şükela:  tümü | bugün
  • icinde sanayi tabir edilen bolgeyi kapsayan mahalle. turkiye'de n tane vardir. istanbul icin 4 levent'ten sonra, seyrantepe tarafinda mevcut bir tane.
  • icinde nike fabrika satis magazasini bulunduran mahalle
  • istanbul metrosunun buradaki durağı açıldıktan sonra bir isim daha kazanmış; metroda durak adı "sanayi mahallesi - sanayi quarter" diye anonslanıyor. paris'in quartier latin'i varsa bizim de sanayi quarter'imiz var!
  • apaçi land.
  • apaçileriyle dalga geçenler, akşam dokuzdan sonra şirintepe dolaylarında iki tur atma yürekliliği gösterebilirse, şehrin altın anahtarını veriyorlarmış.

    tanım: varoşların istiklal caddesi.
  • sanırım istanbul'da sanayi mahallesinden daha fazla suyu kesilen başka hiçbir semt yoktur. yok müteahhit çalışması, boru patlağı vs.
  • 76 milyonluk türkiyenin her tabakasından insanın yaşadığı güzide bir semt. hatta son günlerde sultan selim caddesinde yürürken siyahi, çekik gözlü ve diğer bilumum milletlerden insanı, öyle tek tük değil devamlı görebileceğiniz yerdir. tabi bunda çakal emlakçılarının da payı var.bu arada mahalle halkı türkiyede ve dünyada gelişen olaylara oldukça kısa bir refleks zamanıyla yanıt verir. izleyiniz
  • karakoldan bir sonraki sokakta esnafın akın ettiği lezzet et lokantası vardır. döneri kastamonulu recep usta keser. güveçte nohut, kurufasulye, kavurma, haşlamayı sanayi mahallesi esnafıyla iç içe yemek isterseniz, daha doğrusu yolunuz sanayi mahallesine düştüyse bu kült mekanı şereflendirebilirsiniz. temizdir, lezzetlidir,lezizdir. gurmelere duyrulur.
  • bir yılımı son durağa yakın bir yerde geçirdiğim ilginç bir mahalle.
    ne ararsan bulursun.
    özellikle bizim oturduğumuz yerde sürekli asker uğurlaması oluyordu ki sanırsınız askeriye yılın elli iki haftası asker alıyor.
    yolların dar olması yetmiyormuş gibi yol kenarlarına park eden arabalar sebebiyle otobüsten inip yayan yürümüşlüğüm çoktur.
    halkı rahattır, aracı yol ortasına park eder ve gider. iti, serserisi ve kopuğu çoktur.
    yerlisi hep gitmek ister ama bir türlü bir yere de ayrılamaz.
    apartmanlar eskidir, kesin ayda bir apartman müteahhite verilir, toz toprak, çamur ve yola konulmuş bariyerler arasında ölüm kalım savaşı vererek geçmeye çalışırsınız.
    anayola bağlanan tali yollarda özellikle pazarın kurulduğu günlerde trafik alt üst olur, bütün araç sahipleri aynı anda dörtlü yolda geçmek ister ve o karmaşada trafik felçtir.
    bir de bazı dükkanların şanssızlığı vardır ki ne açılırsa açılsın bir süre sonra kapatılır ve zararına satışlar başlar.
    tanımadığınız bu insanların başarısızlığı hafiften üzer ama sonra unutur yeni açılan iş yerine gözünüzü dikersiniz.
    adım başı markettir, anlamazsınız, bu kadar market olup bu insanlar nasıl para kazanıyordur.
    bir de istanbul'un farklı semtlerinde iş gereği bulunmuş biri olarak açılan muhabbetlerde hep şuna rastladım.
    istanbul'da yaşayan insanların büyük çoğunluğunun hayatı bir şekilde sanayi mahallesiyle kesişmiştir. kimi oturmuştur, kiminin akrabası, kiminin işi vardır ama muhakkak orayla bir bağlantısı vardır.
    özetle sanayiyi bilmeyen istanbul'u anlayamaz diye de bitirerek hakkını da verelim.