şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
1182 entry daha
  • müslümanlar tarafından aksırıncaya tıksırıncaya kadar içilmesi için cennette serbest bırakılan sıvının, şu kısacık ahir ömrümüzde yasak olması da ne biliyim yani...

    (bkz: dirilerde sanıyor ki ölüler her gün şarap içiyor)*
  • benim de bir kaç kelam etmek istediğim alkollu içecektir.

    öncelikle belirteyim uzun bir yazı olacak. yazının arasında deneyebildiğim şarapların marka ve çeşitleri ile beraber lezzetleri hakkında yüzeysel bilgiler vereceğim.
    serüveni okumak istemeyen direk bilgiler kısma geçebilir.

    önceleri şarap hiç sevdiğim bir içeçek değildi. bu akşam da şarap içelim diyenlere 'yok ben almayım siz şarap için ben bira, votka, rakı bişey ayarlar size eşlik ederim' derdim. yada gecenin sonunda alkol bittiğinde 'şarapta olacak içermeyiz ?' diyenleri kırmaz sadece alkol için kafaya dikerdim.

    sonraları kış aylarında soğuklarda soğuk bira sevmediğimden. filim izlerken hem ucuz yollu olduğundan hem de vücudun alkol ihtiyacını karşılamak için şarap içemeye başladım. kendimi sokak başlarındaki şarapçılardan hissetmemek için en ucuz olanlarında değil, en ucuz olan şarapların birkaç lira üstünde olan şaraplardan alıyordum gel zaman git zaman bu böyle devam etti.

    bir gün mardinli bir arkadaşımız bize mardinden süryani şarabı getirdi(o zaman üzüm çeşidinden falan haberim olmadığı için bilmiyorum ama büyük ihtimal boğazkere üzümüydü). bu şarap diğerlerinden farklıydı farklı bir tadı vardı ve hoşuma gitmişti ama şarap benim için hala ucuz alkolden öteye gitmiyordu.

    bundan yaklaşık 2 yıl önce, bilen arkadaşlar vardır. aile olarak, ailemizdeki kadınların isteği ile (etraftan duydukları ve instagram burada çok etkili. o zamana kadar kimse şarapla içli dışlı değil çünkü) lucien arkas bağlarının içinde bulunan kendi şaraplarını servis eden la mahzen restauranta gittik. kimse şaraptan anlamadığı için menüden orta fiyatlı bir şişe şarap ve şarküteri tabağı söyledik. o gün içtiğim o şarap ilk defa bana lezzetli bir içki olarak gelmişti ve çok hoşuma gitmişti. o zamana kadar yemek anlamında devamlı farklı tatları denemeyi seviyordum ve devamlı arayış içindeydim. o günden sonra şarap da benim için bir lezzet arayışı oldu. önceleri sadece alkol için içtiğim şarap o günden sonra lezzet için içtiğim bir içki oldu ve farklı farklı orta segment ve üzeri şaraplar deniyorum.

    --- bilgiler -----

    şarabın bacakları ;

    kısa tabir ile şarabı kadehe koyduğunuzda ve salladığınızda, şarabın, şarap kadehi duvarlarında bıraktığı süzülme izi. genellikle şarabın kalitesini belirtmez tek belirttiği şey alkol oranıdır. bu süzülürken kalan izler mağara sarkıtı gibi olup uçlarında gözyaşına benzer bir yapı oluşturur. buna şarabın gözyaşları da denir. bu göz yaşları ne kadar fazla ve bu sarkıtlar ne kadar uzunsa şarabın alkol derecesi o kadar yüksektir.

    düşük alkol oranına sahip güzel şaraplar olduğu gibi yüksek alkol oranına sahip kötü şaraplar da mevcuttur.

    genellikle olgunlaştırılmış ve meşe fıçılarda dinlendirilmiş şaraplar yüksek alkol olur 13.5 derece ve üzeri

    genellikle sofralık diye tabi edilen meşe fıçılara girmeden çelik tanklara alınan üzümün şarap olduktan sonra hemen şişelendiği ve satışının yapıldığı şaraplarda alkol oranı nispeten daha düşüktür 11.5 ve 13 arası gibi

    ikisi içinde de genellikle dememin nadir de olsa tam tersi durumlarda olabilir.

