• anlık verilere ulaşabileceğiniz bir site.
    link
  • basit maskeler maalesef başarılı değil. korunmak için 3m ffp3 (n95 / en:149) maske alın.
    peki nerden alıcam bu standarttaki maskeyi derseniz aşağıya link bıraktım. ama önce ffp nedir onu öğrenelim.

    3m nedir? cevap; bir marka - aşağıdaki daha detaylı incelemeniz için pdf bırakıyorum.

    3m maskesi takan wuhan'daki doktor; https://www.bitchute.com/embed/2xh3lfunjlvb/

    n95 - gaz maskesi ve toz maskeleri için genel standart - amerika standartı
    en:149 - gaz maskesi ve toz maskeleri için genel standart - avrupa standartı
    --
    ffp1 – apf4 -> zehirli olmayan tozlar,su ve yağ kökenli sis ile dumanlar. zehirsiz tozlarla, sis ve duman oluşan yerlerde. elle zımparalama, delme ve kesme işlerinde.

    ffp2 – apf10 -> suya ve yağa dayalı zararlı tozlar, dumanlar ve aerosoller. yumuşak ağaç, cam elyafları, metal ve plastikler (pvc kökenli) ile yağ kökenli sislerle çalışmak.

    ffp3 – apf20 -> zararlı ve kanserojen tozlar, dumanlar ile suya ve yağa dayalı aerosoller. son derece toksik metaller, sert ağaç, radyoaktif ve biyokimyasal aktif maddeler ile yağ kökenli sisli ortamlarda çalışırken.
    ---

    ffp2 veya ffp3 öneriliyor.
    - https://www.ismont.com.tr/toz-maskeleri [stok yok](bu site 3m resmi sitesinde satıcı olarak çıktı)
    - https://www.hepsiburada.com/…k-maskeleri-c-60002018 (gerçek 3m olmayabilir)
    - https://www.cimri.com/…e,asc&brands=[object object]

    ### 3m sitesinde nereden satın alabilirim'e türkiye yazın. satıcılar çıkıyor. adres ve telefonları.
    https://www.3m.com.tr/…ed&dcsext.division=undefined

    -https://www.amazon.com/…1011&productgridpageindex=2
    - https://www.amazon.com/…-0797933?_encoding=utf8&me=

    3m detay;
    https://multimedia.3m.com/…or-protection-agains.pdf

    3m resmi site; https://www.3m.com.tr/3m/tr_tr/turkiye-tr/

    biraz daha detay isteyenlere;
    en 149 kişisel koruyucu donanımlar arasında yer alıp bakım gerektirmeyen toz,sis ve duman maskelerinin standardıdır.
    89/686/eec avrupa direktifine uygun olarak belirlenen ve 1991 yılında kabul edilen bu standarda göre maske seçimi koruma kademesine bağlı olarak beş ayrı grupta yapılıyordu; ffp1, ffp2s, ffp2sl, ffp3s, ffp3sl ve çalışma alanında bulunan risklere uygun koruma sağlayacak toz maskesi koruma kademesi belirleniyordu.
    koruma kademelerinde yer alan harflerin anlamları ise;
    ff: face filter (yüz maskesi)
    p1: mekanik çalışmalar sonucu ortaya çıkan toksik (zararlı) olmayan tozlar.
    p2: toksik tozlar, mak değerleri 0,1 mg/m3 'den büyük olan tozlar.
    p3: toksik, kanserojen, radyoaktif tozlar ve mak değerleri 0,1 mg/m3'den
    küçük olan tozlar.
    s : katı ve su bazlı sıvı zerrecikler.
    l : katı ve yağ bazlı sıvı zerrecikler.
    bu standart 2001 yılında en 149:2001 toz maskeleri yeni avrupa standardı olarak yenilendi ve maskelerde koruma kademeleri yükseltildi. ürün sayısı ise üç olarak belirlendi. yeni standarda göre tüm toz maskeleri hem katı hem de su ve yağ bazlı sıvı zerreciklere karşı koruma sağlıyor ve sl koruma tüm maskelerde yer alıyor.
    sl koruma tüm maskelerde yer aldığından maske üzerinde belirtilme koşulu ortadan kalkmış oluyor.

    maske üzerinde sadece ffp1, ffp2, ffp3 koruma kademelerinin en 149:2001 ve ce onay işaret ve onay numarasının yer alması yeterli sayılıyor.

