şükela:  tümü | bugün
  • ulkemizde internetin gelisimi ile sorunlu/sorunsuz hertur genc kizimiz/oglanimiz icin ortaya cikan en buyuk firsatlardir sanal iliskiler, bilimum fantazi, flort hatta ask bu iliskilerde yurur. kimi normal kisiler bu iliskilerini normal hayatlarina gecirmeyi basarirlar. ama bir kismi bunlara bagimlidir. bir turlu birakamazlar. bu fiziksel yetersizlikler veya sosyal basarisizlik, sutten agzi yanan yogurdu ufleyerek yer, olmadi icine iser seklindeki davranislarin sonucudur. ne guzel uzaktan uzaga oylesine takilabilirsiniz. istediginiz hertur fantaziyi yapabilir, yaraticiliga gerek kalmadan sagdan soldan calma cirpma cumlelerle kadin/erkek tavlayabilirsiniz*. karsinizdaki kisinin zayifliklarini kesfettikten sonra kopek cekme/elde tutma durtulerinizi dahi sanal alemlerde tatmin edebilirsiniz. ama bu da bir lamerliktir. kolayina kacmaktir, asla elde edemeyeceginiz tatminlerin hayaliyle yasamaktan baska birsey degildir.

    (bkz: uzerinde ne var)*
  • (bkz: cyber sex)
  • (bkz: android)..
  • tehlike arz edebilen kisi turudur.
    soyle ki, karsiliksiz ask kitabi sayfa 32'den bir alinti yapacak olursak:

    "siberalanin, kendileri ile yazistiklari kimseler arasinda bir tur tampon bolge yarattigini sanan cogu insan, internette kendileri hakkinda gereginden fazla bilgi veriyor ve sonra da arada
    oldugu varsayilan fiziki mesafenin rahatsiz edici, tacizkar davranislara karsi bir garanti olusturmadigini anliyor; ustelik bu taciz turu bir kez adres veya telefon numarasi elde edildikce muthis bir suratla uygulamaya konulabiliyor.

    kitaplara gore tacizcilerin hepsi ayni seyin pesinde degil. kimisi ask pesinde, kimisi intikam. bazilari yalnizca herhangi bir tur iliski istiyor umutsuzca. bazi hallerde, bir baskasinin yasantisinin bir parcasi olmak arzusu basli basina bir amactir, digerlerinde birisinin hayatina girmek sadece bir aractir, asil amac birisine sarmasik gibi sarilma ile vahsi bir saldiri arasinda herhangi bir sey olabilir"

    urkutucu...
  • ikinci milenyum zamanına denk gelen çağ dirilişi. vaktin tutuşan yokluğunda, parıldayan, pırıltı izinden giden telaşlı ve aceleci, depresif ve melankolik insan kitlelerinin çağı başladı. günahsız olan kelimeler ilk taşı attı. kelimeler lif lif incecik kablolara, sonra kalınlaşarak beyinleri zapt etti. zaptedilmiş beyin bedene tahakküm etmeye başladı.

    gerçeğin tahvil ettiği çağ sancısını hissettiğim zaman bir şey muallim olmuştu. "gerçek yalanlar" diye bir şey öğrendim. gerçeğin ve yalanın olduğu bir akıl kalp çekişmesi. akıl gerçeğin içindeki yalana karşın maraz çıkarırken, kalp yalanın içindeki gerçeğe aşkın bir tutku yaşıyordu. onlar bu cihet üzere birbiri ile cihat ede dursun: su aksine yazılan her kelime suret parçalanması yaşıyordu. kelimeler günahın ve çağın borazancıbaşı olup çıkmıştı. çağı başlatanlar daha fazlasını istiyordu. suretler endam etti sonra, kelimelerden harfler düşmeye başladı. ses, kuru bir ses giyindi yüzler. dudak kenarına iliştirilmiş geçen yüzyıldan kalma bir gülüş, gülüş çağın yangınından nasibini aldı. tutuştu dudaklar mahremiyet mahzeni içinde. mahzenler insanın insanı gömülü olduğu madenden çıkarma telaşı: aydınlık içindeki hakikî karanlıklar zamanı kemirdiği yetmemiş gibi, bir de insanın bakışlarını kemirdi. kemirgenlerle uzağın yakın olduğu, yakının yabancılaşma yaşadığı, yakının uzadığı, çok uzaklara gittiği bir körlük! eski dünya masalları yok artık, yeni dünyanın kendisi bir masaldan ibaret.

