şükela:  tümü | bugün
  • çoğu şehir efsanesi de olsa, hikayeyi bilerek dinlemek, zaten delice sevmekte olduğun şarkıyı çok daha efsane bir hale getiriyor. tecrübeyle sabit:

    hey jude, the beatles,

    paul mccartney, anne babası yeni ayrılmış olan julian lennon ile bol bol vakit geçirmektedir. ve bir gün, küçük çocuk için bir şarkı bestelemeye başlar. şarkının adı, hey jules'dur ilk başta. ve daha sonra jules kısmını, kulağa daha iyi geldiği düşüncesiyle, hey jude olarak değiştirir. ve ardından, yaptığı yeni besteyi john lennon'a sunar. "the movement you need is on your shoulder" dizesini, şarkıya yakışmadığı gerekçesiyle çıkarmak ister ancak lennon onu engeller. çünkü şarkının içindeki en anlamlı dize, budur lennon'a göre.. dizenin, şarkı içinde tek kafiyesiz satır olmasının nedeni de budur...

    hey, jude, don't make it bad
    take a sad song and make it better
    remember to let her into your heart
    then you can start to make it better

    ...
  • neil diamond, 80'li yıllarda bir akraba cenazesi vesilesi ile türkiye'ye gelir. işlerini halleder, bir iki gün daha kalıp güzelliğine hayran kaldığı istanbul'u gezmeye karar verir. günleri çok güzel geçmektedir. ülkemize ve güzel insanlarımıza bayılır. malumunuz üzere, o yıllarda türk halkı geleneksel "misafirperverlik" özelliğini yitirmemiş ve ab'ye uyum sürecine henüz dahil olmadığından ecnebi insanına da kötü önyargılar beslemeye başlamamıştır. o sebepten herkes kendisine iyi davranmaktadır. neyse işte, bu güzel abimiz ülkemizde pek tanınmadığından canı istediği gibi amaçsızca gezip tozar.

    herneyse, bir ara sinemaya gitmeye karar verir bu. önüne çıkan ilk sinemada ilk filme girer. film gayet duygusaldır. dilimiz anlamasa da genç bir kız ile temizce yüzlü bir delikanlının aşkından bahsedildiğini anlar. zaten duygusal bir insan olan neil abinin gözleri bile yaşarmaktadır ara ara.

    yalnız, filmde iyi gitmeyen bir şeyler olmaktadır. zengince tipli, madalyon takan, sürekli viski içen kızıl bıyıklı, kızıl saçlı bir adam kıza musallat olmaktadır. kızımız da biraz saftır bu arada. gel zaman git zaman bu turuncu saçlı adam kızın içtiği gazoza uyku ilacı koymaya muvaffak olur. neil abi kızın başına neler geleceğini hissetmiştir. noo.. nooo.. diye feryat eder ama bu feryatlara salondaki bir kaç gülme sesinden başka cevap alamaz. gencecik kızın iffeti kirletilmekte, tertemiz bir aşkın içine edilmektedir.

    neil abi daha fazlasını izleyemez.. koşarak salondan çıkar. ağlaya ağlaya deniz kenarına iner. orada kadere isyan ederken şu şarkıyı yazar;

    (bkz: girl you ll be a woman soon)
  • 1987 temmuz'unda, tacoma'da on dört yaşında bir kız çocuğu, gerald friend isimli bi herif tarafından kaçırılır. adam, küçük kızı evinin tavanına ters şekilde astıktan sonra ona, günler sürecek bir tecavüz ve işkence girişiminde bulunur. işkence aracı olarak tıraş makinesi, deri kırbaç, sıcak mum gibi psikopat objeler kullanmıştır. ve daha sonra birgün, arabada beraber giderlerken arabanın benzini biter. bunu fırsat bilen kız, bir yolunu bulup kaçar ve kurtulur. adam ömür boyu hapse mahkum edilmek üzere tutuklanır...

    ve kurt cobain olaydan o kadar etkilenir ki, bunu bir şarkı haline getirmeye karar verir. zaten birçok şarkısında tecavüz konusunu işleyen cobain, küçük kızın hikayesini de o kervana katmaktan çekinmez.. kızın ve şarkının adı, polly'dir...

    polly wants a cracker
    i think i should get off her first
    i think she wants some water
    to put out the blow torch

    it isn't me
    we have some seed
    let me clip
    your dirty wings
    let me take a ride
    don't cut yourself
    i want some help
    to help myself
  • en acıklılarından bir tanesi eric clapton'un tears in heaven isimli şarkısına ait olan hikayelerdir. clapton bu şarkısını 49. kattan düşerek ölen oğlu için yazmıştır.
  • let me in- rem

    şarkı, kurt cobain'e ithaf edilmiştir. tam bir rem hayranı olan cobain için michael stipe bir röportajında, şarkının onun adına yapıldığını ve onun hakkında olduğunu ileri sürmüş, şarkıda geçen birçok özel kelimenin, ona ait olduğunu belirtmiştir. örneğin "fisherman" kelimesi.. kurt, balık burcu olduğundan ve bu konuda ciddi saplantılı olduğundan bu kelime kullanılmıştır. "gathering up the loved ones" kısmı ölümünü, kullandığı haplara bağlamaktadır.

    ve en etkileyici olanı, "let me in" kısmında ise michael açık açık kurt'e, bırak sana yardım edeyim demektedir. bırak yakınında, yanında olayım..
    henüz ölmeden önce michael, bir çok kere kurt'ün yanına gidip yardım etmeye çalışmıştır..

    bu da böyle bir şarkıdır..
  • bazense müziğe uysun diye yazılmış şarkı sözlerine sonradan sırf hava olsun diye hikayeler uydurulur, bunu bazen solist bazen kaset yapımcısı yapar. hayal et sevgilim de olduğu gibi şehir efsanesi sonucu doğan hikayeler de mevcuttur.
  • kenan doğulu - yazmışsa bozmak olmaz
    bu şarkıyı en yakın arkadaşı ile hoşlandığı kızı kesişirken yakalayan kenan doğulu'nun kızdan vazgeçerken yazdığı söylenir.
    -kenan senin kanka yengeye yazıyo?
    -yakın arkadaşım yau sonuçta. şimdi o yazmışsa bozmak olmaz.. hem ben başka kız buldum.
    *