şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: pezevenk)
  • şirketlerde satıştan sorumlu insanlardır.mesela a şirketine "sizden 50 milyarlık mal alcaz" derler,anlaşmanın yapılacağı gün ise "aynı malı 49.5 milyara b şirketinden aldık iyi günler" derler.
  • bu arkadaslar kusura bakmasınlar ama eğer satış sonrası teslimatı kendileri yapmıyorlarsa kısaca amele oluyorlar sektörde..
  • (bkz: tezgahtar)
  • değişik isimlerle çağırılmalarına rağmen*** bence bir alışverişin insanı germekle, zevk almak arasındaki skalasında, nasıl olacağına yön veren en önemli etkenlerdendir bu insanlar. telefon almak için araştırma yaptığım, dükkan dükkan gezdiğim şu zamanlarda başıma gelen iki örnek bu düşüncemi net bir şekilde kafama yerleştirmeme sebep oldu.
    telefon satan mağazalara girdiğimde, ilk söylediğim şey şu oluyor kendi derdimi açıklamak adına:

    "fiyat/performansı iyi olsun,nokia olsun, 1milyar vermek istesem zaten kötü bir telefon alamam heralde."

    ilk örneğimizdeki satış elemanımızdan gelen yanıt ve davranışlar:
    "tabii ki zaten öğrencisiniz galiba, şu gibi modellerimiz var şu fiyat aralığında, nasıl olsun istersiniz, kamera mp3 filan gibi özelliklerle aranız var mı...." şimdi ben bu arkadaşa kendimi ve isteklerimi gayet anlattım, yeterince fikir edindim, ürün gördüm, fiyat aldım. alışverişte tatmin oldum.

    ikinci örneğimize bakalım:
    "ee buyrun şurdan bakalım bakın burda bilekberi* var şurda bu telefonumuz var 24 ayda 59lira taksitle faturaya yansıyor, bakın şu telefon da çok güzel sadece 1.5milyarcık..."
    ısrarla alamayacağım telefonları gösteren satış elemanı tabiki mağazayla beraber benden "eksi" not alıyor.

    keşke diyorum satış elemanlarını bilsek filan her mağazanın da ona göre girip çıksak.
  • bu adamlara demişler ki ne kadar satarsan o kadar para alırsın. ee bu adam da ne yapacak, nasıl para kazanırım, nasıl daha fazla satış yaparımı zorlayacak. tabiki yalan söyleyecek, tabiki size yakışmayan bir şeye yakıştı diyecek. o adama o ürünü sat ben de sana primini vereyim diye şart koyarsan o adam yalan da söyler yalakalık da yapar. köleleştirilmiş insanlardır bu satış elemanları.
  • okurken calismak isterseniz en kolay is bulabileceginiz ama en zor mesleklerden biridir. hayatin gerceklerini,insanlari, is hayatini,ozel sektoru,esnafligi ogrendiginiz yerdir. oncelikle satis elemani sektorlere gore degisiklik gosterir. ev aksesuari, ceyiz ile ilgili bir yerde musteri kitlesi farkli oldugu icin kiyafet sektorundeki gibi bir bu nasil duruyodan farkli tepkiler ile karsilasirsiniz. odasinin rengini bilmeden mobilyasini bilmeden bu sizce olur mu sorusuna cevap bulmaya calisirsiniz o da iste suna yakin mobilya suna yakin rekte duvar. mesele satis elemaninin yalan soylemesi degil musterinin bunu beklemesi o orada hic alakasi olmayan kisinin fikrini alarak hareket etmeye calismaktadir. iyi niyetli biriyse olabildigince yardimci olmaya calisir ama satis yapmak derdi olan buradan kolay is cikarabilir. satis elemaninin bayrami tatili olmaz avmler cunku tatillerde insanlarin eglence mekanlaridir. satis elemani denince isciden farki yoktur. musterilerden sadece insan yerine konmak beklenir merhaba hosgeldiniz denince yuzune gulumsemeyen insanlar yuzunuze bakmayan insanlar bu kisiyi ne kadar kotu hissettirebilir o kisinin umurunda degildir. orada calisanlarinda insan oldugunu idrak etmek gerekmekte. bunun gorevi degil mi yapsin acsin hepsini diyenler vardir kendi egolarini tatmin etmek icin yaparlar aslinda bunu. ama o kisinin gun boyu ne kadar calistigini dusunmez. tek basinaysa birde yardimda etmeyenler vardir. sonra ayni seyi yapmak icin gelen baska musteriler magaza neden daginik demekte hic rahatsizlik duymazlar. evet bir musteri gozuyle baktigimda satis elemani baska bir sey ama isin icine girince her sey bambaska. herkes kendi meslegi disinda bir iste calismali ozellikle insanla iliskili yerlerde cunku hayat universitesi denen sey buralarda basliyor...
  • şu dünyaya faydadan çok zarar olan kişilerdir. üretici değil tüketici hatta tükettiricidirler.