    yeni yetme bir zamanın başı bu. ortasında bir serap çağı var, puslu bir pınar var ortasında. vahim bir sonu var çağın: insanın yüreğinin astigmat olduğu, gözlerinin miyop ve hipermetrop olduğu. vehamet sadece gözlerde değil, ruhlar ve kalpler de nasibini alacak saf körlükten. pınar içinde susuz bir suskunluk şişkinliği, koca bir şaşkınlık ve kopuk aklî bir cinnet içinde. içinin hapsinde mahkûm olacak post-modern çağ insanı.

    çağ açıp çağ kapatıyor viran kapitalizm.
  • ben tansuz ve şimdi bu kez masaya domaltacağımız konu bu konu olsun diyerek olayı tarihi süreçten günümüze kadar anlatmaya başlayacağız..

    "bir gram algı bir ton bilgiye bedeldir.."

    öncelikle kavramları bilelim
    sanal : gerçekle yalan arasında zihinde var edilen bilgiler deneyimler
    seks : üremenin zevkin tamamlanma güdüsünün doğadaki varoluşu
    bağımlı : bir şeyi hayatının bir parçası haline getiren onsuz yapamama durumu

    sanal seks : zihinde hayaller ile yapılan mastürbasyon şeklidir

    manstürbasyon : kendi kendini tatmin etme cinsel güdülerin dışavurumu

    sanal seks bağımlısı : sanal sekssiz duramayan hayatının bir parçası haline gelmiş mastürbasyon bağımlısı insan

    tarihsel süreç
    cinsellik tarihin her çağında var olmuştur ve herkes herkesle düzüşmüştür. tuttuğunu sikmiş çoğalmıştır.işin sanal boyutuna gelince ilk sanal seks dumanla haberleşerek yapılmıştır.
    " haşmet ne diyor bu karı?"
    "peş peşe duman yolluyorsaaa..sana yanıp tutuşuyor olm"
    "yak yak ormanı yakta aşkımın büyüklüğünü görsün.."

    evet dumanla yapılan sanal seks o derece muazzam bir bağımlılık yapmıştır ki bilim adımları hala daha gökten meteor düştü de ormanlar yok oldu dinozorların nesli tükendi zannetti.
    bunu engellemeye çalışanlar tarihin ilk sosyal medya engelini herkesi mağaraya kapatarak duman işini duman etmiştir.

    mağaraya çekilen insanlar yine uslu durmamış; taşları cilala cilalaya bir taraflarına sokarak; duvarlara resim yapa yapa sanal seks işine devam etmişlerdir.
    işte cilalı taş devrini bakır tunç gibi taş devirleri izlerken bu süreçte insanlar ; tuttuğu karıyı ya da kaplan aslan eşek at sikmeye devam etmişler. bişi tutmayanlarsa siki tutarak manstürbasyonu keşfetmişlerdir ve bu sanal seks bağımlılığının ateşi tekerleği olmuştur.

