şükela:  tümü | bugün
  • yoldan çıkmak, yön değiştirmek...

    - makarena köftecisi'nin ordan sağa sapın, hemen karşınıza çıkar ebemgümeci tarlaları.
  • yanlış, hoş olmayan hareketlere tawırlara doğru yönelmek, doğru, akıllı insan olmaktan çıkmak.

    (bkz: sapkın), (bkz: sapık)
  • (bkz: donmek)
  • tdk'deki 3 anlamı şu şekildedir:

    1. -e yön değiştirmek
    "evvela kuşların bulunduğu tarafa saptım." - a. haşim
    2. -den önceden belirlenmiş, tespit edilmiş görüş, düşünüş, amaç veya davranıştan ayrılmak
    "amacından saptı."
    3. doğruluktan ayrılmak.

    isimleştirildiğinde "sapa, sapık, sapkın" gibi türemelere gebe. sözlük karşılığının en az ikisi olumsuz. fiil olarak türeyen "saptır-" da olumsuz anlamda kullanılır.

    "sap-" bir "yolda olma, gidiş, akış" içerisinde iradi bir hareket olarak ortaya çıkıyor. hem de genel hatlarıyla; yolu, menzili, başlangıç noktasını, yarışı, şartları iradesizce bir akış, gidiş içerisinde bir "non serviam", risk. akanların, akıntının içerisinde olmayıp, balta girmemiş ormanlarda yolları çatallanan bir bahçeye açılmak. belki de, hatta görülen ve anlatılanlarca kapana kısılmak. hele ki sapılan yolda, izin, bir rehber kabul edilerek takip edilmesi, başkasının da durduk yere riskini almak epey yorucu.

    lakin; "doğruluk" dedikleri bir uçurumsa, tdk'deki 2. anlamda karşımıza çıkan "önceden belirlenmiş" haritalar hiç hazineyi buldurmamışsa, bir korkuyu yüreğe saplayıp sapmak, yine de cesaret işi olmalı.

    kişiler, çeşitli sosyo-kültürel, biyolojik yüklerle iki kapılı handa yola düzülürler. ritmi bozmayıp, yoldan mümkün mertebe çıkmadıklarında, hain kurtla rastlaşmazlar, rastlaşsa bile beraber aktıklarıyla kurtu sindirebilirler. ama yörüngedeyken yoklar. bu tavır, iradi değil; ama güvenli. akrabalarla, ata dini, ata mesleği, atanın dedikleri bırakılmazsa, gün içerisinde anneyle 2 kere konuşulursa, tam ilkokuldan üniversiteye yoluna çıkanlar debini yavaşlatsa da irtibat kurulursa su kurumaz. lakin kişi bovaryen ruhsa, bulunduğu şehri terk ederse, bulduğu kişileri reddederse, bir de üstüne üstlük saptığı ırmaklar (ırmak, yarmaktan türer.) çoktan başkalarınca hudutlandırılmışsa, onlara kabul edilmesi zor olduğu gibi güneş batıp, gece ormanı kurtlar basarken toprağı da yaracak gücü kalmayınca, " gür bitkiler altında bir benim için akar alıngan, onurlu
    istemez görsünler saklı su."