şükela:  tümü | bugün
  • başlık sınırına takılmasaydı şöyle bir şey olacaktı:

    sarı kart gören ayarsız futbolcunun hakeme "ama daha ilk faulüm" derken yaptığı "bir" hareketi.

    sahalarda yeni yeni peydahlanmaya başlayan bu hareketin başını, oyun stiliyle her maç sarı kartı garanti olan dengesiz ve ayarsız defans yahut defansif orta saha oyuncuları çeker.

    rakip takımın tehlikeli olacağını sezip atak başlamadan kendini madara eden hızlı ve acar hücum elemanını ince bir dokunuşla yere sererek yugoslav faulü yapan bu utanmazlar, elinde sarı kartla kendisine koşmakta olan hakeme, işaret parmağıyla (genellikle avuç içi yukarıyı gösterecek şekilde) "bir" işareti yaparak "ama daha ilk faulümde de kart gösterilmez ki" şeklinde serzenişte bulunurlar.

    ama bunu maçın başında çift dalarak rakibi sakatlamaya yönelik bir faulden sonra da yaparlar ki, beni esas deli eden budur. kırmızı karttan ucuz yırttım demek yerine üste çıkmaya çalışan bu arsızlara bu işin sayaçla olmadığı, sarı kart gerektiren bir hareket yaptıysa bunun cezasını her an çekebileceğini anlatmak gereklidir.
  • ilk faulüyle kırmızı kart görenlere haksızlık ediyor. bilmiyor ki beterin beteri var.
  • hakemlerin yönetim tarzlarının farklı olması ve futboldaki faul tanımının diğer sporlara göre çok daha yoruma açık olmasının sonucudur.

    faulse faul lan işte, ne bu "x hakem böyle faulleri vermez, y hakem hiç affetmez" muhabbeti? bir pozisyon oluyor, yorum "vermedi ama verse de kimse bir şey demezdi". başka hangi sporda bu var?

    hakem öyle 1, 2, 3 diye eliyle önceki faulleri göstererek kartı çıkarırsa oyuncu da o olayı gördükten sonra adamın bacağını eline verse bile "1, 1 hehe" yapar tabii.

    "oyunun başında faullere kart çıkarmadı, kontrolü kaybetti. hakem oyunun sertleşmesine izin verdi." vay monaco be. başka bir paralel evrende de "hakem çok katı, hiç affı yok, hemen basıyor sarıyı. top oynanmıyor. sürekli oyun faullerle duruyor. seyirci homurdanmaya başladı" oluyor. hakemin sorumlu olduğu bu denge yin yang arasında yok.