    bu yenilikle beraber çalışma alanında bulunan risklere uygun seçim çok daha kolaylaşmış ve maskelerin koruma kademeleri yükselmiştir.
    p1 koruma kademesinde olan bir maske bile katı, su ve yağ bazlı zerreciklere karşı koruma sağlayabilmektedir.
    toz maskesi üzerinde ve ambalajlarında en 149:2001 damgası maskenin yeni standarda uygun olduğunu göstermektedir. ayarıca ambalaj üzerinde raf ömrü, sıcaklık ve nem değerleri de yer almaktadır.
    maske üzerinde sadece en 149 yazılı ise kullandığınız ürün bir önceki standarda uygundur. yeni standardın koruma özelliğine sahip değildir.
    daha üstün bir koruma için toz maskelerinizi yeni standarda uygun seçmeniz çalışma ortamında sizi risklere karşı daha fazla koruyacaktır.
  • gerçekten ciddiye alınması gereken bir virüs..
    umarim ulke girislerimizde kontroller tam yapılır ticari çıkış ve giriş yapanlara özellikle dikkat edilir.
  • bu konudaki komploculara sinir oluyorum.
    arkadaş, ateistsen evrime inanman lazım, virüsler evrim geçiriyor ve hayvandan hayvana geçerken zaman zaman insanlar için tehlikeli haller alabiliyor.

    inançlıysan, kaza ve kaderin allah’tan geldiğine inanmak gibi bir kural var. virüs de allah’tan geliyordur herhalde.

    tam olarak hangi inanç sisteminde olmak gerekiyor doğa ya da allah yerine laboratuvardaki illuminati çalışanlarına iman etmek için?

    bir de kendini inandırmış, çin nüfusunu şöyle bir yarıya indirip iskandinav sosyoekonomik sistemine falan geçecek.

    adamların daha önce sars salgınını yaşadıkları için, benzer şeylere karşı tedbirli olmak için laboratuvar kurdukları, sürekli araştırma yapıp hazırlıklı olmaya çalıştıkları vs. imkan dahilinde değil. laboratuvar deniyorsa işin içinde kesin kötü adamlar vardır...

    kimisi de abd’nin yaptığından emin. sicilleri öyle pis ki gerçi, neyse...

    hadi bu labda yapılmış bir virüs olsun
    -kasıtlı olarak salındığını söylemek nasıl bir art niyet? nüfusu biraz indirdikten sonda “panzehir”i satacaklarmış, bak bak bak. virüsün panzehirini açıklasan ya büyük resmi görmeden önce?

    -madem laboratuvarlar bu kadar mucizevi yerler, sen neden üç beş tane kurup kötü adamların saldırılarına karşı hazırlık yapmıyorsun? ”panzehiri” bir günde bulsak, kimselere de satmasak, sadece türkiye vatandaşları kullansa, herkes ölse dünya bize kalda mesela? aynısı haarp için de geçerli, varsa böyle bir teknoloji biz de geliştirelim, herkes güvenli yerdeyken kontrollü deprem yapalım. nasıl?

    hayır bu yaygaracı düşünce sisteminde basının da hatası var. elalemin gazeteleri açıklayıcı metinler yazar, sayfa sayfa. bizimkiler en dikkat çekici cümleyi yalan yanlış tercüme eder, ana sayfaya “şok şok şok” diye koyar, içerikte de geri kalan metinden en panik yaratan iki cümle vardır. böylelikle her olayla dünya’nın sonu gelir.

    bir neden de bilim üreten kuruluşlarımızın azlığı. elalem üretiyor, yapıyor, çalışıyor. bizde böyle bir kültür yok ve büyü gibi geliyor. neredeyse dünya’ya hayat getiren uzaylılar yapacaksınız diğer insanları, halbuki aynı türsünüz.

