şükela:  tümü | bugün
  • serin kaynak suyunda yuzmeye itiraziniz yoksa gecilmesi son derece zevkli kanyon. kanyonun koy tarafinda girisinde sevimli bir su degirmeni var. baslan taslardan atlaya sicraya ilerleyebiliyorsunuz. ama ilerledikce su yuksekligi 150cm* civarini buluyor. ustelik koye donen shortcuti kacirirsaniz, geri yurumeniz ya da ciddi bir tirmanis yapmaniz gerekiyor. ki sizinle beraber tura katilmak gafletinde bulunmus 60 yasindaki teyzeler, bogulma tehhlikesini atlatmanin ardindan bu tirmanisa mecbur kalirlarsa, "birakin beni burada kurda kusa yem olayim* daha iyi" tepkileri verebiliyorlar.
  • iznikte antik taş ocakları ve abdulvahap tepesi arasında kalan bir başka tepede bulunan kanyon. adını da sansarak köyünden alır. burası bir köy olduğundan toplu taşımayla gitmek biraz zor çünkü pek araç bulunmuyor. iznikten aşağı yukarı 18-20 km lik bir yol yapmanız gerek. bol virajlı ve dar bir dağ yolu olduğundan pek keyifli değil ama yolculara güzel manzaralar sunan bir yol.

    köyden size sürekli el sallayan çocukları geçtikten sonra aşağı yukarı 2 km daha yol yapınca kanyonun ilk giriş tabelasını görüyorsunuz (ilerde bir tane daha var ama burdan girip ordan çıkmak daha iyi). bu tabeladan kanyona kadar inen 15 - 20 dakikalık dolambaçlı bir yolunuz var. kanyona inince işler başlıyor.

    burası zor bir kanyon diyenlere pek kulak asmayın. şahsen ben içinde mangal olmayan hiç bir doğa aktivitesini sevmem. yürüyüş dediğinde zaten mangalı nereye koysak şeklinde olan iyi yer arama yürüyüşünü severim o kadar. yani doğa sporlarıyla ilgim sadece bu kadarla sınırlı. fakat bir şekilde kandırıldım ve geldim. dört kişi ayaklarda sandaletle çiziksiz bitirdik burayı (ayrıca atletik falan değilim göt göbek maşallah derecesinde). tabi dikkatli olmayın demek değil bu. bir iki yer var ki anlatacam zaten.

    kanyona girince farkedeceksiniz ki su soğuk. sonra alışırsınız rahat olun. dere içinden yürümek isterseniz çoğunlukla su ayak bileğiniz ve diziniz arasında mesafede gidip geliyor. kimi yerler daha da derinleşiyor ama buralarda genellikle sağından solundan geçebileceğiniz patikalar bulunmakta. burdaki derinlik kastım belinize kadar falan. canı isteyen sudan devam edebilir ve rahatlıkla geçebilir. aynı şekilde yolunuz üstüne bir kaç minik şelale var ve bunlar havuzcuklar oluşturmuşlar. bu havuzcuklardan birinin dibine inemedik epey derin. patikası da kaya üzerinden tırmanış şeklinde. bu 3 - 4 metre uzunluğunda havuzu yüzürek geçmek istemezseniz kayadan geçeceksiniz ama kaya da biraz kaygan gibi. ben kayadan geçmeyi tercih ettim bir sorun olmadı (götüm götüm ilerleme metodu hep işe yarar). diğer havuzlar daha az derinlikte onları da iki seçenekten size uygun olanı seçerek devam edebilirsiniz. sonlara yaklaşırken mecbur bir kayadan çıkmanız lazım. ben yardımsız çıkamadım (hımbıl bir adamım hacı). bunların haricinde aman aman zorluğu olan tek bir yer yok. tabi ayağınızı bir kayaya falan sıkıştırır, kendinizi yaralarsanız kolay kolay yardım inmez oraya. bu yüzden aşağı yukarı 2 saatlik kanyonu hızlı hızlı geçmektense bizim gibi yavaş ve dikkatli bir şekilde 3 saatte bitirmek daha sağlıklı (ha profesyonelsinizdir, ekipmanınız tamdır o zaman sizin bileceğiniz iş, gidin 1 saatte bitirin bana ne).

    varacağınız piknik alanı çıkış noktanız. bundan sonra dik bir yolu 5 dakika kadar tırmanıp tekrar yola çıkıyorsunuz ve 1 - 1.5 km. geri yürüyüş yaparak ilk giriş noktasına dönmüş oluyorsunuz.

    yine bu piknik alanından az daha devam ederseniz (düm düz yol), değirmen denilen yere gelirsiniz. burda da size kahvaltılık, gözleme gibi şeyler veren yere gelirsiniz. biz yiyeceğimizi yanımıza aldığımızdan gidip yemedik, fiyat ve lezzet konusunda bir fikrim yok.

    aynı şekilde direk ikinci noktaya gidip birinci noktaya doğru bir yürüyüş gerçekleştirmeniz mümkün ama bu sefer bir iki noktadan tırmanmak yerine inmek zorunda kalacaksınız ki bence zevkli değil ve çıkışa geldiğinizde o patikayı çıkmanız yarım saatinizi alacaktır.

    bence buranın tek eksiği, kanyon içinde size çıkışa geldiğinizi gösteren tabela olmaması. onun haricinde bir sorun yok. size fotoğraf çekmeniz için bol bol manzara sunan yer, kimi hayvanlarca poşet ve pet şişelerle kirletilmiş olsa da, bu tarz şeyleri sevenlerin kesinlikle gitmesi gereken bir yer. dikkatli olmayı da unutmayın.
  • zamanına iyi bakmak lazım, suyun fazla olduğu zamanlarda gidilmesi lazım.
  • en önemlisi gidilen zaman zorluk zamana, hava şartlarına göre farklılık gösterebilir kanısındayım temmuzda giden biri olarak söyleyebilirim ki suya girmeme gibi bir şansınız yok varsa da epey zorlanırsınız şu altı kauçuk olan dere ayakkabıları iş görür spor kaygan bir ayakkabı ile işiniz zorlaşır köyde mutlaka közde çay için köylülerle sohbet edin sıcakkanlı güzel insanlar