şükela:  tümü | bugün
  • izlediğim en iyi oyunlardan biri. askerden beri bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. muhteşem bir kadro, mutlaka gidin ve izleyin.
  • çok uzun bir oyun. 2 perde 1,5 saatten, 15 dakika ara ve sonunda figüran ve çalışanların alkışlanmasıyla beraber tam 3.5 saat sürüyor. yani akşam 8.30 seansına gidecekseniz 11:50 gibi oyun bitiyor. alkışlara eşlik ederseniz bina çıkışınız 12, duruma göre eve varışınız 1'e yakın olacaktır.
    konu basitte olsa oyun genelinde eğlenceli. sonuçta müzikal. orkestrası çok iyi, şarkılar eğlenceli, kostümler güzel. sanki birazcık kısalsa daha iyi olacakmış. arka koltuklarda göz yoruluyor, oturmaktan sırtınız tutuluyor derken güzelim oyun sonuna doğru baygınlık hissettiriyor.
  • oyun gerçekten eğlenceli bir anlatımla 1865 yılının osmanlısında geçen istanbul ermenilerinin aşk, aldatma, kavuşma üzerine kurulu bir müzikal olarak sunulmuş. engin alkan'ın yönettiği oyunların artık kemikleşmiş kadrosu sayılan çağlar çorumlu, sevil akı, sevinç erbulak ve ümit daşdöğen performanslarında yine üst sınırları zorluyorlar bu 3 saatlik oyunda. oyun sonunda konuştuğumuz çağlar çorumlu oyun için 2,5 aylık yoğun bir çalışma içerisinde bulunduklarını belirtti. oyun bitiminde mutlu ayrılıyorsunuz yerinizden.
    sonuç olarak gitmenizi ve izlemenizi tavsiye edebileceğim bir oyun. oyunda ve sonrasında çektiğim bir kaç kareye linkten ulaşabilirsiniz. http://goo.gl/ke31t
  • engin alkan'ın istanbul efendisi rejisiyle benzerlikler gösteren işi -ki onun kadar eğlenceli ve kaliteli-, özellikle tuğrul arsever'in ve emrah özertem'in şark dişçisi'ndeki karakterleri iki oyunu da seyretmiş olanlarda devamlılık hissi uyandıracak - daha bir çok noktada da bu his ortaya çıkacak-. benzer roller ve aynı seviyede iyi oyunculuk. sahnenin kullanımı, orkestradaki sazların seçimi, engin alkan'ın sözlerini yazdığı güzel şarkılar -müziklerini de selim atakan yapmış-, selçuk borak'ın etkileyici anlatıcılığı ve sunumu -oyunun bütün koreografisini de o yapmış, danslar da iyiydi-, engin alkan'ın kemik oyuncularının birbiriyle uyumlu oyunları size muhteşem bir üç saat veriyor. tabii çağlar çorumlu'nun engin alkan oyunlarındaki yeri ve önemini yine görülmekte, çağlar çorumlu komedisi diye bir şey oluştu. engin alkan her sezon böyle unutulmuş eserleri bulup, değerli oyunlar çıkarsın da vatandaş eğlensin diyor insan.
  • muhsin ertugrul sahnesinde oynanan, müziklerinde selim atakan kostümlerinde tomris kuzu imzası olan müzikal. çok başarılı ve bir o kadar da güçlü bir oyuncu kadrosu var. çok eğlenceli bir görsel şölen haline dönüştürülmüş oyun. ayrıca kareografi ve orkestra mükemmel. oyunculara söylenecek tek kelime yok zaten. oyunun 2 perde 3 saat olması sonlara doğru biraz dikkat dağıtabiliyor fakat en yakın zamanda herkesin gidip izlemesini tavsiye ederim.
