şükela:  tümü | bugün
  • amc'nin danimarka yapımı forbrydelsen'den uyarlama yeni draması 6 emmy adayı the killing'in baş kahramanı. tepkisizliğe varacak kadar soğukkanlıdır ve kurbanı çocuk olan cinayet vakalarına takıktır. neredeyse her sahnede sakız çiğner, nadir konuştuğu zamanlarda da justin bieber'e benzettiği partneri holden'a laf sokar. ayrıca galiba gardrobunda sadece aryan/isveç kazağı vardır bunun, ama azıcık kıskanmakla birlikte kendisine hak vermeden edemezsiniz. nitekim o seattle havasında başka türlü barınılmaz be.

    bir de şundan muzdariptir : (bkz: olivia dunham sendromu)
  • dizideki kazaklarını kışın bana ödünç verir mi diye merak ettiğim.
  • kazaklarının bazılarından bende de bulunan the killing karakteri.. özellikle kadın ölümlerinin katilini bulma konusunda saplantılı.. katili ararken yemeden içmeden kesiliyor, uyku uyuyamıyor.. bir rivayete göre davanın üzerine düştüğü dönemlerden birinde hastanelere kaldırılmış.. konu cinayet oldumuydu, evlenmeyi bile unutacak kadar kendini işine kaptırmaktadır.. süper karakterdir..
  • asi, çalışkan, güzel, lakin zor bir karakteridir. kuzuların çıkardığı ses mee ise tek kelimeyle meeletir.
  • ele aldığı davayı çözmeden bırakmayacak kadar görevine bağımlı, lakin fazlasıyla önyargılı ve de kibirli bir karakter. o önyargısı muhakeme yeteneğini olumsuz manada etkileyebiliyor.

    üçüncü sezona devam etsem mi diyorum, ama sigarayı bırakabilmek için sarıldığı nikotin sakızlarını çiğneyip duruşu ve holder'a tepeden bakışları gözümün önüne geliyor, diziyi izleme hevesim uçup gidiyor.

    atası sarah lund mu yoksa kendisi mi daha antipatik geliyor, bilemedim.
  • ailesini koruyup yaşatma konusunda beceriksizin biri olduğu gibi, aile kurmaya hevesli ve bu konuda tüm kayıplarına ve zaaflarına rağmen özverili olan holder'ın da başını yakmaktan geri durmayan kadın. biriyle hayat kurma konusunda adamcağızın tüm hevesini kursağında bırakmak için onu ince ince imalarla işleyip pes ettirmeye çalışmasıyla ne kadar gıcık olduğunu kanıtlamıştı.

    (üstteki entry'me ithafen: aylar sonra, kenardaki entry'yi canlandırırken düşündüm de; sarah lund'un, aileye değer verme konusunda kendisinden daha iyi ve en azından çabalayan bir karakteri olduğunu kabul etmek zorunda kaldım.)