şükela:  tümü | bugün
  • unlu japon romanci tanizaki nin ba$ eseri. turkcede toz kar (ince kar) anlamina gelen sozcuk
  • nazlı kar adıyla can yayınlarından yeni basımı yapılmış olan bir japon klasiği. tanizaki bu eserinde makioka kardeşlerin çevresinde geçen olayları oldukça akıcı bir dille anlatmış. tanizaki'nin her zaman kitaplarında doğu-batı sorununu çok iyi ele aldığını düşünmüşümdür, naomi'yi okuduğumda yeni aklıma girmiş olan bu düşünce bu kitapla kesinleşmiş oldu. yazarın diğer iki kitabını da (anahtar, sazende şunkin) okumayı heyecanla bekliyorum.
  • jun'ichirô tanizaki'nin romanından beyaz perdeye aktarılan 1983 yılı yapımı japon filmi. yönetmenliğini 1915 doğumlu kon ıchikawa'nın yaptığı film, kiraz ağaçlarının çiçek açmasını izlemek için her yıl toplanan dört kız kardeşin hikayesi.
    http://www.imdb.com/…itle/tt0086242/?ref_=nm_knf_t1
  • tanizaki'nin diğer romanlarından çok farklı olan, türkçeye can yayınları tarafından çevrilen kitabı. çevirisi gerçekten çok güzel ama tanizaki okuyacağım diye başladığım bu kitapta aradığımı bulamadım.

    kitap, zamanında tefrika olarak yayımlanmış. bu yüzden uzatıldığı yerler çok fazla. tefrika olduğu için uzatıldı diye işin içinden sıyrılmak da istemiyorum. sonuçta dostoyevski de halit ziya uşaklıgil de bu yöntemle yazmışlar.

    kitaptaki asıl problem akıcı olmaması ya da kötü olması da değil. sanki kitabı tanizaki yazmamış gibi hissettim. diğer kitaplarında insan ilişkilerini çok cesurca anlatması, güçlü kadın karakterler yaratması, cinselliği bir haz olarak ele alması gibi sebeplerle okumuştum yazarın diğer kitaplarını. en son bu kitabı kalmıştı. kötü bir kapanış oldu benim için. kitaptaki karakterler çok yavan, evlenme meselesi üzerinde çok fazla duruyorlar, kadınlar erkeklerin ağzının içine bakıyor, her karakter karşıdaki kişi yanlış anlamasın diye kendinden ödün veriyor, herkes bir kurtarıcı bekliyor, hazza dair hiçbir şey yok... kitap kötü bir kitap değil, ama tanizaki kitabı da değil.

    kitabı bir süre önce, sürekli gittiğim bir barda unuttum. kitabı unuttuğumu bile birkaç gün sonra fark ettim. hatta o barda unuttuğumu bile hatırlamadığım için kitabı gözden çıkarmıştım artık. peşine bile düşmedim. en son geçen gün yine oraya gittiğimde kitabı verdiler. kitabın bir yerinde sel oluyordu, selden kurtulup kurtulmadıklarını merak ettiğim için okudum ve bıraktım. kitabı bırakma konusunda çok çabuk kararlar veren benim, 300. sayfaya kadar gelmem bile bir mucize.