şükela:  tümü | bugün
  • mahir gunsiray'in ve bi kadının oynadığı bi filmdir, filmdeki kadının ismini hatırlayamadığımdan dolayı kafamı çatlatan, lanet olası bi filmdir...
  • abartili oyuncu sahika tekand'dir o kadin.. yanlis hatirlamiyorsam ernest hemingway'in "güneş de doğar" (the sun also rises) romanindan esinlenmisti bu filmin senaryosu..
  • sarı ayrılığın aldatmanın rengidir diye bir kelime kalmış aklımda bu filmden.şahika ismi gibi şahika olabilseydi belki ondan da bişiler kalırdı ama son tutunma denemeleriyle göz dolduramayan tiyatrocu eskisi olarak gevik ağzı, eğri oturuşuyla beyin hücresi işgalinden öte gidemedi.
  • filmde salondaki müzik setinde famous blue raincoat'ın çaldığı bir sahne vardır, leonard cohen için "sesi kötü olduğu halde güzel şarkı söylenebileceğini ispatlayan adam" yakıştırması yapılmıştı, kimileri leonard cohen'i ilk ordan duymuş, lakin ne şarkıcının adını ne de şarkı ismini not etmediği için müteakip 2 senelerini radyolara "acaba, o şarkıyı duyar mıyım bir daha" diyerek kulak kabartmakla geçirmişlerdi, sonunda bulmuşlardı nitekim, 8 sene önceydi..
  • mahir abimiz sevismeyi yarida kesip hatunu ole ulu orta birakinca, afallamis olan kadina donup hayatta boledir guzelim, bole bok gibi kalirsin ortada diyerek hos bi benzetmede bulunmustu.
  • vajinayi andiran dik duran dudaklardan olusan afisinin asilmasi konusunda bazi yerlerde sorun cikan film.
  • hurriyet gazetesinde kanat atkaya tarafindan turk sinemasi "altin kestane" -en kotu film- odulune layik gorulen (bence bu guzide filme haksizlik etmis) ; star tv ekranlarinda cok kasilirsa 5-6 ayda bir gece saat 2 den sonra yakalanip izlenebilen; aylardir fellik fellik vcd ya da vhs sini aramakta oldugumuz turkiye orijinli entel-dantel erotik komedi filmi

    (bkz: 80li yillarin sanatsal turk filmleri)
    (bkz: garip turk filmleri)
  • filmin bir sahnesinde yonetmen, yazar, çizer, reklamcı tayfası papirus bar da oturmaktadır; laf döner dolaşır masada herkes bir anda "leonard cohen" in ne kadar şahane bir muzisyen oldugundan dem vurmaya başlarlar; o esnada nasıl olursa orada oturmakta olan taşra kökenli (iyi eleman) bir arkadaşımız "leonard cohen" in müziginden pek bir şey anlamadıgını söyleme hatasında bulunur

    masadaki entel, dantel vb tayfası bu arkadaşa kahkahalarla güler:
    - sen git de oyun havaları dinle o zaman
    - ayı n'olucak
    diye aşağılarlar, arkadaşımız da hüzünlenir ve samsun sigarasını da alarak derhal masadan kalkar, köylülük - kentleşme arada kalma vb olgularının hem bu kadar etkileyici hem de bu kadar lirik ve pitoresk bir şekilde verildigi bir başka film bir başka sahne var mı kardeşim, tey tey

    (bkz: sosyetik partide türkü söyleyen ezik tipe gülmek)
  • sahika tekandin filmde yasadigi evin gercekte kuzenimin evi olmasi nedeniyle yillardir izlemek istemistim bu filmi. gecen yil bir gece yarisi star ekranlarinda sans eseri rastladim. altin kestane en kotu film odulunu gercekten hakediyor.