şükela:  tümü | bugün
  • bünyesinde efsane replikleri barındıran filmdir.
    -adın ne?
    -şaban.
    -ay ne değişik isim?
    -valla hiç değiştirmedim..
  • film aslında kemal sunal'ın filmi değil de, ayı yadigâr'ın en acıklı filmidir. "mazlumu getirin bana" repliğiyle hafızama kazınmıştır yadigar ejder'in görüntüsü. patron sinirlenince adam döverek sakinleşmektedir ve bunun için sopa yiyecek bir adam tutmuştur, o da yadigar ejder. filmde hikayeden falan değil, gerçekten de vururlar "ayı yadigâr"a, onlar vurdukça, ben "eliniz kırılsın ibneler" derim ama nafile. işte "gelen vurdu giden kırdı"lı bir hayatın daha özetidir bu film, 5 dakikada, yadigar ejder'in özetidir. ve vardır böyle insanlar(!), zavallı insanları döverek rahatlayan, insan hayatlarına sıçarak, hayatlara onulmaz yaralar bırakarak yaşamayı adet edinmiş kimseler.

    hollywood'da da yadigâr ejder gibi adamlara*, kingpin'i falan oynatıyorlar.
  • "minnacık bir sahnede minnacık bir rolle bir filme nasıl bu kadar renk katılır?" sorusunu selim naşit'in bul karayı al parayı sahnesinde başarıyla cevapladığı kemal sunal filmi. yaran bir sahnedir. usta* aynı soruyu bir de neşeli günler filminde kahvedeki traş sahnesinde cevaplar.
  • filmde mafya babası rolünde oynayan dinçer çekmez'in müdahalesiyle senaryoda ufak bir değişiklik yapılmıştır.

    kemal sunal’ın dayak yediği sahne doğaçlama çekilmiş. kemal sunal olaydan haberi olmamasına rağmen iyi devam ettirmiş sahneyi.

    gelin kendi ağzından okuyalım :

    senaryoya müdahale ederim. mesela, 'mazlum'u getirin'li bölüme şöyle bir katkım olmuştu; senaryo yazılmış, 'mazlum'u nasıl dövüyorsa, kemal'i de öyle komaya sokar' diye. olur mu böyle bir şey! herif jön komik, onu seyircinin önünde nasıl perişan edersin? benim oynadığım rol sadist, sadist olanın mazoşist tarafı da yok mudur? oturdum senaryoyu değiştirdim. kemal'i dövdükten sonra sadist tarafım gidecek, mazoşist tarafım ortaya çıkacak ve 'vur, vur maaşını yükselteciğim, sana sonsuz para verecegim, vur ne olursun vur!' diyeceğim. bu seyirci için şok değil mi? tam çekiyoruz, yönetmenin haberi yok bundan, ben 'vur maaşını yükselteceğim' derken, yönetmen tabureden gülmekten düşmüş ve diyormuş ki o anda 'stoooop diyenin ...na koyarım!'
  • halil aga'nın icerisinde 70 ev 42 samanlık, 210 ba$ inek ve öküz, 900 ba$ koyun, 96 kadın, 78 erkek, 220 cocuk yanında 26 ihtiyarda bedava verilmek üzre zulfo agaya satılmasıyla $aban'ın istanbul hikayesi ba$lar filmde.