    bir de 2020’yi lanetli yıl ilan ettiniz bir ayda bu yüzden. kafa bu oldukça her gün lanetli. herkes birleşmiş, siz rahat yaşamayın, ölün diye uğraşıyor, evren bu sene soruları tübitak’a hazırlatmış.
  • anfekte olma durumu katlana katlana gerçekleşiyor. o yüzden bir şey olmaz dememek gerek. şuan 10000 kişi enfekte diye düşünülüyor. bu hızla yayılırsa. 15 şubatta en iyi ihtimalle 2 milyon kişi enfekte olabilir. çoğunluğu yaşlı 50.000 insanda hayatını kaybeder.
  • son 2 günde ölü ve hasta sayısı çok hızlı bir şekilde yükseldi, bu da kuluçka döneminin uzunluğunun etkileri gibi gözüküyor. önümüzdeki iki hafta bu sayılarda çok hızlı yükselmeler görmemiz şaşırtıcı olmaz.
  • şantiyede de gündem doğal olarak wuhan virüsü.
    genç bir inşaat mühendisi çocuk diyor ki, "abi 2 yıl sonra ilk kez sevgilim oldu, kimse bana sarılma öpüşme demesin."
    jdjsksjdjsa halkımızın bilinci hastalık konusundaki en büyük endişem.
  • daha önce de yazmıştım, tekrarlayayım.

    domuz gribi ilk çıktığında en az bu kadar yaygara çıkmıştı. ülkeler uçuşları durdurdu. dünya sağlık örgütü acil durum ilan etti. tek farkı, karantina uygulanmadı. çünkü virüs çoktan yayılmıştı. sonuçta dünya genelinde 575bin kişi domuz gribinden öldü. çin’in uyguladığı karantina bütün çin ölmesin diye değil, 100bin öleceğine 50bin ölsün diyedir. son derece de doğrudur.

    sosyal medya bu halde olmasa bu kadar kıyamet senaryosu olmayacaktı. tedbirinizi alın tabi ki ama muhtemelen domuz gribi türkiye’yi ne kadar etkilediyse bu da o kadar etkileyecektir.

    yok efendim eve soba kurun, çadıra ışık alın diye saçma işlere girişmeyin.

    hava yoluyla yayılan bir virüsü ülkeden tamamen uzak tutmamız imkansız. thy daha sorumlu davranıp çin uçuşlarını durdursaydı biraz daha güvende olabilirdik. ekonomik krizle birlikte tayland seviyesinde ucuz bir ülke haline geldiğimiz için gelir düzeyi en düşük turistler türkiye’yi tercih ediyor. çinin köyünde köpek yiyen adamlardan nevşehir’de milyon tane var. bi o kadar da istanbul’da vardır. bu adamlar son 2 haftada türkiye’ye oluk oluk aktılar, ve bizim ülkemize de tertemiz geldiler öyle mi ? dünyanın hemen her gelişmiş ülkesinde virüs “tespit edildi”. bak tespit edildi diyorum. çünkü virüsün olması başka, tespit etmek başka. suriye’de, ırak’ta, venezuela’da, kamboçya’da, afganistan’da gerçekten çok sıkı şekilde takip edildiğini ve virüs varsa tespit edilebileceğini mi düşünüyorsunuz ?
  • benim projeksiyonuma göre çinli bilim adamlarının tedavisini nisan sonuna kadar bulana kadar çin, toplam nüfusunun %10 unu kaybedecek. 2020 sonunda dünya ekonomik büyüklüğünde 2. sıradaki yerini 8. liğe terkederek g7 den atılacak. önümüzdeki 30 yılda daha 2. lik göremeyecek. o arada zaten 21. yy da amerikan yüzyılı çoktan olmuş olacak.
    %67 erkekleri etkilemesiyle ve büyük seyehatin 1,5-2 ay öncesinden hayvan pazarına bırakılması bu virüsün aslında çin ordusu hedefli bir biylojik silah olduğu gerçeğini kesin olarak gün yüzüne çıkartıyor.
  • çomar çomar düşüncelere gark olmak istemiyorum ama ekonomik açıdan bakıldığında gerçekten iyi niyetli olarak " o pis şeyleri yemeselerdi ağbii " noktasına indirgeyemiyorum hala bu virüs olayını. çünkü çin ekonomik güç* anlamında (bkz: hindistan) ile birlikte 2030-2035 yılları içerisinde (bkz: amerika)yı geçeceği öngörülüyor.

    evet bunlar çok filmvari politikalar veyahut hayali düşman yaratma çabaları gibi gelse de şu 2 haftalık sürede çin ekonomisine verdiği zarar bahsedilen boyutlardaysa eğer 1.5trilyon dolar gibi ki durumun ciddiyetini anlamanız için ülkemizle karşılaştırmak isterseniz (bkz: türkiye) nin 2020-2021 yılı ithalat-ihracat hacmi beklentisi yaklaşık 500milyar dolar yani 1/3 ü.

    olayın iç yüzü hiç masum gibi durmuyor şimdilik.