• daha önce makale ve bilimsel çalışmalara dayanan entry girmiştim, onun devamı olarak son güncel veriler eşliğinde virüs hakkındaki gelişmeleri derleyelim;

    covid19 herkesin bildiği üzere, küresel çapta bir momentum yakalayarak gezegen genelinde büyük bir kasırgaya neden oldu. peki söz konusu virüsü diğer yakın akrabaları olan coronavirüslerden ayırt eden ve bu çapta bir etkileşim çekirdeği oluşturmasına neden olan faktörler nelerdir?

    wuhan'da yürütülen araştırma ve the lancet'te yayımlanan makaleye göre;

    - ilk olarak patojenin virülansı sanılandan çok daha yüksek ve bulaştırıcılık süresi oldukça uzun. hızlı şekilde büyük kümeli enfekte sayısına ulaşabilme kabiliyeti nedeniyle, şu anda italya ve ispanya'da yaşandığı gibi sağlık sistemini kilitleyebilir. yatış oranının %20'lerde* seyretmesi hastanelerin dolmasına ve kurtarılabilecek hastaların dahi kaybedilmesiyle sonuçlanıyor.

    - ventilasyona gereksinim duyan hastaların cihaz işgal süreleri oldukça uzun ve mortalite bu kişilerde oldukça fazla.

    - hastaneler enfekte sayısına cevap verebilmek için, ameliyathane ve diğer çeşitli kliniklerin yoğun bakım ünitelerine dönüştürülmek zorunda kalınacak.

    - klinik çalışma yürütülen ve hospitalize edilmiş 191 hastadan 54 tanesi kaybedilmiş. mortalite bu noktada %30'a kadar yükseliyor.

    - kronik rahatsızlıklarda en yüksek ölüm oranı hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalarında.

    - iyileşen hastalarda bulaştırıcılık devam ediyor ve 37 güne kadar uzayabiliyor.* çin'deki vakalar taburcu edildikten sonra bu nedenle karantinada tutuluyor.

    - en sık başvuru şikayetleri ateş, öksürük, balgam ve halsizlik olarak sıralanmış.

    lancet makalesinden sonra bir de son dönemdeki gelişmelere göz atmakta fayda var;

    - diğer viral rahatsızlıklarda olduğu gibi covid19, bos* aracılığıyla merkezi sinir sistemi ve beyne sızarak enfeksiyona neden olabiliyor. burada kalıcı hasar yapabileceği uyarısı doktorlar tarafından yapıldı.
    (20 yaşındaki japon hastada benzer durum gözlemlenmiş.)

    - toplu taşıma araçları gibi klimatik ortamlarda 4.5 metreye kadar bulaş yapabiliyor ve havada yarım saat kadar aktif kalabiliyor,

    - çinli hekimler taburcu olan erkek hastaların sperm sayımı/analizi yapmasını sık sık tavsiye ediyor ve kalıcı testis hasarı/kısırlık konusunda uyarıda bulunuyorlar,

    - yapılan son araştırmaya göre iyileşen hastaların akciğerlerinde kristalize benzeri oluşumlar gözlemlenmiş ve kalıcı hasar bırakabileceği konusunda uyarıda bulunulmuş, (wuhan'daki bir hasta üzerinden yapılan analizde de benzer uyarı mevcut)

    - virüs yaz aylarında kısmen etkisini yitirse de, paraguay* gibi 37-41 derece sıcaklık ve ortalama nemin %30 olduğu bölgelerde dahi yayılıyor,

    - taburcu olduktan sonra hayatını kaybeden hastalar mevcut,

    - çinli bir hekimin yaptığı otopsiye göre; akcigerleri mukus benzeri bir salgiyla doldurup boguyor, ventilasyon cihazinin ise yaramasi icin once akcigerin icindeki yapiskan salgiyi sokup atmamiz gerek diye yorumda bulunmuş,

    - bilim çevrelerinde tartışmalı bir konu olsa da, virüsün daha sakin yapıda olan bir ata kolu s olarak adlandırılmış ve l olarak adlandırılan diğer kol daha agresif enfekte ve mortalite oranlarına sahipmiş,

    - izlanda'da bir hastayı yukarıda belirtilen s ve l türünün aynı anda enfekte ettiği ortaya çıkartılmış,

    - bazı hafif semptomlu genç hastaların aniden kötüleştiği gözlemlenmiş (şiddetli akut sendromları) ve uzmanlar bu konuda nejm makalesi aracılığıyla uyarıda bulunuyor;