    ...yazının bulunması...

    yazının bulunması ve tarım toplumuna geçilerek mektuplaşmanın keşfi ile sanal seks bağımlılığı bebeklik sürecinden çocukluk sürecine geçti. sikmek için tuttukları hayvanları napsak diye düşünen insan oğlu; önce hayvancılığa sonra da bu hayvanlarla tarla sürerek tarıma yöneldi.
    tarım ve hayvancılıkla birlikte düzenli hayata geçen insan oğlu evlilik müessesi ile kimin kimi siktiği belli olmayan bu süreci evlilik kurumu ile noktalamak istedi. herkes artık tuttuğunu sikmeyi bırakarak seçtiği ile idare edecekti.
    evlilik kurumunun baş düşmanının zina olduğunu kısa sürede fark eden insanoğlu baktı ki gizli aşıklarla karılar kocalar alıp başını gitmiş ortalık veledi zina doluyor piçten geçilmiyor. adam tarlada bağda çapada iken karısı aşığı ile sikişiyor; kızlar babaları yokken komşu tarlada sikişiyor geliyor.
    buna köklü çözümü zina edeni öldürmekte bulan insanoğlu farkında olmadan; yazının bulunması ile mektuplaşma aşamasında kalan sanal sekse yepyeni bir çığır açtı. önceleri mektuplaşarak buluşup sikişen zinakarlar göt korkusu ile eskisi kadar buluşamaz olmuşlardı.
    peki ne yapacaklardı?

    teşhirçilik çağı

    zina ederken yakalansalar yağlı kazığa çakılıp yakılacaklardı sikişmeden de duramıyorlardı. işte böylece tarihin ilk teşhirciliği başlamış oldu. kadınlar normalde kaplan aslan derisi ile kaplı iken artık aşıkları için yavaş yavaş açılıp saçılmaya derileri atmaya başladılar. tarlada çalışırken aşıkları görsün manstürbasyon yapsın diye frikik kültürü bu devirlere yansır. gizli gizli ama göte memeye ya da kol gibi yarağa bakan bu ilkel tarım toplumunun ileri gelenleri; baktı ki zina yasaklandı; bu sanal seks illeti başka bir boyut olan teşhirciliği kazanıverdi buna bir çare düşündüler. ve ipek böcekleri yardıma koştu...
    dokuma tekstil çağına geçildi. artık göt baş açık hayvan derilerini giymiyorlar kara çarşaf kadar olmasa da avret yerleri örten giysiler üreterek teşhirciliği önlemeye çalıştılar.
    evet sanal seks bağımlılığına bir darbe daha indirdiklerini düşünenler "nasılsa sikişmiyorlar göt korkusuna ama göte yarağa da bakamazlar kapattık kimse sikemez karımı kızımı" diye kendilerini kandıradursun dekolte ve tangalar çoktan dikilir oldu.

    kokunun tarih sahnesine çıkışı

    evet doğru tahmin ettiniz sütyen kilot yollama çağı ya da herkesin bildiği adıyla libido çağı başladı. sanal seks bağımlıları bu baktılar sikişemiyorlar baktılar am göt yarak kapatıldı; kokusu yeter diyerek insanlığın genlerine kadar işleyecek bir devre imza attı. koku o derece insanı cinsellikte evrimleştirdi ki yarak gibi kokmayan adamı seksi bulmadılar am gibi kokmayan karıyı seksi bulmadılar. hal böyle olunca da kadın erkek parfümüne kadar gidecek süreç başladı.

    bu arada ortaçağa yaklaştık ilkçağların sonuna geldik ve medeniyetler oluşmaya başladı. medeniyetlerin oluşmasıyla insanlıkta ahlak kavramları yerleşmeye başladı ve sadece zina üzerine engel değil manstürbasyona sebep olacak ne varsa engellemeye çalışıldı.
    evlilik kurumu güçlendiren insanoğlu seçicilik kavramını abartmaya başlayarak fakire fukaraya kız vermeme kavramıyla tanışan insanoğlunun " gitsin elin oğlu dağda bayırda sikişsin!" diyenleri tarafından şehirlerden dışlandı. dışlananların da kendine uzak ücralarda şehirler kurması üzerine önce aşiretler onlardanda milletler meydana geldi.
    bu arada hala daha sanal seksin koku evrimi devam ediyordu etmesine ama buna da bir çare bulmak zorundaydı insanoğlu "daha ne yapak amk bu sanal seksin önüne geçsek!!!??" diye düşünürken çok geçmeden sanal sekse en güzel çözümü buldular.
    "madem ki sikişmeden duramıyonuz milletin karısını kızının kiloduna kadar düştünüz alın lan size kerhane alın lan size dansöz şantöz...aaa yettiniz lan!!"
    evet sanal seks bağımlıları için o yolun yolcularından oluşan kadınlar seçilerek bir bina da tahsis edilerek çare arandı.
    işte ortaçağ başlaması ile evlilik kurumunu koruma savaşında sanal seks bağımlıları ile mücadele de yeni bir boyut kazandı.