  • genelden farklı formda sergilenen bir oyun olduğu için bir yenilik getirmiş oyun. karakterlerin görünüşlerine bakınca tim burton filmlerinden kopup da gelmişler gibi. özellikle sevil akı, selin türkmen ve salih bademci'nin performansları çok yüksek ve içtendi, oyunda sahne kullanımı da çok geniş. oyunculuklar çok iyi olduğu için bir tek çağlar çorumlu onlar arasında silik kalmış, göbeğiyle sahnede yuvarlanmaya çalışıyor. oyundaki ermenice şarkı da harika olmuş bir kültürü de tamamıyla yaşıyor gibi oluyor insan. oyunu üç saat kadar izlenebilir sağlayan etkenlerden biri güzel müzikleri; orkestra şefi hakan elbir'in yüksek enerjisi ve oyuncularla olan iletişimiydi. orkestrayı oyun sonunda neden alkışlatmadılar pek anlamadık o yüzden.
  • dekorlarıyla, kostümleriyle , müzikleri ve oyunculuklarıyla son derece güzel ve eğlenceli bir oyun. uzun olduğu da bir gerçek ama her güzel şeyin sonu olduğu gibi bunun da sonu geliyor merak etmeyin ya da merak edip gidin izleyin.
  • izlediğim en iyi müzikal. bu senenin en iyisi olmaya aday. oyuncuların her biri ayrı ayrı yardırıyor resmen. fakat fazla uzun bir oyun. 3 saat falan değil 3,5 saat sürüyor. sayesinde eve taksiyle dönmek zorunda kaldım ama değdi mi, değdi. bence şehir tiyatroları'nın yeni lüküs hayat'ı olabilir, uzun yıllar oynayabilir. ama lüküs hayat gibi bayat değil kesinlikle. bir an sıkılmadan izliyorsunuz, acayip şenlikli. tim burton filmi gibi.
  • orta halli bir şehir tiyatrosu oyunu. müzikler canlı olsa da yamulmuyorsam seslendirme yapılıyor. yer yer sıkıcı kısımları mevcut olmakla birlikte ortalama bir izleyici için tavsiyem şu: "vakit geçirmek için gidilebilir..."
  • hagop baronyan'ın yazıp, engin alkan'ın sahneye koyduğu, istanbul şehir tiyatroları oyunu. kostümler, ışıklar, makyaj tek kelimeyle harika. önce bunlardan başlamak istedim, çünkü renkler ve uyumu, sahne görseli yerinde. zaten ışık tasarımı cem yılmazer gibi bir ışık dahisi tarafından yapılmış. her işinde olduğu gibi burada da konuşturuyor ustalığını. ayrıca sahne tasarımını da yapmış olması ışığını daha iyi kullanmasını sağlamış. kostümler içinse tomris kuzu'ya gidiyor alkışlar. ancak oyundaki 'marta' karakterinin siyah kostümü, siyah fonda kaybolup gidiyor. buna bir çare bulunsa iyi olur.

    tüm bunların yanı sıra asıl değinilmesi gereken reji ve oyunculuklara gelirsek; engin alkan, rejisiyle çok güzel bir dünya kurmuş sahnede. oyuncuların takdir edilesi oyunculuklarıyla birlikte önünüzde tam anlamıyla bir şov çıkıyor. tüm oyuncular görevlerini yerine getiriyor ancak ümit daşdöğen iki kere göze çarpıyor. buradan ayrıca tebrik ediyorum kendisini.

    bir müzikal olarak, oyunun müzikleri ise selim atakan imzalı. iyi bir müzisyenin işleri olmasına rağmen müziklerin biraz yavan kaldığı söylenebilir. tabi izleyici olarak siz ne dersiniz bilemem...

    oyunun en büyük handikapı maalesef süresi. 3 saatlik oyun, bir süre sonra kopmanıza, bedenen oradayken ruhen uçmanıza neden oluyor. oysaki altın makas devreye girse ve bütünlük bozulmadan oyun kısaltılsa parmak ısırtacak bir oyun çıkacak ortaya. ama mutlaka gidilesi ve izlenesi bir oyun... tavsiye edilir.