şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • dedemin 17 ya$inda iken agzindan vurularak ruslara esir du$mesi ve 5 yil bir rus doktorunun yaninda rusyayi dola$masina sebep olmu$ faciadir. kendisinin babama anlattigina gore daglara surulen erlerin postallarinin alti kurutulmu$ kavun kabugundan yapilmi$ ve yuruyu$un ilk gununde hemen hepsi parcalanmi$. cahil cuhelanin elinde insan hayatinin nasil degersiz kaldiginin gostergesi.
  • yakın tarihimizdeki bir çok olay gibi duygusallık ve tepki içinde ele alındığından dolayı bazı ayrıntılarının atlanmış olduğu osmanlı doğu cephesi bozgunudur.
    bu facianın nedenleri arasında en önemlilerinden biri, doğu cephesine getirilen birliklerin önemlibir bölümünün ırak cephesinden burayanakledilen askerler olması ve buaskerlerin doğunun sert kışındaki bu savaşa güneyin ince ve hatta kısa kollu yazlık giysileri ile katılmasıdır. yoksa harekatın zamanlaması, kış şartlarında yapılmış olması yalnıştır demek doğru değildir. yalnış olanyetersiz ordunun zor şartlara sürülmüş olmasıdır. bunun en büyük kanıtı ise bir sene sonraki kış ayında, ocak ayında rus ordusunun erzurum savunmasını yarma saldırısıdır. ki o başarılı olmuş, doğu cephesinden yüzyıllardır kilitlenmiş erzurum platosu rusların eline geçmiştir.
    sarıkamış'taki harekatın amacı, sarıkamış'ta konuşlanmış nispeten zayıf rus kuvvetlerini geri atıp bölgeyi geri almak, sonra da murat nehri havzası boyunca rusları geri iterek kafkaslara ve enver paşa'nın hayalindeki turan'a doğru ilerlemektir.
    yapılan planlara göre osmanlı ordusu üç kuvvete bölünüp sarıkamış'ı kuşatacaktır. ancak bu kuvvetlerden en kuzeydoğu'da olanı, rusların muhtemel bozgundan sonra kaçmasını önlemek verus ordusuna böylelikleağır zaiyat verdirebilmek için kuşatma planından sapar ve daha geniş bir yay çizerek selim tren istasyonunu tutmayı ve böylelikle rusların geri dönüş yolunu kapatmayı amaçlar. bunun için de sert kış şartları altında, allahuekber dağlarını aşmak gerekmektedir. osmanlı 3. ordusunun (doğu cephesi ordusu) bu kuzeydoğu kolu yetersiz korunukları yüzünden ve ayrıca yalnış haritalandırmanın da etkisiyle(başlarındaki alman subayı, allahuekber dağlarını 5 saatte aşabileceklerini öngörmüş, ancak 26 saatte aşabilmişlerdir) allahuekber'de çok zaman kaybetmiş, ayrıca gücünü önemli bir bölümünü de soğuğa feda etmiştir. bu zorluklara rağmen rusların beklemediği bir noktadan düze inmişler ve selim tren istasyonunu ele geçirerek ilk amaçlarına ulaşmışlardır. ancak çok büyük zaman kaybedilmiştir ve sarıkamışta bu kuzeydoğu kolunun desteğini 24 saat önce bekleyen asıl osmanlıgüçleri desteksiz ve yalnız kalmış, bir ara sarıkamış'ı elegeçirmeye çok yaklaşmış olsalar bile bunu başaramamışlardır. kuzeydoğu kolu, elde kalan askerleri ile birlikte sarıkamış önlerine gelip diğer kuvvetlere yardıma başladığında artık çok geçtir. sayıca azalan, kendi arasında koordinasyonu olmayan türkler, kısa zaman içinde rus ordusu tarafından bir üçgenin içine sıkıştırılmış (ki bu manevrada ve genel olarak doğu cephemizdeki rus ordusunun komutası takdir edilecek başarılı kararlar almıştır)
    bu üçgen içinde kalan osmanlı ordusu çok büyük kayıplar vermiş ve bozgun halinde kaçmıştır.
    90 bin asker kaybının önemli bir bölümü soğuk, açlık, hastalık ve bit yüzündenkaybedilmiş olsa da, yine de hiç birinin kurşun atmadan öldüğü doğru değildir. aksine sarıkamış enlerinde önemli çatışmalar yaşanmış ve osmanlı güçleri, özellikle rusların kuşatması altındabüyük kayıplar vermiştir.
    sarıkamış faciasından bir yıl kadar sonra, ocak ayının soğuğunda, rus avcı birlikleri osmanlı güçlerinin yaşadığı allahuekber zorluklarının bir benzerini erzurum kuşatmasında yaşamışlar, fakat iyi hazırlandıkları için neredeyse 4 bin metre rakıma sahip kargaönü dağını aşmayı başararak osmanlı savunma hattını yarmışlardır. kısacası plansızlık ve kendi durumunu bilmezlikten dolayı osmanlı 3.ordusunun yapamadığını rus güçleri başarmış ve yıkılmak üzere olan rus çarlığının 1. dünya savaşındaki tek başarılı cephesini oluşturmuşlardır.
    öyle ki eğer rusya'dasosyalist devrim olmasa idi, şu an türkiye dediğimiz ülkenin doğudaki toprakları en fazla sivasa kadar uzanabilirdi, samsun erzincan hattı güneye kadar rusların toprağı olarak kalırdı. 1917 sonrasında sscb, türklere hiç beklemedikleri bir teklifyaparak barışanlaşması sırasında kafkasya'ya kadar çekilmişler ve türklere bonus ikramiye vermişlerdir.
  • sarıkamışta kırılanların çoğu dedelerimiz değildir. onlarda tıpkı 30 yıldır teröre kurban verdiğimiz binlercesi gibi, hiç bir vakit gerdeğe giremeyecek tüyü yeni bitmiş bebelerdi.
  • türk tarihinin belki de en çok tahrif edilmiş savaşlarından biridir. hem rus hem türk kayıtlari kesindir: türk ordusu dağlarda donmayı beklemek bir yana rus güçleriyle şiddetli çarpışmalara girişmiş ve başarıya bir nefeslik mesafeye dek gelmiştir.saldırının başarısız olmasının nedeni ordumuzun geleneksel yumuşak karnı olan ikmal sisteminin bozuk arazide çökmesidir.buna rağmen bile asla bir bozgun söz konusu değildir; rus kayıtlari 9.ordunun düzenli bir çekilme gerçekleştirdiğini söylemektedirler.kayıplara gelince, doksan bin donan mehmetçik balonu patlamaktadır.hem 9.ordu kayıtlarına,hem de savaş meydanını elinde tutan rus ordusunun yaptığı sayıma göre türk güçleri çatışmalardan ve soğuktan toplam 23 bin ölü vermiştir.buna ek olarak 9 bin kadar da kayıp ve esir ile toplam zayiat 32 bin kişidir. buna çoğunluğu sonradan toparlanan kaçakları da ekleyince en nihayet 57 bin savaş dışı asker çıkmaktadır. tek kurşun atamadığımız söylenen rus ordusu ise 10 bini sırf donmadan olmak üzere toplam 30 bine yakın kayıp vermiştir. stratejik alanda ise, bizzat enver paşa'nın hazırladığı sarıkamış planı basta rus kafkas ordusu başkomutanı general yudeniç tarafından "son derece cüretkarane ve akıllıca düşünülmüş, başarıyla uygulanabilmesi halinde tüm kafkasyadaki rus egemenliğini bitirecek bir plan" olarak nitelendirilmiştir.