    "sermaye" çağı...

    sanal seks bağımlılarını manstürbasyondan kurtarmak ; milletleşen toplumların karısına kızına sarkıp evli adamını ayartmaya kalkışıp kilodunu koklamamaları için açılan kerhanelerin önce bakım onarım için aidat şeklinde başlayan; pazar sikişleri sonrası toplanan paralar yavaş yavaş yolsuzlukla cebe indire gandi yapılınca; bu iş kara dökülmeye başladı. artık tadilat onarım için paralar değil orospunun amı için para istenir olunca tam bitti denilen sanal seks bağımlılığı resmen hortladı ve ülkelerin en çok kazananları pezevenkler oldu çıktı. hatta namuslu adamlar baktı ki karıdan iyi para kazanılıyor; şimdi karısını satsa laf ederler "en iyisi kızımı satayım ama pezevenke değil; eli yüzü düzgün bir aile çocuğuna" diyerek tarihin ilk başlık parasını buldular ve işi zamanla kara borsaya döktüler.
    bir karı alana bir bedava kampanyaları çok eşliği tarih sahnesine çıkartırken zamanla evlilikte bu sınırını aşan da zenginlere; yeni yetme kızlar cariye diye satılma boyutuna kadar gitti. fakir fukara ineği buzağıyı satıp bir karı zor alırken ağalar derebeyleri hatta krallar harem anlayışına başladı. harem kültürü ve cariye kültürü bu devirde ortaya çıktı. yani hürrem sultana kadar uzanacak bu süreç sanal seks bağımlıları ile savaşta; kadın bağımlıları erkeklerden kopardılar. artık bundan sonraki süreçte tek düşman bellenen erkek bağımlılar olacaktı...
    krallıklar bu pezevenklere "iyi de amına koduklarım sayenizde sanal seks hortladı millet 31 e başladı gene siktirmeyin ödediğiniz verginizi bana kraliçeyi hayal edip 31 çeken gençlere bir çare bulun ya da kellenizi uçururum!!!"

    meyhane çağı pavyonculuk

    pezevenkler çok düşünmedi aslında madem ki bu bağımlılar karı kıza 31 çekmeden uyuyamıyor karılarımızı pahalı buluyor o halde yanında ikram edilecek bişiler buluruz . evet doğru tahmin ettiniz meyhane çağı... rakı masalarında meze niyetine karı kız dansöz...
    artık gençler sadece sikişmiyor yiyor içiyor ayyaş olup kimsenin karısına kızına yan gözle bakmıyorlardı ama baktılar ki bu kez kafayı çekenler ne huzur veriyor ne sukun bağıra bağıra milleti uykusundan uyandırıyor; bela saçıyor ulu orta kusuyor falan bu yöntemi sadece günün belli günleri ve gece saat 10 dan sonra ile sınırladılar...meyhaneler dönemine denk gelen roma imparatorluğu'nun yep yeni bir çözümü vardı. eveeet doğru tahmin sevişme savaş dönemi...

