şükela:  tümü | bugün
  • ilk cikan margarin turlerinden biri "sana" oldugu icin, margarin'e halk arasinda sana yagi denir, sanayaa diye okunur.
  • zamanla yitik duruma düşen deyim. sana dışında bir çok margarin türedi, gençler artık sanayaa demiyorlar
  • 3 yasindaki cocuklari " sana yaaaa diiiil , bana yaaaaaa" seklinde bagirtarak aglatan margarindir.
  • pastaneye gelen mufettis pastalari kontrol eder ve pastane sahibine sorar :
    pastalar guzel olmus, ne koydun icine?
    pastaneci "sana" koydum der. mufettis hic istifini bozmaz
    hmmm; obur pastanelere soyleyim onlar da "sana" koysunlar.
  • yıllardır eve sokturmadığım yağ türlerinden olmasına rağmen nasıl bir bilinçaltı yapmışsa rüyama girdi... yeni ambalaj paketleri falan yapmış 20 ekim yazıryor üzerlerinde.... "sana" markasını "20 ekim" diye mi değiştirmişti anlamadım.
  • hidrojenize nebati yağ denen melanet şeyin en meşhur, en eski, en popüler hali.
    canını seven ne yesin, ne yedirsin.
    tabii bundan kaçıp cafcaflı ilan, tanıtım vs.'ye kanıp, yine içi o sentetik garabetle dolu olup da yok bilmem ne omega, yok zeytinyağı, yok fındık yağı katkılı mavralarına inanıp becel ile türevlerine sığınanlara da zamktan çıkıp zifte yapışmak tabiri yapışıyor, vıcık vıcık, yağlı yağlı.
    yenecek bok değil bunlar.
    yani bok yesen daha iyi, organik, doğal, lifli falan hiç değilse.
    ciddiyim.
  • yetmişler ve seksenlerin en büyük lezzet kaynağı olan yağdır. sana yağlı ekmek, sana yağlı pilav ve sac üzerinde pişirilen yufkanın içine ve üzerine sıcak sıcak sürülerek elde edilen çepit.

    geçenlerde uzun yıllardır evimize girmeyen sana sağı ile pilav çekti canım. eşime dedim ki, nostalji olsun diye sana yağı ile yapalım pilavı. tamam dedi. ama eski lezzeti alamadık. damak zevkimiz değişmiş. o, son oldu.
  • (bkz: sana)
  • 1939 yılında ünilever firması yetkilileri hindistandan ingiltereye dönerken iş seyahatlerinde istanbul'a uğramışlar. ambalajlı yağ bulma konusunda çok zorlanınca savaş sonrasında hemen 1951 yılında yatırım yapmaya karar vermişler. celal bayar'ın yabancı yatırımcının mevzuat gereği yatırım yapamamasının önünü, iş bankasına ortak yaparak çözmüşler. lever brothers ingiliz sabun devi- margarin unie hollandalı yağ devi %50 eşit hisseyle ortaklık oluşturup, 1953 yılında bakırköyde fabrikayı kurmuşlar. o gün için tereyağının yarı fiyatına satılan bu kimyasal formül mutfağımıza girmiş. sloganı ise sıhhat.. enerji...tasarruf...
    üretim odaklı olmaktan çıkıp, reklam-satış odaklı olmaya çalıştığımız bu geçiş sürecinde, kandırılan saf babalarımız bu formülün sırasında beklemişler yıllarca...
  • sana bana sana bana sana bana diye bi reklam şarkısını hatırladım şimdi.
    (bkz: kişinin yaşlandığını anladığı an)