şükela:  tümü | bugün
  • sapkınlık, uymacılığın ya da uyumun zıt anlamlısıdır.
    grubun belirlenmiş davranış kalıpları olan normlardan ayrılan davranış veya görünüm şekilleridir. grubun veya toplumun beklentilerinin standartlarını çiğnemektir.dolayısıyla sapkın olan ve olmayan bütün davranışlar sapkın olanın ve uygun (uyumlu) olanın belirlendiği bir toplumsal inşaya dayanırlar. doğuştan gelmez, toplumsal etkileşim sırasında öğrenilen bir davranıştır. dolayısıyla hiçbir davranış tek başına sapkın olarak adlandırılamaz, sadece belli bazı normlarla ilişkisi açısından sapkın olabilir. her zaman olumsuz bir anlama sahip ya da suç niteliği taşıyor olmayabilir. zamana, içinde yaşanılan topluma, toplumun kültürüne göre değişir.
    sosyal kontrol aracılığıyla kontrole dilmeye çalışılır ki bunun da çeşitli yollar vardır; a1)informal (ahlaki değerler, normlar veya gelenekler) a2) formal (toplumun kuralları ve düzenlemeleri -yasalar gibi-) b1)olumsuz(cezalandırma -hapis gibi-) b2)olumlu (ödüller; iltifat veya ödül alma, takdir edilme gibi) bu çeşitlerin (a ve b)çeştli kombinasyonlarıyla sapkınlık önlenmeye çalışılır.

    sapkınlığa yönelik teorik perspektifler ise çok kısaca şöyle özetlenebilir:

    1)işlevselcilik: sapkınlığın ve uyumun işlevinin ne olduğunu sorgular, uyum göstermek için bu kadar baskı olduğğu halde sapkınlığın neden varlığını sürdürdüğünü açıklamaya çalışır.birleştirici güç, toplumsal sabitlilik, emniyet sübabı kavramlarını kullanır. toplumsal kontrol mekanizmaları üzerinde durur. neyin sapkın olduğunun değişebileceğini, ama bütün toplumlarda sapkın kabul edilen davranışların olacağını söyler.

    2) çatışmacı teori : bu da sapkınların değil, sapkınlığın teorisidir. sapkınlığı toplumsal eşitsizliklere ve iktidar olgusuna bağlar; toplumsal kontrol aracıları ve güçlü grupların kitlelere neyin sapkın olduğuna dair kendi açıklamalarını empoze edebileceklerini söyler.yapısal koşulların sapkın davranışı nasıl yarattığı üzerinde odaklanır. kimin ya da neyin sapkın olarak kabul edildiğinin toplumda gücü elinde bulunduran insanların hangi kategoride olduklarına bağlı olduğunu ve kriminal adaletin ve sosyal refah sistemlernin politik aracılar olarak işlediğini söyler. kriminal adalet sisteminin güçlü olanlara hizmet ettiğini savunur.
  • "sapkınlar sanat yapmaya ya da mistisizme kendilerini vererek yüceleşseler ya da öldürme içgüdülerine kapılıp iğrençleşseler de onlar bizim bir yanımızdır; bizim sürekli olarak sakladığımızı onlar dışa vururlar. bu bizim kendi olumsuzluğumuz, içimizdeki karanlık yandır." (roudinesco- içimizdeki karanlık yan)
  • her yer sapkınlık
  • "davranışlarındaki en büyük sapkınlık da burada işte; bana hiçbir zaman zalimce dokunmuyor." ursula k. le guin - the compass rose (bkz: labirentler/@ibisile)
  • sapkınlık üzerine bazı filmler:

    (bkz: tideland)
    (bkz: mommy)
    (bkz: shame)
    (bkz: lens)
    (bkz: zivot i smrt porno bande)
    (bkz: mais ne nous delivrez pas du mal)
    (bkz: blue velvet)
    (bkz: le locataire)
    (bkz: sedmikrasky)
    (bkz: la pianiste)
    (bkz: elle)
    (bkz: sitcom)
    (bkz: la luna)
  • temelinde dini bir köken barındıran kelimedir. bu yönüyle sapıklıktan farklıdır. ingilizcesi bundan dolayı psycho değil heresy'dir. sapık biri her şeyi yapabilir. sapıklığı toplumda aykırı kılan toplumun dinine bakılmaksızın sahip olduğu etik yargılardır. söz gelimi pedofili, zoofili veya nekrofili genellikle sapıklık olarak addedilir. ancak eşcinsellik sapkınlıktır. bu durum eşcinselliğin doğrudan kutsal kitaplarda çok büyük bir günah olarak kabul edilmesinden kaynaklanır. (bkz: sodom ve gomore) öte yandan hiçbir kutsal kitapta "hayvanlara tecavüz etmek çok büyük bir günahtır" demez. toplum bu eylemin aykırı olduğuna kendi etik yargılarınca karar verir ve eylemi sapıklık olarak addeder. lakin eşcinsellik sapkınlıktır. işte sapıklık ile sapkınlık arasındaki fark birinde derin bir din faktörünün var olmasıdır. peki bu ayrım neden bu kadar önemlidir? söz gelimi albert fish sapıktır ama galileo galilei sapkındır. sapkın damgası, gerçekten haklı olan insanlara dahi vurulabilmektedir. hatta halk nezdinde galilei, fish'ten daha günahkardır. çünkü doğrudan tanrının sözlerine karşı gelmektedir, öte yandan fish hastadır: sadece çocuklara tecavüz edip, öldürüp, yemektedir. işte sapkınlık kavramının bu denli geliştirilebilir, genelleştirilebilir olması çok ama çok tehlikelidir toplumların gelişmeleri açısından. bunun bir örneği, baskın olan dini mezheplerin diğer mezhepleri sapkın ilan etmesidir. tıpkı katolik kilisesi'nin martin luther'i sapkın ilan etmesi gibi. bugün basitçe kullanıp geçtiğimiz bu kelimenin aslında ne denli tehlikeli olduğunu anlamak için daha ne kadar kan dökülmesi gerekiyor merak ediyorum.
    edit: yazım hatası