    sevişme savaş dönemi - asker sınıfı doğuyor

    roma imparatorluğu aile kurumuna çok fazla önem veriyordu ve aile liderlerinin öncelikli derdi mahallenin serserilerinden kurtulmak kızlarını zengin ailelere vermekti. ımparator aklına direk büyük iskenderin "yunanla persi sikiştirip ortaya helenistik uygarlığı kurma ideası"gelmişti. bunu sistematik olarak nasıl sağlarız ederiz diye senatoda düşünürken düzenli ordu fikrinde karar kılındı. sadece savaştan savaşa köyde şehide ordan burdan toplanan ordu artık kalıcı olacaktı ve am bulmak istiyorsa savaşmalıydı. roma'nın düzenli ordusu cinsel açlığı kullanarak düşman askerleri kesip karıların ırzına geçen bir ordu olarak ingiltereden akabeye kadar sikilmedik amcık bırakmayınca kadar azgın bir boğa gibi gitti. sanal seks bağımlılığına zorunlu askerlik fikri taa bu çağlarda başlamıştır. 20 li yaşlara gelen genç romalılar am peşinde pers diyarlarında karı kovalayarak geçirmişlerdir askerliği...
    roma imparatorluğu ile başlayan bu düzenli ordu süreci dağılması ve hristiyanlık etkisi altında kurulan krallıklar ve papalığın işe girişmesi ile yep yeni bir sürece girdi. günah çıkarma çağı...

    günah çıkarma çağı

    düzenli ordu ile aile kavramını korumaya çalışan imparatorluklar baktılar ki her ordu toplayan sarayı basıp hareme dalıyor yani darbeler yapıyor kelleler alıyor bu işe pek yanaşmaz olunca yepyeni bir fikir bulundu. kapatın bu sanal seks bağımlılarını kiliseye çıkamasınlar ordan hatta hiç evlenmesinler hatta buna bağımlı karı kızda koyun içeri onlarda evlenmesin onlar onlara onlar onlara baka baka çeksin dursun yeter artık bu bağımlılardan çektiğimiz nedir yahu!!!
    romanın son döneminde güdülen amaç bu muydu da bu din resmi din oluverdi tartışılır ama romadan sonra papazlar bu işi kısa sürede geliştirdi. günah çıkarma dedikleri bu yöntemle halkın biribiri ile zinasından doğan pişmanlığı manstürbasyon malzemelerine döndürdüler.
    "peder emmioğlu john beni domalttı dayadı ağaca sonra...peder!!??"
    "ee sonra!??"
    "o ses neydi şak şak!?"
    "dua ediyorum kızım..."
    ve böylece iki eli kapan yaparak kapama hareketi duanın sembolü oluverdi...
    aslında kilise sanal seks bağımlılarının eline güçlü bir silah vermiş kilodun kokusunu yasaklayan krallara taç giydirerek intikamın soğuk bir yemek olduğunu olduğunu göstermiştir. zamanla işi afarozluk engisizyon gibi ^cristian^ grey boyutuna da gelseler uzun yıllar rahat rahat çekmişlerdir. rönenans ve reform hareketleri sayesinde bulunan matbaa ile 1800 lü yıllarda bir ingiliz papaz borç içindeyken yeni yeni popüler olan romancılığa "el"atayım dedi ve manstürbasyonu halka duyurdu. böylece yepyeni bir süreç başladı. neşriyat...

