şükela:  tümü | bugün
  • 1925 yilinda olan devrim
    (bkz: takke dustu kel gorundu)
  • 27 ağustos 1925'te mustafa kemal atatürk'ün inebolu*'da bu serpuşun ismine şapka denir diyerek işaret ettiği şapkayı başına giyip, bundan böyle fes, kavuk, sarık gibi doğulu nesnelerin değil, batılı şapkanın başları süsleyeceğini bildirmesinin ardından 25 kasım 1925'te çıkarılan yasa ile hayata geçmiş bir çağdaşlaşma hamlesidir.
  • dikta bir anlayışın ürünü. doğruluğunu gerekliliğini savunmak yobazlıktan da öte denyoluktur. bir hatadır yapılmıştır.
  • hatta exuperry'nin küçük prens'inde kılık kıyafet devrimi kapsamında şapka devrimi bir cümleyle geçer. sırf o cümle yüzünden yıllarca küçük prens sansürlü olarak basılmıştır.
  • bugün saçma görünen, ancak yapıldığı dönem göz önüne alındığında siyaset nasıl yapılır, toplumda hegemonya nasıl kurulur sorusuna tarihte verilebilecek en iyi örneklerden biri. açıklamaya çalışalım:
    olayın kökleri erzurum kongresi'ne kadar gider. bu kongrede en çok tartışılan konu, vilayet-i şarkıya müdafaa-i hukuk cemiyeti'nin nizamnamesinde yer alan asrileşmektir. tartışma bir hafta kadar sürer. bu kavramın nizamnameden çıkarılmasını isteyen hoca efendilerden biri, "ne yani, asrileşeceğiz, hepimiz şapka mı giyeceğiz. sonra da eve geldiğimizde kapıda bir şapka asılıysa, karımız başkasıyla diye girmekten vaz mı geçeceğiz" mealinde bir şeyler söyler ve bu asrileşmek kavramı tüzükten çıkarılır. sivas kongresi'nde konu gündeme bile gelmez.
    sonra yıllar geçer. hilafet'in kaldırılması tartışılırken, o yıllarda dokuz mebus çıkaran kastamonu ilinin bütün mebusları hilafetin kaldırılmasına karşı çıkar. bunlardan, medrese eğitim almamış tek mebus olan emekli albay halit akmansü, hilafetin kaldırılmasını protesto etmek üzere chf'den istifa eder.
    bir süre daha geçer, takrir-i sükun kanunu çıkarılır. mustafa kemal paşa'nın ilk yaptığı iş, kastamonu'ya gitmek ve başına bir şapka giymektir. o günden sonra, asrileşmek kötüdür, asrileşirsek herkes şapka giyer, kadınlar herkesin ortak malı olur, namus kalmaz diyenlerin sesleri kesilir.
    sonra gene yıllar geçer. 1950'lerde aynı terane* bu sefer solcular için yapılmaya başlanır.
    bu da böyle bir anımdır.*
  • bir gazetecinin şu ifadeyle anlattmaya çalıştığı devrim: "artık mesele şapka takıp takmamak değildi. mesele şapkayı takacak kafayı yerinde tutup tutmamaktı."
  • şapka devriminin tarihsel yansımalarına bakıldığında ii.mahmut döneminde aynı zamanda toplumsal statü belirleyicisi olan sarıktan fese geçilmesi yönünde bir modernleşme çabasıyla başlar.bu yenilik ii.mahmut'a kafir sultan denmesine de sebep olmuştur.lakin ii.abdülhamit döneminde fesin islam kültürüyle özdeşleşmiş olması osmanlı modernizasyon çabaları sürecinin çelişkilerden uzak olmadığına da bir göstergedir.daha sonra karşımıza atatürkün kastamonuda fiiliyata geçirdiği şapka devrimi vardır.bu devrim de toplumu genelde şekillendirmiş olan islami geleneğe ters düşmüştür.zira artık ne sarık ne fes takılabilmekte ve atatürk'ün gösterdiği havana tipi şapka kenarlıklı olduğundan dolayı namazı bile engelleyebilen bir faktör olarak görülebilmektedir(kenarlıklar namazda secde mevzuunu zorlaştırır zira.)daha sonrasındaysa yine bir kastamonu vakası vardır ki o da ecevitin 1973 yılında kastamonu'da kasketiyle yaptığı konuşmadır.bu konuşmayı dinleyen kitlenin de kasketli olması bir noktada lider halk uyumu olarak algılanabilir belki de.daha bugüne gelecek olursak demirelin şapkası vardır ki o tamamen ayrı bir fenomendir türk tarihinde.

    bugüne geldiğimizde ise hala devam etmekte olan türban konusu da bir başlık sorunu olarak görülebilir.
    bir noktada türkiye'de iktidar ve ileriye ya da geriye yönelik yapılmak istenen değişiklikler bir noktada kafada bitmektedir.
    atatürkün şapka devrimi bu bağlamda incelendiğinde enteresan bir konu olarak varlığını sürdürür(her ne kadar fiilen olmasa da...) *
  • avrupa birligi'ne irak, misir ya da iran'in girebilecegini dusunebiliyor musunuz deseler hasktir ordan lan ne alakasi var denir. iste turkiye bugun bunu tartisabilir bir noktaya gelebiliyorsa bile, sokaga ciktiginizda orta dogudan cok avrupa'ya daha yakin bir ortam, insanlar gorebiliyorsaniz, bu o tarihlerde dayatma ile yapilan ve dedeleri o donem topa bop diyen bizlere mantiksiz gelen bircok uygulamanin sayesindedir.
hesabın var mı? giriş yap