    - yukarıdaki makaleyi destekleyici bir haber olarak, geçtiğimiz gunlerde hayatını kaybeden 17 yasindaki guney koreli cocugun raporu ve rontgen goruntuleri yayimlanmis. virüs 5 gun icerisinde gencin cigerlerini adeta isgal edip, olumune neden olmus; (kronik rahatsızlığı yok) (ingiltere'de de 21 yaşında ve kronik rahatsızlığı olmayan genç bir kız hayatını kaybetti)

    - abd'deki hastanelerde enfektelerin %38'i 20-54 yaş aralığında;

    - çin ulusal sağlık komisyonu dışkı ve idrar kanalıyla aerosol üzerinden yüksek bulaşıcılık yapabildiğini tespit etmiş; (bu nedenle kanalizasyon ve tuvaletlerin dezenfekte edilmesi büyük önem taşıyor)

    - diamond princess gemisinde yürütülen çalışmaya göre covid'in tam 17 gün boyunca rna izlerinin yüzeyde tutunduğu ortaya çıkartıldı,

    - lopinavir ve ritonavir gibi hıv tedavisinde kullanilan antivirallerin ncov19'a etki etmedigini saptayan bir calisma;

    - virüs sadece organlara değil kana da saldırıda bulunuyor,

    bunlar gibi yüzlerce makale ve haber doğru kaynaklar tarandığında mevcut. sözün özü asla hafife alınacak, yakalanırsak da genciz kurtuluruz diye bir durum yok. herkesin azami ölçekte dikkat edip, evden çıkmaması virüsün yayılma hızını kesebilecek yegane önlem. virüsün nisan ayında yeni bir pik yapabileceği düşünülüyor ve ivme arttırabileceği görüşü var. anlaşılan uzun soluklu ve yıpratıcı bir savaş olacak, belki de ileri evrelerde grip gibi beraber yaşamaya alışacağımız bir hastalığa evrilecek.

    bu arada rafine bir makale deposuna sahip ve bilimsel/haber ağırlıklı konuların konuşulduğu, hekim arkadaşların dahil olduğu bir discord grubumuz mevcut. benzer düşüncelere sahip arkadaşlar grubumuza katılabilir;

    https://discord.gg/ceky92v

    sağlıcakla kalın.
  • yüzlerce yıllık tarihimizde, gele gele bu krizi en yönetemeyecek iktidarın zamanında gelen virüs. şansımıza sıçayım.
  • insanı, "bu gidiş nereye?" diye derin düşüncelere yönlendirmektedir.
  • silah yerine yoğun bakım ünitelerine, ücrtesiz kamu sağlık hizmetlerine yatırım yaparsanız, bu kadar panik olmazsınız, temel problem devlet yönetimlerinde ya değişecekler veyahut doğal seçilim hepsini silip süpürecek.

    diyanet işlerine 2 milyar bütçe ayıracağına o parayı sağlık altyapısınıa ayırsan, bunlar olmazdı, ama ne desek dinlemeyecekler.
  • soguk ve ruzgarli havada yuruyus ile kapilmayacak virustur.
  • bunu da buraya bırakayım ki ilerde okuyup çok şükür bunlar da geçti diyebileyim..

    çok sevdiğim bir büyüğüm artık yaşlandı diye durumu pek iyi değil, birinin öleceğini beklerken herkes, yakınları evine gidiyor geliyor malum. şu an çok sevdiğim, en sevdiğim insanlar o evde diye sürekli aklım orda. pek çoğu yaşını başını almış kronik rahatsızlığı olan insanlar çünkü. ölse şehir dışındayım cenazesine gidip kendimi ve oradakileri riske atamam. şimdi gidip son bi göremem.

    sevdiğim insanlara korkmadan dokunmak, işe giderken korkmamak, yolda yürürken korkmamak, toplanıp bi yerlerde yemek içmek, tedirgin olmadan hep birlikte gülmek, ölüm hiç yok gibi yaşamak ne güzelmiş.

    pazara gitmeyi bile çok özledim. her şey meğer ne kadar kıymetliymiş.

    azıcık uyu. onda da kabuslar gör. sonra uykusuz kaldım, stres oldum, yetersiz beslendim, bağışıklığım kötü etkilendi diye üzül.
    sonra kısır döngü.

