şükela:  tümü | bugün
652 entry daha
  • özellikle;
    güzel sanatlar fakülteleri ve akademilerinde verilen eğitime eleştiri,
    ülkemizde plastik sanatlar alanında köşebaşlarını tutmuş "sanatçı" geçinen tiplere veryansınlar,
    bazen post-modern yaklaşımlara eleştiriler,
    bienal, bienalcık,
    fuar ve benzeri kavramlar hakkında kendimce bir hayli yazı yazdım ve buradan paylaştım.

    yazdığım herşey doğru ve nokta atışı tespitlerdi ve burada mütevazı olmayacağım.

    çünkü hep dürüst oldum hep yaratıcı oldum ve hep zeki oldum.

    entelektüel birikimim ve sanatsal duruşum, sanata dair doğruları söyleme gücü verdi bana.

    son sözüm ise şudur:

    siz sanatı "satarken" bir şeyler artık gitti ve yitti.

    buradan ve elimden gelen her yerde bağırdım, çağırdım, yırtındım!

    ama işte en sonunda cumhuriyet yıkıldı..

    şimdi instagram ve facebook'ta o harika "çalıştaylarınızı" ve hiçbir halta yaramayan sergilerinizi yapmaya devam edin.

    sanatçı olma hayali kuran çocukları kandırıp onlara hayal satmaya devam edin.

    dinozorluğunuz, bencilliğiniz, hastalıklı egonuz, statünüz ve her neyiniz varsa, hem sanatı hem cumhuriyet'i yok etmiştir.

    sizler o büyük isimlerinizle, profesörlüğünüzle, üstadlığınızla, hocalığınızla hepten çöpe atıldınız.

    artık o dolgun maaşlarınız da tehlikede. o şaşalı "sanatsal" makamınız zaten yer ile yeksan oldu artık.

    şimdi soruyorum: siz neyin sanatını yapacaksınız ?

    kime sanat yapacaksınız ?

    daha çok şey yazarım ama değmez.

    el birliği ile sanatın ölümüne katkıda bulundunuz.

    sizi tebrik(!) ederim.

    sanat öldü.
  • bilinç atığıdır.

    (bkz: fotoğraf ölmedi ama tuhaf kokuyor)
  • yıllardır özerklik mücadelesi veren sanat kurumları artık sarayın iki dudağının arasında, saraylı bir sanat yönetimi, sarayın insafına kalmış bir opera - bale, tiyatro...

    daha bunlar iyi kararnamelerimiz, öyle görünüyor.
  • ruhun tineri. ruhu incelten yegane olgu. bir insan kendini sanata adadığında insanı hasletlerin çoğundan ırak olur. kimsenin arkasından konuşmaz en başta. kendi kendine yetebilen bir bünyeye sahip olur. kendi zevklerini keşfetme serüvenine çıkar. bilinmez diyarlara akıncı edası ile fetihler düzenler. bu sayede coşkun bir nehir gibi akar benliğine. körleşen duygularımızdan bir uzaklaştırıp, ilk defa hissediyor gibi bir haleti ruhiye bahşeder.
  • dibine vurulduğu anlar vardır...

    taze hissettirir.
  • mest halinde icra edeni izlemek ürünü izlemek kadar zevk verir.
  • ihtimaller dünyam..
3 entry daha