik suya 3.5 tl yazan işletme.
  • oha. burayi ovenler olmus. ailece gidip 7 kisi aksamina kusarak kendilerinden kurtuldugumuz yer.

    yagi rezalet, tadi tuzu yok.