    -$aban: cok teesüf yapirem halil aga. bana da 100 kayme fiyat bicisin, ben sana o parayı iki günde kazandırırım
    -halil aga: haa zulfo agam, bu adamım tam 10 ki$iye bedeldir bu adam icin 1000 gayme isterim
    -zulfo aga: dellendin mi agam, 1000 gayme nesine istersin bu mertigin, vazgectim
    -halil aga: ha, dur hemen sinirlenme zulfo agam
    -zulfo aga: yok istemem valla bu dürzüyü, sıfatında meymenet yok. al götür götür beraberinde
    -$aban: kızma canım, peki ben de 100 gayme edeyim
    -zulfo aga: seni bu köyde istemirem
    -$aban: köyde kalmam icin üste kac gayme istiysen
    zulfo aga: 500 gayme.
    $aban:- [yutkunur]. borcum olsun.
  • gülmekten gözlerimi yaşartan bir kemal sunal filmi. hoş, rahmetlinin çoğu filminde gülüyoruz ama bu film özellerden biri. hele ki, cankurtaranlık yapıp da boğulduktan sonra kendisine suni teneffüs yapan adama verdiği tepkiyi başa sara sara onlarca kez izledim ve nefesim kesiliyordu gülmekten yine yeni yeniden. o mimikler, jestler değme holywood yıldızına taş çıkartacak ustalıkta kesinlikle... "ah be güzel abicim, çok erken ayrıldın aramızdan" demeden alamıyorum kendimi.

    ve ayrıca bonus olsun;

    - ula şaban, olm dinle beni.! bütün köy borçlu ağaya, ama nerde sende o vicdan.??
    - ölürüm de hatcemden vazgeçmem.!
    - bi kere başlık parası 500 bin gayme.!
    - çüş.! kız mı alıyoruz, traktör mü.?
    - şıh hazretleri söylemiştir.
    - bu teres sayı bilmiyo herhalde.!
    - tövbestafurullah, tövbe.!
    - ayrıca da köyün işleri için de 200 bin gayme istirem.!
    - beni milletvekili mi seçeceksiniz imansızlar.?
    - alçağa bak nelere de dil uzatiyi.! sana bunları ödemen için 6 ay mühlet.! ramazan-ı şerif 2 ay sayılacak, şeker bayramı 2 hafta, kurban bayramı 3 hafta, kandiller 1'er hafta, cumalar 2'şer gün.!
    - şıh mı söyledi.?
    - heee.!
    - bu şıh dediğiniz gavatın dinden de haberi yok.! kitabın neresinde yazıyo bu takvim.?
    - sus, günaha girme.! sen şıh hazretlerinden daha mı iyi bilisen it oğlu it.?
    - tamam tamam, istanbul'a gidecem ve de hepinizi kucaklayacam.!!!
  • şimdi ona mı takıldın birader demeyin de, şaban ballıses ki türkiye'ye mâl olmuş bir halk çocuğu, halkın sesi... amma velakin cenazesinde sadece köylüsü hazır, trt canlı yayın aracını bi' kenara bırak, civar köylerden bile gelen yok. bu dünya öyle de vefasızdır işte dedirtir bi' yerde.
  • kemal sunal'ın bir müzikal tadında bol bol türkü söylediği film.şahsi kanaatimce kemal sunal'ın baş yapıtları arasındadır.film tv de her verilişinde hem seyreder hem de türkülere eşlik ederim,pek eğlenirim.
  • kahramanımız şaban ballıses, gazinodaki kadın dinleyicilerine şöyle bir konuşma yapar:

    "hoşgeldiniz bacılarım. nasılsınız? ben de iyiyim. bu haftaki hafta sonu'nu okudunuz mu? benden bahsediyor. ne diyor? okuma yazma bilmiyormuşum. elime bir de okuma kitabı almışım. inşallah yakında 62 harfi söktüğüm zaman konuşacağım, okuyacağım. bir de bir haber daha var: bülent ersoy beni kanatları altına almış. ben onu bir altıma alırsam..."
  • filmin bu kadar kült yapan şeylerden biri de bizzati kemal sunal ın seslendirdiği türkülerdir zannımca.

    (bkz: can hatice)

    (bkz: de get bayburt)

    (bkz: maden dağı)

    ayrıca filmi izleyen hemen herkes rahmetlinin de sesi çok kötüymüş yorumunu illa yapıyor. bana fena değil gibi, duygulu gibi geliyor halbuki.