    peki arşiv kayıtları böyleyse bu 90 bin mehmetçik hikayesi nereden gelmektedir ? sarıkamış harekatı hakkında atıp tutanların hepsi de sadece ve sadece tek bir kaynağa dayanirlar o da 9. kolordu kurmay başkanı olan şerif köprülü'nün 1921'de akşam gazetesinde yayınlanan ve daha sonra "sarıkamış ihata manevrası ve meydan muharebesi" adıyla kitaplaştırılan şüpheli anılarıdır. şüpheli diyorum zira sene 1921'dir ve mütareke basını ile işbirlikçi sultan hükümeti tam gaz ittihatçıları karalama kampanyası yürütmektedirler. halbuki hem türk hem de rus ordu kayıtları türk kaybını inatla 33 bin ölü,kayip ve esir olarak veriyorlar.buna itiraz edecek kişilere ise şunu demek isterim: "belgeler konuşunca herkes susar" çoğu tarihçinin bildiği bir ilkedir. istatistik verileri çok hassas bilgilerdir ve 1.elden kesin belgelere dayanılmadıkça inanılmazlar. bu yüzden muharebe zayiatları gibi kesin bilgiler verecek kişilerin muğlak, 3. elden kaynakları göstermesi geçerli değildir. sarıkamış harekatı artık bir karşıt propaganda malzemesi olmaktan çıkarılmalı, gerçekler söylenmelidir.
  • 90 bin osmanlı, 30 bin rus askeri ölmüştür. bu hesapla bölgede 15 metreye bir ceset düşmektedir. kış şartları ve donmuş topraktan dolayı iki taraf da ölülerini gömememiştir. bazı cesetler kuyulara atılmış ve üzerlerine kireç dökülmüştür.
    belki de tüm bu facianın en acı görüntüsü, bölgedeki köpeklerin domuz gibi büyümüş olmasıdır. insan eti yemekten...
  • son 100 yilda ya$adigimiz en buyuk felakettir.. durumun boyutlarini algilayabilmek icin $oyle bir du$unun, 17 agustos 1999 felaketinde kaybimiz yakla$ik 20,000 ki$i, 27 aralik 1939 erzincan depreminde kaybimiz yakla$ik 30,000 ki$i ve pkk teror orgutunun son 20 yildir katlettigi vatanda$ ve er sayimiz yine yakla$ik 30,000 ki$i.. hepsini toplarsaniz 80,000 ediyor.. oysa sarikami$'ta vefat eden askerlerimiz 90,000 ki$iydi.. (bkz: sarikamis drami)
  • dedemin babasinin da donan binlerce mehmetcigin arasinda oldugu faciadir. babasina ait ellerinde kalan tek $ey olan saati de seneler sonra cepheden geri donmeyi ba$arabilmi$ bir arkada$indan alabilmi$lerdir.

