şükela:  tümü | bugün
2955 entry daha
  • telefonla konuşarak dolmuştan inip çantada telefonu bulamayınca dolmuşta düşürdüm diye paniğe kapılmak..
    telefondaki arkadaşı da bi saniye telefonu dolmuşta düşürdüm galiba diyerek susturduktan sonra aklın başa gelmesi
    ehhh ne uzun cümle oldu bu yaşaması daha kolaydı
  • yanlış minibüse binmiştim, binmem gereken minibüs ise karşı taraftan gelmekteydi, şoföre inmek istediğimi, karşıdan gelene binmem gerektiğini belirttim, bu esnada seyir halindeyiz tamam abi deyip kapıyı açtı, hafiften de hızını kesmeye başladığı an minibüsten atladım, 5-6 saniye kadar moon walk pozisyonunda giden minibüsün yanında gittim, allah'tan düşmedim lakin sağlam rezil olduğum gerçeğini değiştirmedi düşmemem
  • evden çıkarken anahtarın unutulması, yolun yarısında evde unutulan anahtarın akla gelmesi, 'dur eve geri döneyim de unuttuğum anahtarımı geri alayım diye düşünülmesi', akabinde böyle bir şeyin mümkün olmadığının anlaşılması ve çilingirciye gidilmesi.
  • çekirdek ve fıstık kabuğu dolu tası çöpe boşaltırken çöp bidonunun pedalına yan bastım, dolaysıyla kapağı açılmadı, ama ben açılmışcasına tası boşalttım. sonra faraş ve süpürgeyi alıp yerlerde sürünerek süpürdüm. süpürürken kafamı masaya çarptım. faraşı çöpe boşaltırken yine yan bastım, yine kapak açılmadı, yine tüm kabuklar yere saçıldı.
    tüm bunlar çok kısa sürede oldu.
  • tabi daha çocuk olmanın da getirisi var ama o dayağın bir travması olmadı değil.

    dükkanın camları değişmişti; eski camları da atmadı bizimkiler. ne yapsak, ne yapsak derken dediler ki bunlardan biz akvaryum yaptıralım.

    evimize daha önce hep fanusta falan balık girmiş, onlar da zaten bir haftayı görmeden ölmüştü. ne yapayım yani bol bol yesin de büyüsün diye hep yem atıyordum bunlara, arada sucuk, kaşar ne bulursam :d sucuk atılır mı lan balığa hiç? çocukluk işte ne yaparsın.

    neyse bu akvaryumlar geldi, ilk amcamın evindeki akvaryum kurulacak. akvaryum silindi, temizlendi; kumları döküldü, taşları yerleştiriliyor. tüm bu süreci izleyen ben, son taş yerleştirilince "amca balıkları getireyim mi" diye sordum. zeki olmanın getirisi tabi bu.

    ulan nereye koyulacak balıklar? su mu var içinde? kumda mı yüzecek bunlar?

    amcamın bakışını; "lan siktir git şurdan, dolaşma ayak altında" deyişini ve yediğim o tokadı unutamadım. şrfsz balıklar.
  • bir elde puzzle parçası diğer elde jelibon. jelibon uygun parçanın yanına, puzzle parçası ağza.
  • taksiye bindim. gideceğimiz yeri söyledim. sonra adam geldik dedi. ben de parayı verip taksiden indim. taksi hareket etti. kafamı kaldırmamla okulun tabelasını görmem bir oldu. şimdi fakültenin avlusunda oturmuş hayatımı sorguluyorum. eve de dönemedim. bu kaç saniyelik salaklık sayılıyor?
  • telefonumu bulamayınca annemin evde unuttuğu telefonundan kendimi aramak

    odaya doğru giderken bunu unutmak

    “aa annem arıyor” deyip gayet normal telefonu açmak, ses gelmeyince de bağlantı sorunu var diye kapatıp anneyi geri aramak

    salondan gelen telefon sesine doğru giderken bir de utanmadan “aaa annem telefonu unutmuş” demek.

    (bkz: jeton köşeli)
  • sabah işe giderken eşimin içerde uyuyor olduğunu unutarak kapıyı üzerine kitlemek. adamın sonra balkondan atlamak zorunda kalması ve ilk siniri geçtikten sonra benimle hunharca alay etmesi.
    hayır normalde ben daha sonra çıkarım o yüzden evi kapatmak bana düşer, o an yalnız olmadığımı unutmuşum.
  • stalkladigin insanin hikayesini izlemek**
197 entry daha