şükela:  tümü | bugün
  • yoldan çıkmak, yön değiştirmek...

    - makarena köftecisi'nin ordan sağa sapın, hemen karşınıza çıkar ebemgümeci tarlaları.
  • yanlış, hoş olmayan hareketlere tawırlara doğru yönelmek, doğru, akıllı insan olmaktan çıkmak.

    (bkz: sapkın), (bkz: sapık)
  • (bkz: donmek)
  • yorgunum. bir gecenin içerisinde öyle oturup kendimle konuşuyorum. ben mesela kimsenin beni hatırlamasını istemem, ya da kimseyi hatırlamayı. bunun çokta önemli olmadığını biliyorum. kendime ulaşmış hissediyorum. konuşuyorum, demek ki güçlüsün. belirli bir denge, vicdan, sorgulama ve onur kuralları seni buraya getirdi demek. yalnızsın, hep öyleydin. belki de hep öyle olmalıydın. bir kelebeğin kanadının güzelliğini görebiliyor ve birilerini korumak için çok güçlü olman gerektiğini biliyorsun. bu çizgileri birbirinden ayırıp farklı katmanlarda birleştirebiliyorsun. peki bana söyler misin sen de mi böyle hissediyorsun? ya da nasıl hissetmeliyim biliyor musun?

    ben bazı şeyler için çok üzülmüş olamaz mıyım? neden her şeyi bu donmuş öfkeyle karşılamalıyım? yani belki de gerçekten kırılmışımdır. belki de saçma sapan bir parkın köşesinde yağmur altında hıçkıra hıçkıra ağlamak dokunmuştur bana. belki de vücudumda olduğu gibi ruhumda da hiç geçmeyecek izler vardır. olamaz mı? benim elime bakıp gördüğüm şeyi, sen kalbimize baktığında görmüyor musun?

    belki de hep sapmaların bedeli. kendi kararlarımın sorumluluğu. peki söyler misin neden bu kadar çok acıtıyor? kapıyı çarpıp çıktığım benim evim olduğu için mi? peki ya bu pişmanlık. kaç sene sonra bile neden hala kesiyor beni bu anılar. ben hala bunlara üzülüyor olamaz mıyım? bilemiyorum belki de hala çok uzağım sana. ama beni hep çok keskin yargıladın. benim oturtmaya çalıştığım meselelerim, soru işaretlerim ve zayıflıklarım olamaz mı? ben sevemez miyim, ben sevilmek isteyemez miyim?
    hem ben inanıp yanılamaz mıyım?

    biliyorum, tüm suçlu benim. hep de öyle olacak. peki ya bu sapmaların sonu?
    sen nasıl oraya gitmeyi başarabildin, keşke konuşabilsem seninle. bu düz çizgiden çok sıkılıyorum hem. durup kalmak lazım bir süre yalnızca biliyorum.
    biliyorum yazdığım kadar önemli bir şey de değil. ama hep yoğun bir keder, yorgunluk ve belirsizlik içindeyim. ben sana, doğru kararları alarak gelmeye çalışıyorum. bir adım da sen atsan bana doğru. olmaz mı? hem birbirimizden başka kimimiz var ki?