    (bkz: icler acisi)
  • sarıkamış harekatı'nın 90.yılında 90.000 şehidimizi anıyoruz adı ile bu sene yapılan anma töreninde harekata katılan 43.alay 1.piyade taburu 1.bölük'e ait yemek listesi kazım karabekir paşa kışlası'nın yemekhanesinde törene katılanları (ve bu yazıyı okuyanları) duygulandırmıştır.

    işte menu:

    15 haziran 1917

    sabah:üzüm hoşafı
    öğle :yok
    akşam:yağlı buğday çorbası
    ekmek:tam

    26 haziran 1917

    sabah:yok
    öğle :yok
    akşam:üzüm hoşafı
    ekmek:tam

    18 temmuz 1917

    sabah:üzüm hoşafı
    öğle :yok
    akşam:yok
    ekmek:yarım

    8 ağustos 1917

    sabah:yarım ekmek
    öğle :yok
    akşam:şekersiz üzüm hoşafı
  • gerçekleşme nedeni çanakkale savaşı'nda silahlı kuvvetlerimize yol gösteren ilahi güçlerin, ak sakallı dedelerin, yedi kat yukarıdan inmiş cin tayfasının aşırı soğuk yüzünden iletişim güçlüğü çekip enver paşa'ya ulaşamamaları olan trajik olay.

    çok önemli ilave : ifadelerden dolayı sarıkamış'ta şehit düşen aziz, temiz, isimsiz askerlerin ruhlarından ve ailelerinden yerlere kadar eğilerek içtenlikle özür dilerim, kendileri için göz pınarında sıkışıp kalmış bir damla gözyaşı ve "unutmamak"tan başka yapabileceğim bir şey yok, "çanakkale destanı cin tayfasının yardımıyla yazıldı" diye ortalığa bilinçli olarak zehir saçan itoğluitlerden ise özür falan bekleyen yok zaten.
  • -düşmana büyük bir darbe indirdik.

    enver paşanın, istanbul'da, bu hazin harekattan sonra yaptığı açıklama işte böyledir.

    harekatın gelişim aşamasında ordular iki kol halinde cepheye hareket ettirilmişti.19.kolorduyu bizzat, kurmay okulundan hocası olan hasan izzet paşayı görevden alarak geri cepheye çeken enver paşa komuta ediyordu.20.kolordunun başında ise hafız hakkı paşa bulunmakta idi.halbuki enver daha önce değil kolordu kumanda etmek, fiilen bir taburu bile kumanda etmiş değildi.lakin olaylar onu çok hızlı yükseltiyordu.gerçekte ise kendisi tarih akışının bir şamar oğlanından öte bir zat değildi.