    neşriyat çağı

    aslında seks hikayeleri öncesinde sözlü yazının bulunmasıyla mektuplaşmalardan beridir varolan bir konuydu ama hep gizli kalıyordu. ingiliz papaz, bir dini hikayeden uyarlayarak anlattığı "bakın manstürbasyon yapmayın helak olursunuz" ile köşeyi dönünce romancılar başladı vadideki zambakla; kırmızı ve siyahla ufaktan ufaktan soft porno hikayelere giriş yaparak evde manstürbasyona teşvik etti. evet masum bir roman derdinde aşkı anlatan 1800 lü yılların yazarlarından işin bokunu çıkaran "grinin 50 tonuna" bu mecradan kimler geldi kimler geçti. işin heykeltraş ve resim boyutunun yanı sıra müziğinde bu işe girmesi ile neşriyatın sahnelere konulması ile neşriyat çağı sanal seksin altın çağı oluverdi. halkın cinsel açlığının bastırılmış cinsel dürtülerin beyni yönlendirmedeki gücü bu çağda keşfedildi.
    cinsel içerikli yazılar çoğalması duyguların dışavurumu olan günlüklerde bu devirde resmen patladı. artık aile kavramı namus edep kavramlarına saldırılabilirdi. fransız ihtilali ile neşriyatın kral kellesini bile uçurabileceği gücünü farkeden uyanıklar evrensel bir değer yaratmanın peşine düştü. aile kavramına savaşın bini bi paraydı. ailesine karşı çıkan saf kız; düzene karşı çıkan delikanlı; sevdiğini alıp kaçan eşkıya; karısı varken baldıza sarkan namussuz pezevengin mutluluğu; lolitalar

    adım adım son çağa mektuplaşmanın son bulduğu günümüze...bilişim çağı...teknolojik seks bağımlıları...

    bilişim çağı...
    pornografi,sosyal ağ,anonim chatler...

    nerden nereye değil mi?
    dumanla haberleşen sanal seks bağımlılarından canlı yayında 31 çeken iş adamına...
    tarihin başından beri kutsal aile kavramı ile sanal seks bağımlılığı çatışma içinde olmuş; milletin karısına kızına evli adamına yaltaklanmanın zina etmenin önlenmesi için uğruna nelerin feda edildiğini kısaca gördük.
    bugün gelinen noktada sanal seksteki beyni kontrol etmenin etkiye açık bırakıp bir bağımlı haline getiren sex shop ya da sosyal ağ patronlarının birinci düşmanı tarihin başından beri aile olmuştur. aile kavramı zayıfladıkça hemen her kesim sanal seks bağımlısı olmaya mahkumdur. hele de çocuğuna " evliliği geri planda tutup iş kariyer düşün önce kapağı garanti bir işe at!" diyen aile üyeleriniz sizleri birer sanal seks bağımlısı haline getirdiğinin farkına varın. biliyorum özünüze işleyen her türlü bağımlılıktan kurtulamazsınız.

    bu bağımlılığa tıpkı tarihin her devrinde olduğu gibi bir çarenin peşine düşen idareciler çareyi hadım iğnesi ile yani bu işi kökünden çözmekle çare arıyorlar. bu gerçekten tarihten bu yana uygulanmış en korkunç çözüm ve insanlığa ihanettir.

    ne olursa olsun ne yapmış olurlarsa olsunlar; insanı insan yapan cinsel yönü kaybettirici iğnelerde ; tıpkı kilot koklayan bağımlılardan kerhaneden çıkmayan bağımlılara evrimleştirdiği gibi insanlığı bir başka yöne çekecektir. söz konusu olay biyolojik boyutlu olduğunda insanın ne yöne evrimleşeceği akıllara durgunluk verecek dereceye gelebilir.

    son sözümü de yine dünden bugüne;
    aile kavramı her zaman her daim tek çare olacaktır. bu konuda bilinçlenince zaten şu an yaptığınız şeylerin %90 ının saçmalık olduğunu göreceksiniz...

    biz biz olalım elimize belimize dilimize hakim sözümüze vefakar özümüze hizmetkar olalım...

    tansuz
  • diyosiyatif (çoklu kişilik bozukluğu) olanların iç egolarını bastırmak için uyguladıkları çağımızın yeni psikolojik rahatsızlığıdır.

    genelde ezik kompleksli insanların sahte profiller üzerinden, kendini resimde ki yakışıklı veya güzel kız gibi gösterip tatmin olduklarını düşündüğü bir nevi bağımlılık yaratan psikolojik bir rahatsızlıkdır.