*

şükela:  tümü | bugün
  • lise yillarinda okudugum ve farkli zamanlarda farkli cevaplar verdigim en basindan beride cok ta onemini oldugunu dusunmedigim bir tartisma...
    ama sanat sanat icin olmali...
    birilerinin begenisini kazanmakk icin yapiyosan ticarete atil zaten...
  • art pour l'art
    takilmak için yapılan bir sanat türü nasıl oluyor bilmiyorum, sanat için sanat, sanat adına sanat, bambaşka bir kavram onu biliyorum. kilise için değil (ortaçağ), zengin donörler için değil (rönesans), ihtişam için değil (barok) ama sanat için, kendi adına, sanat kavramına katıda bulunmak amaçlı sanat. 19. yüzyılın 20. yüzyıla sarkan popüler "sanatı ne yapsak şu postmodern zamanlarda?" sorusu yanıtı.
    en güzeli sanat için sanat ekolü.
  • yaratım gücünün ufkunu toplumun ulaştığı çizgiyle sınırlamayan anlayış.
  • topluma uzak, açıklayıcılık, bilgilendiricilik kaygısı olmayan sanat
  • sanatı nereye goturmus nereye getirmis acaba gercekten bunca zamandır tartısılması faydalı olmus mu yonleriyle kafalarda tekrar soru isareti uyandıran soru*.. soole ki sanatcı genel de sanatını kendi icin icra etmeyi tercih edecektir..gordugu hissettigi olayları aktaracaktır eserine..bunlar tamamen duygusal, kisinin kendisine ozgu oldugu gibi topluma yonelik toplumda gordugu islemezlikleri dısa vurumu da olabilir ki bu da zaman gectikce topluma yararlı hale gelecektir.. sayet kasmamak lazım, hic bi sanatcının yapıtının basına oturmadan once kasacam ulan bunla toplumu yoluna sokacam bu sefer gorecekler diye oturup da verimli bi sey elde ettigini sanmıyorum*. ama sanatcılar genellikle hassas varlıklar oldugu icin yasadgı toplumdan ve bunun kanayan kısımlarından ister istemez etkilenecektir zaten.. hos o kadar sanatcı varken* neden hepsini bi gruba sokmaya calısmak...
  • bi de mutlaka..
    (ara: sanat)
  • bu tür sanat anlayışıyla icra edilmiş şarkılar genel olarak güllü, bülbüllü aşk ve özlem şarkılarıdır.
  • sanat için sanat olayını yanlış anlayan değişik insanların bunu gene yanlış bir şekilde felsefe edinip, "aman ne kadar karışık ve anlaşılmaz yaparsak, ne kadar abuk subuk kelimelerle, danslarla, heykellerle... kendimizi ifade etmeye çalışırsak o kadar sanat olur" gibi düşüncelerle sanatı felakete çevirmeleri. zaten sanat eserlerine "sanat yapmış adam" ya da "işte gerçek bir sanatçı" gibi yaklaşımlarda bulunanlar da ayrı bir faciadır. evinde otur "sanat"ını icra et sanat için sanat diyosan, sergi açıp da herkese sunma, tatminsel doruklarda dik bayrağını oh ki ne oh
  • önparnasçı hareketi nitelendirmek için kullanılan deyim; ilk kez 1804'te benjamin constant tarafından ortaya atılmıştır. "sanat, sanat içindir ve hiçbir amacı yoktur; her amaç sanatı soysuzlaştırır" demiştir bu kişi.