    bu esnada askerin ahvali oldukça endişe vericiydi.değil yeterli teçhizata ve mühimmata sahip olmak, üstünde, doğu anadolu dağlarının çetin soğuğunu aşmasına vesile olacak kışlık giysi, onu da bırakın ayağında doğrudürüst bir çift papuç bile mevcut değildi.velev ki bu şartlar dahilinde ''ordular kumandanı'' sıfatıyla (o esnada ıslahat heyeti reisidir) istanbulda bulunmakta olan mareşal liman von sandersin de harekatın muvaffakiyeti hususunda ciddi tereddütleri vardı.zaten meseleye hisleriyle, duygularıyla değil de, aklıyla ve askerlik zanaatının nesnel gereklilikleri dahilinde bakan, meseleyi muhakeme eden şahsiyetlerin bu ''tereddüt'' noktasında birleşmesinde şaşılacak bir durum yoktur.
    ammavelakin enveri durdurmak bu dakikadan sonra maalesef mümkün değildir.

    kaldı ki arkadaşlar operasyon ciddi stratejik eksiklikler ihtiva ediyordu.sarıkamış, konum itibariyle gür ormanlık alanla kaplı dağların arasında kalmış, çukurluk sayılabilecek bir bölgeydi.buranın gerisinde ise rusların kontrolünde bulunan kars kalesibulunmaktaydı.bu kaleyi almak için ise bırakın kalabalık piyade tümenlerini, güçlü topların ve diri bir süvari taburunun varlığı gerekmekteydi.peki bu takımların (top, süvari) hareketi, o vakitki kış koşulları içinde olur şey miydi?hayır..dediğimiz gibi.doğu anadolu çetin yeryüzü şekillerinden müteşekkildir.bu yeryüzü şekilleri bir de karla, buzla süslendi mi o zaman insanoğluna geçit vermez.bu şartlar altında ise topları, atları yürütmek pek tabi mümkün değildir.

    fakat ruhu muhtelif ihtiras ateşleriyle yanıp tutuşan, mantığını geri plana itmiş, ilkel insiyakları doğrultusunda hareket eden bir komutan bu koşulları kaale almaz.almamıştır da.hatta işi daha da komik boyutlara taşımıştır.von sanderse bu konuyu tartışırken, inanılmaz ama gerçek şu sözleri beyan etmiştir:

    ''ileride afganistan üzerinden hindistana yürümeyi düşünüyorum.''

    halet-i ruhiyesi itibarıyla bu adamın artık kafayı bulduğunu, milleti büyük mahvlara sürükleyeceğini o anda söyleyebilirdik.çünkü dizginleyemediği hırsı ve ihtirası artık bu talihsiz adamın ruhunu ele geçirmiştir.ne büyük şanssızlıktır ki harekat sırasındaki en büyük derdi de sarıkamışa hafız hakkı paşadan önce girmek olacaktır.

    askeri bıraktığımız yere dönelim.onlar binbir mihnet ve cefa içerisinde cepheye doğru yürümekteydi.lakin soğuk, açlık, tifüs (aynı hastalıktan ruslar da muzdaripti.tifüsle ilgili ibret verici sahneler şolohovun durgun don eserinde insanın tüylerini diken diken edecek bir üslupla yazıya geçirilmiştir.) orduyu içten içe kemirmekteydi.bunun yanında daha da trajiği ordu açıkta gecelemekteydi her seferinde (-30 lara varan hava sıcaklığında, hatta soğukluğunda.katırcılar filmi aklıma geliyor da, o zaman bile iliklerim donuyor.)

    19.kolordu bu şartlar altında sarıkamışa ulaşıp düşmanla burun buruna geldiği sırada mevcudu 1800 bitap, perişan askerden ibaretti!evet 40000 askerden geriye kalan bu 1800 kişiydi.bu esnada enver paşa tabancasını kafasına dayayıp tetiği çekmek yerine (en şereflisi ve hayırlısı bu olurdu.ama hırsı şerefinden çok çok üst mertebelerdeydi!) bu 1800 askere şu emri verdi:

    -derhal taarruza geçilsin!!

    bu mazlum evlatlar yemen çöllerinde de bu emri işitmişlerdi.sıra kuzeydoğu anadolu buzullarına gelmişti şimdi.geriye kalan bahtı kara gençler de bu emirle birlikte toprak olurlar.hatta toprak bile olamazlar.cansız bedenleri bitlere yem olur...

    diğer kolorduya gelince durum ötekinden pek farklı değildir.hafız hakkı paşa etrafında sadece 80 kişi kaldığını görünce bir ağacın altına çöker ve gözyaşlarına boğulur.

    ama bu gözyaşları gidenleri geri getirmeye yetmeyecektir...