şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: sappho)
  • fransa'da ikamet eden fas dogumlu bir sarkici var sapho isimli. rai ve benzeri yerel muzikler, henuz gettolardan cikmamisken, bu kadin etnik ogeler tasiyan muzik yapmaktaydi 80'lerde. yaptiklari, biraz les negresses vertes'in yaptiklarini hatirlatir. bildigim digital sheikha isimli bir albumu vardi turkiye'de aranirsa bulunabilen. 90'larin sonunda da bir konser icin ugramisti istanbul'a.
  • fransız yazar alphonse daudet'in "yirmi yaşına geldikleri zaman okumaları için oğullarıma armağan ediyorum" diye nitelendirdiği romanıdır. "tanrıya emanet ol, sana bir de öpücük, son bir tane, boynundan. sevgilim benim..."
  • eklem, kemik tutulumu ve akneiform lezyonların bir arada görüldüğü nadir bir romatolojik hastalık.
  • fransız yazar alphonse daudet'in kadın erkek ilişkilerini realist olarak özetleyen romanıdır. gözlemlerini mükemmel ve bir o kadar da alaycı bir üslupla dile getirmiştir.
    okuyunca karmaşık duygular hissettirir.

    --- spoiler ---

    bunu sana önceden söylemeliydim, ama öyle ateşli, öyle kararlıydın ki göze alamıyordum; sonra kadın onuru, ayrılıştan sonra seni yeniden fethetmekten gelen doğal gururdur.

    --- spoiler ---
  • antik yunan kadın şairi. lirik şiir denince akla ilk gelen. lesbos (midilli) adasında varlıklı bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi.doğum tarihi, ölüm tarihi ve dahi şekli kaynaklarda farklı geçmektedir. i.ö 6. yüzyılda yaşamış ve bu gün bile konuşuluyorsa ölümsüzler arasındadır.
    i.ö 6.yüzyıldayız. bugünkü midilli adasında ya da lesbos işte. kadınlar ve erkekler tabi ki evleniyor ve aile kuruyorlar ama toplumsal hayatta bir birliktelik, düşünsel bir alışveriş yok pek. erkek toplumunda kadın flüt çalıyor mesela. bak bunu söylüyorlar mesela kadın toplumunda da erkekler lir çalıyordu mu mesela bilmiyorum, ama gözümde öyle canlandı. sen de öyle hayal et okur, hayal kurmak güzeldir.

    sappho ile ilgili bilebildiklerimiz kısıtlı. epey kardeşi olduğunu biliyoruz mesela, sayı:epey. bir tanesine çok düşkün özellikle, erkek kardeşinin aşık olduğu kadını düşman belliyor, bölük pörçük mısralardan anlayabiliyoruz onu. lirik bir şair.evet coşkulu, evet ateşli, evet samimi. ama o dönemde lirik bu günkü gibi özü temsil etmekten ziyade lir eşliğinde söylenen dizeler anlamında. vezine önem verilen, içeriğin göz ardı edildiği bir anlayış. düşünün ki biri evleniyor, yok doğum oluyor, ölüm oluyor, bunlar alıyor eline lir ,hitabeti güçlü, sevilen, düşünen, sorgulayan, değerli kabul edilenlerden biri de günün anlam ve ehemmiyetini belirten sözler söylüyor lir eşliğinde. işte o dönem lirik daha çok bu şekilde anladığım kadarıyla. nerden anladın dersen, kapı gibi kaynağım var: safo – şiirler ( çeviri ve üzerine konuşmalar-azra erhat- cengiz bektaş-ilk baskısı 1978 cem yayınlarıymış, bendeki ise cumhuriyet’ in fi tarihinde vermiş olduğu)

    sappho’ nun günümüze kadar bütün halinde gelebilen tek şiiri afrodit’ e yakarış:

    tahtı renkler saçan ölümsüz afrodit

    zeus’ un oyuncu kızı, ey ece

    üzgüler, kaygılarla yüreğimi

    ne olur ezme.

