şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sanat dalına göre değişik cevaplar gelebilir bu soruya. lakin asabi bir çıkış yakalamış bir politikacımız vardır ki, evlere şenliktir, son noktayı da koymuştur;

    (bkz: ben böyle sanatın içine tükürürüm)

    bu ziyan açıklama eziklik göstergesinin ta kendisi değildir de nedir?
  • sorusu: "bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık" olan riziko cevabıdır.
  • cevabı arandıgında, magara duvarlarına çizilen figurlerden, tribal tamtamlardan, danslardan baslayıp, dallanıp budaklanmış, birike birike dag olmuş yaratı gücünün algılanmasını daha da zorlaştıran soru. hala oturup acaba nedir, nedir? diye soruyoruz.. neresinden tutup neresinden cevap verilir buna?
  • bu soruyu her duyduğumda çocukken izleyip hayran kaldığım ve bugün bile hâlâ bıkmadan izleyebileceğim artiz mektebi gelir aklıma.. para karşılığında pavyon şarkıcısı sevgilisi perran kutman'a diploma almak için artiz mektebi'ne gelen müjdat gezen, okul müdürünün odasında beklerken sevgilisininin heyecanı azalsın diye o'na imtihan provası yaptırır.. perran kutman'ın ismi her senenin moda şarkısına göre değişmektedir.. o sene moda domdom kurşunu'dur..

    http://img172.imageshack.us/…/7429/artizmektebi.jpg

    --- spoiler ---

    - sayın nilay domdom bir ses sanatçısı süper olarak, acabaaa nato bilir misiniz?
    - soruyu tekrardan şey yapabilir misiniz?
    - şey yaparık.. şu şekilde sorayım yani şarkılarınızı neye göre okursunuz?
    - haaaaa rotaya göre..
    - öyle mi?
    - e tabii.. rota bilmeden sahneye çıkılmaz.. do re mi fa sol diye rotalar vardır.. rota bilmezsen şarkı sapar..
    - şarkı sapar, karaya vurur, batar.. sayın nilay domdom acaba şarkılarınızı okurkene bir his hisseder misiniz?
    - mutlaka hissederim..
    - ne o?
    - yani hangi masa keriz masası? hangi hıyar çiçeğin içinde yüzük yollayacak, bunu hemen hissedeeer..
    - rotayı oraya kırarsınız olur biter..
    - yes..
    - ahh yes dediniz.. ingilizce bilen bir kültürel bir şarkıcımız olarak acaba şu soruya dikkatinizi çekmek istiyorum.. sizce sanat nedir loooo?
    - ay ne kadar güzel bir soru sordunuz.. (sorunun cevabından gayet emin bir halde başlar) sanat, sanat, nasıl böööööööyle.. nasıl böööööööööyle, yani insanın içinden.. yani bööööyle insanın içinden gelen bööööööyle tuvaletler içinde.. (kıvranır) yani daha da böööööööyle.. ama nasıl da bööööööyle.. ahhh.. (kıvranmaya devam eder) yani nasıl böööööyle insanın içinden gelen şeyleri böööööööyle ışıklar altında insanın.. yani insanın nasıl böööööyle insanın içine eden şeyi daha da şey yapmasına.. ay ayyy.. anladınız mı?
    - ulan bu sanat bu kadar mı anlatılır?

    --- spoiler ---

    şahsen daha güzel anlatanına rastlamadım..
  • tolstoy'un cevaplamaya çalıştığı, bunu yaparken de mantıklı argümanlar ortaya koyduğu sorudur. tolstoy'a göre sanat eseri 3 unsura göre değerlendirilir: içerik, biçim ve içtenlik. sanat eseri oluşturma çabasıyla ahlaka uymayan ve tek taraflı sürüklenişlerin yer aldığı çalışmaların sanatla ilgisi olmayan eserler olduğuna, mauppassant'ı ve onun sanat eseri meydana getirme yolundaki ilerleyişini anlatırken değinmektedir. biçim kısmını ise tamamen gereksiz bulmasa da, içerik ve içtenlik kadar önemli olmadığına işaret eder. hatta biçim kaygısı ile oluşturulmuş eserlerin, içerik ve içtenliğinden bir şeyler kaybettiğini söylüyor.