    köşeye sıkışmış o köşede yaşama tutunmaya çalış. her şey ne kadar zormuş.
  • araştırdığım kadarıyla, hızlı covid-19 testlerinde, igg ve igm seviyeleri ölçülerek teşhis konuluyor. şu twitte de, "360bin nüfuslu izlanda’da herkese covıd-19 testi yapılmış ve test + çıkanların %50’sinde hiçbir semptom yokmuş" demiş bir doktor. sonuç olarak, insanın igg'si ve igm'si başka bir nedenle yükselmişse yine de ona covid-19 tanısı mı yapılıyor?

    edit: bir mesaj geldi: "pozitif çıkarsa hızlı test, pcr ve tomografi yapıyorlar. basamak olarak kullanılıyor hızlı testler."
  • bazı minik pasifik ve atlantik adaları haricinde vaka açıklanmayan ülke sayısının an itibariyle 10 olduğu virüs.

    vaka açıklamayan ülkeler

    asya -4-
    kuzey kore
    tacikistan
    türkmenistan
    yemen

    afrika -6-
    sierra leone
    güney sudan
    burundi
    malavi
    botsvana
    lesotho
    +1 batı sahra

    kaynak 1
    kaynak 2

    (bkz: #104048176)
    (bkz: #104116837)
  • boğaziçi imar müdürlüğü'ne bulaştığı, karantina durumuna geçildiği söyleniyor.
    ne derece doğrudur bilemem. en son ayın 19'unda oradaydım.

    bana da bulaşmış olabilir. bulaştı ise 19 undan beri meslek gereği en az 10 tane eve 4-5 tane belediyeye girip çıktım. kısacası nereden baksan 100 kişiye bulaştırmışımdır.

    ilan etmeyin ohal. herkese yayılsın. aferin.
  • sanırım herkesin boğazı ağrıyor, corona virus varsa da yoksa da ağrıyor anladığım budur. benim de 3-4 gündür boğazımda yanma var ama ateş, ishal, mide bulantısı, baş ağrısı, kuru öksürük, geniz akıntısı gibi şikayetlerim yok. ntv'de konuşan psikolog hanım efendi, bu kadar çok corona virus haberine maruz kaldığımız için bilinçaltımızın dışa vurumu olarak boğazlarımızın ağrıyabileceğinden bahsetti bana çok mantıklı geldi.

    ikinci konu ise hükümet sadece resmi olarak sokağa çıkma yasağı ilan etmemiş durumda. bunun sebebi de zaten oldukça etkilenecek ekonominin bu virüsten tamamen etkilenmemesini sağlamak. tüm kafeler, eğlence yerleri, avm'ler, parklarda yapılacak mangal piknik gibi aktiviteler yasaklandı, restoranlarda birikmeyi engellemek için (çalışanlar olduğu için tamamen kapatamayacakları için) paket servise izin verir noktaya geldiler. marketlerin çalışma saatlerine ve içeriye girebilecek insan sayısına sınırlama getirdiler. kısaca olabilecek tüm sosyal yaşamı zaten yasakladılar.

    zaten bunun bir tık ötesi sürekli rica olarak tekrarladıkları mecbur değilse kimse evden çıkmasın sözünü resmi olarak emire çevirmek olur. hastalığın seyri test başına 1/10 oranında sürmeye devam ederse sokağa çıkma yasağı da hiç bir zaman gelmeyecektir.

    ilk şart evde oturmak ve market ihtiyacı dışında dışarıya çıkmamak. (çıktığınızda eldiven ve maske takmak en azından piskolojik olarak rahatlamanızı sağlayabilir.)
    ikinci olarak günlük olarak çıkmak zorundaysanız (iş) ev halkı ile ayrı odalarda oturmak ve izole bir yaşam tercih etmek iyi olabilir. (aynı kişisel eşyaları, aynı mutfak eşyalarını kullanmamak, mümkünse aynı tuvaleti kullanmamak. vb.) ve gün içinde mutlaka aklınıza geldikçe ellerinizi yıkayıp göz,burun ve ağıza elle müdahale etmemek. dışarıda ise sosyal mesafeyi 1,5 m korumak.

    bir de kendisini hasta gibi hissedenlere bir fikir vereyim zihni sinir projesi misal aynı evde eşinizle yaşıyorsunuz aynı şartlarda, yaşıyorsunuz ikiniz de mümkün olduğunca evden çıkmıyor çıksanız da aynı anda çıkıyorsunuz. bu durumda sizin boğazınız ağrıyıp eşinizin hiç bir şekilde boğazı ağrımıyorsa bence rahatlayabilirsiniz durumunuz piskolojik ya da başka bir durum olabilir.