*

şükela:  tümü | bugün
  • turkan sorayin 1969 yilinda basrol oynadigi melodram.
  • ve hatta artik sevmeyecegim seklinde uzayan kesin karar...
  • sonuç olarak (bkz: kalıplaşmış yalanlar)...
  • 1969 yapımı türk melodramı.
    yönetmen: mehmet dinler
    senaryo: erdoğan tünaş
    oyuncular: türkan şoray, murat soydan, suzan avcı, hayri caner.

    çiçek dürbünü görüntüsü üzerine filmin kadrosunun isimleri yazılarak film başlar.

    şoför babası hastalandığı için havaalanına küçük beyi karşılamaya şirin kızımız leyla (türkan şoray) gider. 5 yıl sonra yurtdışından memlekete dönmüş murat bey (murat soydan) ilk dakikada "herşey değişmiş şimdi, güzelleşmiş, tıpkı senin gibi" der, leyla utanır.

    köşkün bahçesinde gezerlerken, murat bey çocukken yaptığı kuş yuvasını gösterir, yanlışlıkla burun buruna gelirler. leyla kaçar.
    "leyla leyla"
    leyla bu arada eve koşmuştur.
    "allahım fakir bir kızın dünyasını yıkma. lütfen yanında ellerim titremesin"

    leylanın hizmet ettiği bir partide murat bey onu dansa kaldırır ve sosyetik davetliler parmakları ile göstererek gülerler. leyla ağlayarak bahçeye kaçar. murat bey peşinden gelerek "ağlayacaksan kollarımda ağla" der ve ağacın dibine kızı çeker "seni istiyorum" diyerek afedersiniz oracıkta kızı yer. (filmin beşinci dakikasındayız)

    sonra kızı görmek istemez. 6 ay sonra leyla, murat bey'i kapıda yakalar fakat yine gözyaşlarına boğulacaktır. murat bey şerefsizi kızı gördüğü yerde kafasını çevirmektedir. yarın konuşuruz der.

    ve tabi ki leyla hamile kalmıştır. başka bir partide (zenginler hep parti verir) leyla bayılır. doktor hamile olduğunu söyler. murat'ın anababası olan işveren aile, bunu öğrenince leyla'nın babasını işten kovar, bebeğin murat'tan olduğunu kimse bilmemektedir. babası leyla'ya hayatı dar etmektedir. leyla bebeğin babasını kimseye söylememektedir. murat ile konuşmaya çalışır, doktora için londra'ya
    gitmekte olan murat bey dönünce konuşuruz der ve bir bebe sahibi olduğunu öğrenemez.

    leyla kendini asmak üzereyken bebek ağlar.
    "seneler geçtikçe evlat sevgisi bir çığ gibi büyüdü içimde"
    bebek büyür.

    leyla taksicilik yapmaktadır, etrafında şirinler misali bir taksici tayfası vardır (hayri caner mesela).

    bir gece yaşlı bir müşteri alır leyla. yolda bir grup adam benzinimiz bitti diyerek yardım isterler. müşteri leylanın bebesinin fotoğrafını görür ve kaybettiği torunundan bahseder. leylaya değerli olmadığını söylediği bir hediye verir, çocuk için. adam o gece yolda karşılaştıkları adam tarafından öldürülmüştür.

    leyla cinayet ile tevkif edilir. adamın verdiği hediye delil sayılmıştır. bir avukat davayı kabul etmez fakat daha iyi başka bir avukatı tavsiye eder.
    ta taaa.
    murat bey yeniden karşımızda. küçük yavrumuz avukatla konuşurken "ben hissettim, annemi ancak siz kurtarabilirsiniz, size kanım ısındı amca" der.

    leyla ile avukat hapishanede karşılaşır. "leyla, sen miydin?" (leyla yaa mankafa)
    leyla bütün nefretini kusar.
    "savunulamayacak şeyler yapan beni savunamaz"
    murat bey, oğlu olduğunu ve çocuğun babasından nefret ettiğini öğrenir. "nefret edilen bir baba olmaktansa sevilen bir avukat amca olmayı tercih ederim" der.

    leyla çıkar hapisten, arabasını satar murat'ın ücretini öder.

    "ben artık karar verdim şoförlük yapmayacagim, şarkıcılık yapacağım".

    meyhanede şarkı söylemeye başlar
    "yağmur yağsın küçük hanım
    ben yağmurdan, yaştan değiş,
    aşkından sırılsıklamım"

    çocuk bu arada murat amcasını görmeye devam etmektedir. bu görüşmelerden birinde murat'ın nişanlısı belma (suzan avcı) gelir. murat amca da kadına çocuğu olduğunu itiraf eder ve onları geri kazanmak için herşeyi yapacağını söyler. yeni düşmanımız belma'dır.

    bu nişanlı çocuğa babasının kimliğini açıklamakla kalmaz, pavyonda şarkıcı olduğunu çocuğuna söylememiş olan leylaya kötülük olsun diye el kadar bebeyi pavyona götürür. çocuk (niyeyse hep takım elbise ve kravat şeklinde dolaşmaktadır) "sen kötü kadınsın, sarhoşları eğlendiriyorsun, babam haklıymış bizi terketmekle" diyerek kaçar.

    nişanlı da leyla'ya "iyi bir üvey ana utanılacak bir anneden daha iyidir" der. "hadi sarhoşların seni bekliyor" diyerek leyla'yı dağıtır.
    çocuk murat babasının yanına koşar. annesini görmek istememektedir. intikam yemini eder leyla.

    nişanlı ile ilk karşılaşma özel bir defilede gerçekleşir. onun almaya çalıştığı gelinliği açık artırmada alarak kadını sinir eder. murat
    beyle de kumar masasında karşılaşırlar, adamın bütün parasını ve köşkünü alır.

    sonra da köşkü ve gelinliği artistik bir şekilde geri verir.
    "bunları sadece bir hizmetçinin de sahip olabileceğini göstermek için elde ettim"

    herkes utanır. murat bey çocuğu leyla'ya gönderir, git özür dile der.

    öğreniriz ki şirinlerden o akşam elinde kare dam olmasına rağmen murat bey köşkü bilerek kaybetmiştir. ve o sırada şehri terketmektedir.

    engel olmalıyız ve herkes mutlu olmalı değil mi?

    niyeyse gece olmuştur. nişanlısı murat beyi tehdit etmektedir, gidersen kaderini kendin yazarsın diye. sonra da kötü adamları yollar, murat beyin arabasına birşeyler yaptırır. bu sırada murat'a gitme demek için gelen leyla ve şirinler ve çocuk bunu duyar ve muratı kurtarmaya giderler. leyla, camdan frenleri tutmayan arabaya geçer. beraber öleceklerdir. araba bir ağaca çarpar.

    muratı görürüz kolu sargılıdır. ama kolu değil kalbi ağrımaktadır, doktoru da leyla'dır. fakat tedavi etmek ister mi emin değildir.

    hastaneden çıktıklarında taksi çağırırlar şoför leyla'dır. mutluluğa direksiyon sallarlar. oyle yani.
  • an itibariyle samanyolu tv'de oynamakta.

    türkan şoray'ın genç kızlıktan kadınlığa geçişi ve öfkeyi çok güzel oynadığı film.
  • an itibariyle türkmax ekranlarında başlayan pek bir güzel film. bu filmi güzelleştiren bir sahne de vardır ki türkan sultanımız güneşten öte yakar insanın içini.
    http://www.youtube.com/watch?v=odveowvkk6k