    gel gene eskiden olduğu gibi

    duyunca uzaklardan yakarmamı

    altın evini babanın bırakıp

    geldiğin gibi

    arabanı hızla sürüp göklerden

    yeryüzüne getirirlerdi seni

    sık kanatlarını çırpıştırarak

    güzel serçeler

    konuverirlerdi yere ve sen

    ölümsüz yüzünde gülümsemeyle

    başıma gelenleri sorardın,neden

    çağırdığımı,

    deli gönlümün dileğini sorardın:

    ‘peitho’ kimi getirirsin kollarına,

    sana bugün böyle haksızlık eden

    kimdir ey sappho;

    şimdi kaçsa da tez düşer ardına

    armağan almayan gelir sunmaya

    istemese de, sevmese de bugün

    er geç sevecek.

    gel kurtar ne olursun gene beni

    bunca zorlu kaygısından gönlümün

    oldur olmasını dilediğini,katıl savaşıma.

    dipnot 1: yukarıda bahsi geçen ‘peitho’ aşkta birini elde etme gücü anlamında diyor azra erhat.

    2: yukarıdaki şiir halikarnaslı dionysius sayesinde günümüze ulaşabilmiştir.

    3: sappho’ ya atfedilen şiirlerin bir çoğu sappho’ ya ait değildir.

    sappho ile bilgili bildiklerimize gelecek olursak zengin bir adamla evlendiğini, mutsuz olup boşandığını ve bir çocuğu olduğunu biliyoruz. bir dönem sicilya’ ya sürüldüğünü biliyoruz mesela. bir okulu olduğunu biliyoruz kızlardan oluşan. bildiğimiz anlamda bir okul değil bu. daha çok topluluk gibi. fikir alışverişlerinin yapılabildiği, şarkıların, şiirlerin söylendiği.

    başa beladır varlık, erdem olmayınca yanında.

    bahsettiğim kitapta karacaoğlan benzetmesi yapmışlar sappho’ ya, çok hoşuma gitti. samimiyet, coşku, korkusuzluktan ziyade korkunun dahi dile getirilmesi var sappho’ da. yaşadığı dönemde de epey ses getirmiş ve erkek dönemdaşları tarafından takdirle bahsedilmiştir çeşitli vesilelerle. o dönemde de kadın olarak erkekler dünyasında söz sahibi olmak zordu. ben filozof olacağım anneciğim diyemezdin mesela:)

    atlılardır der kimi en güzel

    evrende: yayalar, gemiler kimi

    kimi severse kişi odur bence

    en güzel olan.

    sappho lezbiyenlik ile de ilişkilendirilmiştir. ‘lesbos’ adasından gelir lezbiyenlik derler. kayıkçıya aşık oldu attı kendini kayalıklardan, derler. velhasıl derler efendim, bilemediğim şeylerle ilgili konuşmak istemesem de o zaman da hep susmam gerekir, yok olmadı bu da. dursun bir köşede bunlar, bunlarla ilgili uzun uzadıya yazmayacağım. beni asıl etkileyen samimiyet. her dönemde aslolan budur benim için. içtenlik, doğallık,sadelik. etiket meraklısı toplum olduk bıdı bıdısı yapmayacağım, o zaman da böyleymiş sonuçta işin içinde insan unsuru olunca çağın önemi yok sanırım.
    son olarak ölümü lesbos kayalıklardan atlayarak olmuştur anladığımız kadarıyla ama kanımca döneminde yalnız kalmış, sorgulayan bir insanın, bir kadının dramını sonlandırmak istemesi sebebiyle. her ne sebepten olursa olsun 2018 yılında, sappho ve diğerleri, başta sokrates hala konuşuluyorsa, merak ediliyorsa, bağ kuruluyorsa, bu harika bir şeydir, yaşasın bilgidir, yaşasın samimiyettir.

    görselli hali