şükela:  tümü | bugün
  • charles baudelaire in paris sıkıntısı kitabindan bir duzyazi siir:
    "her zaman sarhos olmali. her sey bunda: tek sorun bu. omuzlarinizi ezen, sizi topraga dogru çeken zaman'in korkunc agirligini duymamak için, durmamacasina sarhos olmalisiniz.
    ama neyle? sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz. ama sarhos olun.
    ve bazi bazi, bir sarayin basamaklari, bir hendegin yesil otlari üzerinde, odanizin donuk yalnizligi içinde, sarhoslugunuz azalmis ya da büsbütün geçmis bir durumda uyanirsaniz, sorun, yele, dalgaya, yildiza, kuşa, saate sorun, her kaçan seye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her seye sorun, "saat kaç" deyin; yel, dalga, yildiz, kus, saat hemen verecektir karsiligini: "sarhos olma saatidir. zamanin inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhos olun durmamacasina! sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz."
  • tahsin yücel çevirisidir. aynı zamanda gündüz vassaf'ın cehenneme övgü'sünün son sözüdür.
  • ... erdem sizin olsun; sarap ve siir yeter bana.
    allah muhafaza, "ya alkol olmasaydi".
    yasasin sarhos olma mevsimi ki hic gecmeyen mevsim midir, nedir.
    gecmesin.
  • tehlikeli bir oneri, ve fakat kacinilmaz bir pratiktir.

    kor bir sarhosa, sarhos bir kore, guzel acilarina cirkin demediginiz, kucumsemediginiz sefil bir cocuga, durmadan duymadan konusup duran bu yuzden ne kadar konussaniz duymayacak olan bir seye thank you diyemiyorsaniz, kulaginiza gelen edilgen bir hayranlik sarkisiysa sadece uzaktan, cabucak sonen kisa cubuklara sarilmaktan kendinizi alamiyorsaniz, icinizdeki istek sevmeye mi oldurmeye mi, yitmeye mi yitirmeye mi bilemiyorsaniz, sildiginiz ya da silemediginiz her harf icin yanan donuk bir gozyasi dokuyorsaniz, ovunc kaynagi bir zekanin bulantisi gulumseyislerinizi baltaliyorsa, karsinizda olmayan kendini tekrarlayan basiretsiz bir on yedinci yas ise, hem tekligine donmeye usenen hem de agzindan, gozunden cikana sahip cikamayan, kalbinize batip sesinizi kanatan icinizden disiniza, disinizdan icerinize ses gecmesini onleyen 90lardan kalma el emegi goz nuru demir perde evi kokutmaya basladiysa, duvarsizlikta ve duyarsizlikta karisan icin disin yarattigi karmasada karisiyorsa baharla guz, birden fazla olumu kaldiramayacak bir bedendeysiniz
    yaziktir size, ustelik romantik bluzlarla cimlerde uzaniyorsaniz ve yesili cekip, maviye bakiyorsaniz
    bir cimdik mi beklersiniz, hic gerek yokken. sarhos olun. bedeninizden dusen demir perdenin ustunden
    "...sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz. ama sarhos olun
    ..."
    * * *
  • rte ye inat, hayattaki en güçlü önermelerden birisidir. zira zihnin perdesini aralar.
  • (bkz: ot için)
  • (bkz: kova yapın)
  • hayatın yüküne, çilesine karşı önerilen çaredir.
    ''şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz. ama sarhoş olun..''
    şair burada hayatın ağır yükü sarhoş olmadan çekilmez diyor, alt metinde. kolaydan zora doğru da sıralamıştır. hayatı, yol ayrımlarını, tekamülü düşünüp yaşadıklarımızdan dersler çıkarıp farkındalık oluşturup hakikate erme ve bütünde yerini almak, erdemini oluşturmak başka bir sarhoşluktur. bu mevlana'ya göre aşk'tır. aşkın sarhoşluğu dışında, okuduğumuz ya da dinlediğimiz güzel bir şiir de sarhoş eder, fısıldadığı derinlerden usulca. şarap ya da alkol risksizdir, size iş düşmez. zaten düşünmek istemiyorsanız, madde boyutu ile bunu haricen sağlar. zahmetsizce sarhoş eder. off efkarlandım mı nedir ?!
  • fransızca aslını bir türlü bulamadığım charles baudelaire şiiri.