şükela:  tümü | bugün
  • ki$inin davranı$larında tutarsızla$ması ve içinde bulundugu ortamda/durumda* anormal hareketler sergilemesi*. bir de makinalar için kullanılır, bilgisayar sapıttı* cümlesi sıkça ba$vurulan bir deyimdir.
    (bkz: sozlukte sapıtıp yanlıs bkz vermek)
  • sapıtmış şahıslara da sapıtık denir...
    (bkz: hadi len)
  • batı karadeniz ağzıyla* "kaybolmak" anlamına gelir.

    yoğun sisli bir günde, yaylada ihtiyar bir amca, bulmak isteyip de bulamadığımız bir yol ayırımına bizi götürmeyi teklif etmişti. arkadaşım "amca hava çok kötü sonra dönüşte kaybolmayasın" diye iyiniyetle sordu. amca gözlerini kocaman açıp; "ne yani, sen bana sapıtırsın mı diyosun?" diye kükredi.

    çocukcağız "lan ben ne dedim ki???" diye ürkek ürkek bakarken "sapıtmak" teriminin cümle içindeki kullanımı anlaşıldı ve içimizde iç huzuruyla oradan ayrıldık. yaşlı amca sislerin içinden bize el sallarken gözden yitip gitti... *

    (bkz: basima geldi oradan biliyorum)
  • gecenin bir yarısı sabahki derse web sitesi design ı yetiştirmeye çalışan ve aynı stüdyoda bulunan uykusuz insanların kafayı geçici olarak stand-by a alıp tutarsız hareketler yapması,birbirine saldırması ve abzürd şarkılar dinleme eğilimi göstermesi olayı...
  • (bkz: sapitik)
  • sapmak tan gelir. ikisi de yoldan cikmak demektir. ama arada onemli bir fark vardir.

    sapmak baska bir yolu tercih etmektir, bilincli, anlasilir ya da kontrol altinda, yani kendi icinde makul bir yoldan cikma eylemidir.
    sapitmak ise ne oldugu anlasilamayan, kontrol disi, ne yone dogru oldugu kestirilemeyen, aslen bir yonu de bulunmasi gerekmeyen sekilde yoldan cikildiginda kullanilir.

    cumle icinde kullanalim:
    ne guzel kardesimizdi, parayi bulunca sapitti. buyur
  • arada bir yapmak gereken şeydir. özellikle dolunay zamanları. siz laf söyleyenlere "ya dolunay var ondan böyle oldu galiba" diyebilirsiniz. ya da demezsiniz.
  • arada sırada gerekli olan durum.
  • (bkz: zıvıtmak)
    (bkz: cıvımak)