    şarabın gövdesi ;

    tam anlamıyla şarabın ağızda bıraktığı dolgunluk hissine gövde denir.
    gövdeyi belirleyen çoğunlukla alkol , üzümden gelen tanen ve eğer fıçıda bekletiliyorsa fıçından geçen tanenlerdir.
    yüksek alkol ve yüksek tanenli şaraplar genellikle yüksek gövdeli olurlar.
    hafif gövdeli, orta gövdeli, tam gövdeli olmak üzere 3 e ayrılır.

    basit bir şekilde ağızda bıraktığı hise şu şekildedir;

    hafif gövdeli = yağsız süt
    orta gövdeli = tam yağlı süt
    tam gövdeli = şalgam suyu

    bitiş ;

    kısa tabirle bir yudum şarabın lezzetinin, ağızda kalış süresi.
    uzun bitiş kalite göstergesidir. bir şarap ne kadar uzun bitişliyse o kadar kalitelidir.
    kısa bitiş kalitesizlik göstergesi değildir.

    şarabın taneni ;

    şarabın lezzetine ve tadına bir çok faktör etki eder.
    bulunduğu iklim, rakım, aldığı güneş, çevresinde yetişen ağaçlar, üzümün sulanma miktarı, üzümün toplanma zamanı, bekletildiği fıçı, fıçıda bekletilme süresi gibi daha birçok etken bulunur. ama en büyük etken üzüm çeşididir. belli bir üzüm çeşidinden yapılan şarap o üzüm çeşidinin karakterini yansıtır diğer bütün faktörleri değişse bile lezzet çok fazla değişmez.

    şarabın taneni de üzümün kendisinin, üzüm kabuğunun ve çekirdeğinin şaraba geçirdiği
    ağızda burukluk hissi uyandıran maddedir.

    örnek vermek gerekirse
    kuru kırmızı çekirdekli üzümü çekirdeği ile beraber yediğinizde dilinizin damağımıza sürtünüyormuş gibi oluyor ya. işte onu gerçekleştiren madde
    çok demlenmiş çay yüksek tanenli bir içecektir.

    yazının bundan sonraki bölümünde kırmızı şarap üzüm çeşitlilikleri( hepsi değil ) ve tanenler üzerine

    türkiyede yaygın bulunan şaraplarda en çok kullanılan üzüm çeşitleri

    yüksek tanenli çeşitler ;
    cabarnet sauvignon, boğazkere, shiraz, papaskarası

    orta ve az tanenli çeşitler ;
    merlot, kalecik karası, öküzgözü, pinot noir

    benim damak zevkime göre en çok beğendiğim yüksek tanenli şaraplar genelde alımlarımı buna göre yapıyorum.
    fakat yüksek tanen her zaman istenen bir şey değil ben çok tercih etmesemde bu işin uzmanları dengeli olamasını istiyor. onun için genelde yüksek tanenli üzümler belli miktarlarda düşük tanenli üzümlerle birleştirilerek üretiliyorlar
    bir veya birden fazla üzümün birleşmesi ile elde edilen şarapa kupaj deniyor
    örnek (boğazkere-özküz gözü)

    denediğim ve damak zevkime uygun şarapları paylaşmak istiyorum. belki birilerinin işine yarayabilir.

    1 - lucien arkas consensus : yüksek tanenli ve uzun bitişli şarap deyince denediklerim arasında ilk akla bu şarap geliyor ve çok sık satın alıyorum. tavsiye ettiğim herkes memnun için içirtin. bunun yanına en çok şarküteri kırmızı etler ile küflü veya isli peynirler gidiyor. hatta macrocenter da peynir reyonunda açık olarak satılan küflü bir keçi peyniri var kırmızı şarabı bir üst noktaya taşıyor. az miktarlarda açık bir şekilde alabiliyorsunuz silindir veya piramit şeklinde oluyor üstü kara bir şey şiddetle tavsiye ederim.
    2- urla vourla : içimiz güzel yüksek tanenli bir diğer şarap diğer premium urla şaraplarına göre fiyat olarak daha uygun olmasına rağmen benim damak zevkime göre daha güzel.
    3- kayra vintage boğazkere : yukarıdaki 2 sine göre nispeten daha kısa bitişi olmasıyla 3. sıradaki yerini alıyor
    4- urla nero d’avola & urla karası : yüksek fiyatı ile listede aşağıda yer alıyor.
    5 -urla tempus : aslında dengeli ve güzel şarap bolca da ödül almış 1 kez aldım fiyatı baya yüksek bir daha alır mıyım bilmiyorum daha ucuz olsa belki daha sık alırım fiyat performan olarak beni tatmin etmedi.
    6 - kavaklıdere prestige boğazkere : yüksek tanenli kısa bitişli bir şarap fiyatı yüksek olması nedeni ile alt sıralarda.

    colossae cabernet savigon : sıralama dışı bir şarap zor bulunuyor baya eski bir rekolte fiyat performans ile arşa çıkmış durumda. çimi gayet güzel soft bir şarap en son sadece 44 liraya almıştım.

    aklıma gelen bunlar yenilerini denedikçe eklerim.