    "bir yazar bize iç dünyasını yansıttığı ölçüde değperli ve önemli olduğundan, ne yazarsa yazsın, bizim için önemli olan iç dünyasıdır. sürekli olarak içeriği bozan dış yapı, yazarın iç dünyası kadar önemli değildir." der.

    sanat eserinin içtenliğe sahip olmasını ise, sanatçının kendisiyle örtüşmeyen bir duyguyu ya da düşünceyi sanat eseri meydana getirirken kullanamayacağını belirterek açıklar. sanatla ilgili görüşlerinden -altlarını çizdiğim, sanat anlayışını özetleyen kısımlardan- kısa bazı alıntılar yaptım:

    "sanatın amacını ve varlık nedenini ondan aldığımız zevkte görmek, en düşük ahlaklı kimselerin; örneğin vahşilerin yaptığı gibi yiyeceğin nedenini haz olarak gören insanlar yemek yemenin gerçek anlamını nasıl fark edemezlerse, sanatın amacını haz olarak gören insanlar da onun gerçek anlamını ve nedenini fark edemezler."

    "eleştirmenler, aklı tartışan aptallardır."

    "insanın bir zamanlar yaşamış olduğu duyguyu kendinde canlandırdıktan sonra, aynı duyguyu başkalarının da hissedebilmesi için hareket, ses, çizgi, renk veya kelimelerle belirlenen biçimlerde ifade etme ihtiyacından sanat ortaya çıkmıştı."

    "içeriğin en alt sınırı, insanların gereksinim duymadığı, kötü ve ahlak dışı olandır. mükemmel bir sanat yapıtında içerik, bütün insanlar için önemli ve değerli, yani "ahlaki" olmalıdır." (sanata bakışında ahlakçı bir tutum sergileyen tolstoy, bu görüşünü çok kez vurgulamıştır.)

    "en iyi sanat eserlerinin kitleler tarafından anlaşılmayan ancak bu büyük eserleri anlamaya hazır seçkinlere ulaşabilen eserler olduğu söylenir. fakat insanların çoğunluğu bu eserleri anlamıyorsa, onları anlamayı mümkün kılan gerekli bilgi bu insanlara öğretilmeli ve açıklanmalıdır. ancak kolaylıkla anlaşılabilir ki böyle bir bilgi yoktur. bu eserler açıklanamaz. "çoğunluk bu iyi sanat eserlerini anlamıyor" diyenler de, hala bu eserleri açıklayamamakta ve sadece bize onları anlamak için tekrar tekrar okumamız, görmemiz ve duymammız gerektiğini söylemektedirler. oysa bu bir açıklama değildir, sadece alıştırmaktır. insanlar kendilerini herhangi bir şeye, hatta en kötü şeylere bile alıştırabilirler. insanlar nasıl kendilerini kötü yiyeceklere, sert içkiye, tütüne ve afyona alıştırıyorlarsa, aynı şekilde kötü sanata da alıştırabilirler. yapılan şey kesinlikle budur. "
  • yağmurlu gün olsun.dışarı çıkan yağmurda ıslanan realisttir.avucu yüzünde içeride kalıp dışarıyı izleyende romantiktir.sanat o penceredir.ne dışarının havasını içeriye geçirir ne de içerinin havasını dışarıya çıkartır.
  • en iyi nilay domdom'dan dinlenir.
    "hani nasıl bööööle..."

    http://www.indirvideo.net/…ilay-dom-dom-683049.html
  • lev nikolayeviç tolstoy'un estetik üzerine araştırmalardan yola çıkarak hazırladığı kitap. bir bale gösterisinin provasına katılarak gözlemlerinden sanatın ve sanatçının ne için olduğunu yorumlamasıyla başlar. ustaya göre bir opera şefi sanatçıysa, aynı gösterideki terzi, marangoz, dansçılar, dekorcular da birer sanatçıdır savını ortaya atıyor.